Will türkçesi Will nedir
- İstekte bulunmak.
- Arzu.
- Vasiyet etmek.
- İstem.
- Sosyoloji alanında kullanılır.
- Vasiyet.
- -acak.
- İstemek.
- Dilemek.
- Buyurmak.
- İstenç.
- Arzulamak.
- -ecek.
- -ar.
- Niyet etmek.
- -er.
- Niyet.
- İrade.
- İstek.
- İradesini kullanarak bir şeyi gerçekleştirmeye çalışmak.
- İnsanın herhangi bir eylemi gerçekleştirme yolunda, iç ve dış koşullarıyla belirlenen bilinçli kararlılığı.
- Emretmek.
- Amaçlamak.
- Vasiyetle bırakmak.
- Azmetmek.
Will ile ilgili cümleler
English: "Give me something to write with." "Will this do?" "Yes, it will do."
Turkish: “Yazmak için bana bir şey ver.” “Bu olur mu?” “Evet, olur.”
English: "How long will it take?" "About two weeks."
Turkish: "Daha ne kadar sürer? Yaklaşık iki hafta."
English: "Either you'll tell the truth or..." "Or what? What will happen?"
Turkish: "Ya gerçeği söylersin ya da..." "Ya da ne? Ne olacak?"
English: "Do you know when they will arrive?" "At eleven-thirty this evening."
Turkish: "Onların ne zaman geleceklerini biliyor musun?" "Bu akşam on bir buçukta."
English: "Hey guys, who will be kind enough to take me to the airport?" "I will!"
Turkish: "Hey arkadaşlar, kim beni havaalanına götürme nezaketinde bulunacak?" "Ben."
Will ingilizcede ne demek, Will nerede nasıl kullanılır?
Will be open to the public : Halka açık olacak. İnsanlara açık olarak. Umuma açık olacak.
Will be punished : O ceza alacak. Cezalandırılacak. Kendisine ceza verilecek.
Will create works : Bağımsız olarak ya da bir sözleşme uyarınca hazırlığı yapılmış ve yazılmasını bekleyen yapıtlar. Yaratılacak yapıtlar.
Will decrease : Düşecek. Daha az olacak. Azalacak. Daha düşük olacak. Küçülecek.
Will do : Yeterli olacak (örneğin this room will do. {bu oda yeter.}). Yeter. Yeterince iyi. Yeterli olur. Yetecek.
Will never forget : Asla unutmayacak. Hep hatırında olacak. Daima hatırlayacak.
Will increase : Gelişecek. Büyüyecek. Daha büyük olacak.
Will never be heard again : Sonsuza dek sessizliğe büründü. Bir daha asla sesi duyulmayacak. Sonsuza kadar sessiz kalacak.
Will of iron : İnatçı istek. Demir irade. Değiştirilemez irade. Dış kaynaklar tarafından etkilenmeyen irade gücü.
Will of god : Tanrının takdiri. Tanrı'nın isteği. Tanrı'nın takdiri. Allahın takdiri. Takdiri ilahi.
İngilizce Will Türkçe anlamı, Will eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Will ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Immediately : Şıp diye. Direkt olarak. Şipşak. Derhal. -ermez. Bir an önce. Hemen. Acilen. Dakikasında.
Idea : Mülahaza. Akıl. Çeşitli ansal işlemler yoluyla yaratılmış ve belli bir içeriği olan kavramsal oluşum. Eğitim, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Tasarım. Tasarı. Bir öykülü filme çıkış noktası olan konu, başlıca düşün. Kanı. Görüş.
Willpower : Yönlendirme. İrade gücü.
Hankers : İstek duymak. Özlemini çekmek. Hasret duymak. Özlem. Özlem duymak. Çok özlemek. Özlemek. Can atmak.
Be after : Peşinde olmak.
Aim : Hedef almak. Hedef alma. Nişan almak. Gaye. Bir edim, işlem ya da sürecin yöneldiği ve gerçekleştirmek istediği sonuç. Nişan alma. Erek. Amaç.
Ordaining : Takdir etmek. Atamak (papaz). Atamak. Papaz. Nasip etmek. Törenle papaz unvanını vermek. Mukadder kılmak. Takdir etmek (tanrı). Yapmak.
Beseeches : Yalvarmak. Rica etmek.
Decreed : Kararlı. Kararı verilmiş. Hüküm vermek. Karara bağlamak.
Ideas : Fikir. Efkar. Kanı. Görüş. Amaç. Plan. Düşünce. Fikirler.
Will synonyms : adjures, adjure, proposed, weened, have, aspires, crave, determine, ask for, appetites, hanker after, behest, directs, devised, proposes, purposed, volition, contemplation, adjuring, entreat, module, cravings, appeal, spine, dictates, proposing, adjured, contemplates, have in mind, ask for trouble, disposition, appetite, pulse.
Will zıt anlamlı kelimeler, Will kelime anlamı
Irresoluteness : Tereddütlü olma. İrade yitimi. İradesizlik. Kararsızlık.
Disinherit : Evlatlıktan reddetmek. Mirasından mahrum etmek. Mirastan yoksun bırakmak. Mirasından mahrum bırakmak. Mirastan mahrum etmek. Mirastan yoksun kılmak. Mirastan mahrum bırakmak. Reddetmek.
Will ingilizce tanımı, definition of Will
Will kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The faculty or endowment of the soul by which it is capable of choosing. To form a distinct volition of. To choose. To desire. To decree. To wish. To determine by an act of choice. To decide. To be pleased. The power of choosing. To wish. To desire. To exercise an act of volition. To be willing. To determine. The power or faculty of preferring or selecting one of two or more objects. To be inclined or disposed. To decree. To ordain. The faculty or power of the mind by which we decide to do or not to do. To incline to have.

Bu kısımda Will kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Will ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Will anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Will ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.