Immediately türkçesi Immediately nedir

Immediately ile ilgili cümleler

English: Ali immediately answered Mary's question.
Turkish: Ali hemen Mary'nin sorusunu yanıtladı.

English: Ali did something he immediately regretted doing.
Turkish: Ali yapmaktan hemen pişman olduğu bir şey yaptı.

English: Ali and Mary immediately became friends.
Turkish: Ali ve Mary hemen arkadaş oldular.

English: Additional details weren't immediately available.
Turkish: Fazladan detaylar hemen mevcut değil.

English: A problem immediately arose.
Turkish: Aniden bir sorun ortaya çıktı.

Immediately ingilizcede ne demek, Immediately nerede nasıl kullanılır?

Immediate access : Ani erişme. Anında erişim. Çabuk erişim. Anlık erişim.

Immediate action : Anlık eylem. Acil eylem. Anında eylem. Doğrudan eylem.

Immediate address : Mutlak adres. Çabuk adres. Hazır adres. Dolaysız adres. Anlık adres.

Immediate addressing : Çabuk adresleme. Yerinde adresleme. Anında adresleme.

Immediate cause : Sonuçla doğrudan ilişkisi olan sebep. Bir şeye doğrudan yol açan neden.

Immediate information : Anında bilgi. Hemen bilgi. Anlık bilgi. Gecikmeden alınan bilgi. Acil bilgi.

Immediate effect : Doğrudan etki. Ani etki. Hemen etki. Anında etki. Anlık etki.

 

Immediate family : Birinci dereceden yakınlar. Ebeveynler ve çocuklar. En yakın akraba. Birinci dereceden akrabalar. Birinci dereceden akraba. Birinci derece akraba. En yakın aile bireyleri. Birinci dereceden akrabalık.

Immediate constituent : Birincil kurucu. Dolaysız kurucu.

Immediate data : Mutlak veri. Dolaysız veri. Anlık veri.

İngilizce Immediately Türkçe anlamı, Immediately eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Immediately ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forthright : İçten. Tereddütsüz. Açık sözlü. Dobra dobra. Samimi. Bir kerede. Candan. Açık. Açıksözlü.

Without delay : Aksatmadan. Süresiz. Gecikmesiz. Beklemeksizin. Gecikmeksizin. Gecikme olmadan. Gecikmeden. Tehirsiz.

Immediate : Anlık. Şu an ki. Araçsız. Doğrudan. Acil. Çabuk. Derhal olan. Mübrem.

Quick as a flash : Bir çırpıda. Çabucak.

Snapshots : Sadece o anı yakalama amacıyla çekilen fotoğraf. Şipşak fotoğrafını çekme. Estantene fotoğraf. Şipşak resim. Şipşak fotoğraf. Enstantane resim. Bellek kopyası. Nişan almadan edilen ateş. Ani ateş.

At no time : Çabucak. Hiçbir zaman. Çok çabuk.

Straight away : Beklemeksizin. Tereddüd etmeden. Zaman yitirmeden. Duraksamadan. Hemencecik.

At a glance : Bir bakışta.

Hastily : Telaşla. Apar topar. Acele. Aceleyle. Hızlı şekilde. Acele ile. Alelacele. Süratle.

Immediately synonyms : snap shot, snapshot, forthwith, instantly, importunately, on the nail, in a twinkling, quickie, quickest, bang off, on short notice, urgently, at a word, straightaway, in a flash, by leaps and bounds, anon, in the teeth of, right, easily, lineal, first thing, in haste, as soon as possible, unexpectedly, fair and square, forthrightly, in no time, promptly, will, erelong, in a jiffy, like a shot.

 

Immediately ingilizce tanımı, definition of Immediately

Immediately kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Proximately. Without intervention of any other person or thing. As, immediately contiguous. In an immediate manner. Directly. Opposed to mediately.