Snap shot türkçesi Snap shot nedir

Snap shot ingilizcede ne demek, Snap shot nerede nasıl kullanılır?

Snap : Şıklatmak. Kopmak. Koparmak. İçindekilerle satın almak. Havada kapmak. Isırmaya çalışmak. Isırmak. Kırılmak. Parlamak (öfke ile). Patlamak.

Shot : Deneme. İğne. Çakırkeyif. Yanardöner. Demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, içi dolu, yüzeyi düz, yuvar biçiminde atma aracı. ağırlığı, erkeklerde 7. 257 kg., bayanlarda 4 kg. dır. Resim. Nişancı. Kafası dumanlı. Menzil. Eski.

Snap at : Bağırmak. -ı ağzıyla yakalamak. Kırıcı konuşmak. -ı ısırmak. -a kaba bir şekilde konuşmak. Terslemek. Isırmaya çalışmak (köpek). -a haykırmak. Ağzıyla kapmaya çalışmak. -ı paylamak.

Snap at somebody : Kırıcı konuşmak. Kaba davranmak.

Snap at the chance : Fırsatın üstüne atlamak. Fırsata atlamak.

Snap back : Çabuk bir iyileşme gerçekleştirmek. Çabucak toparlanmak. (futbol) topu bacaklar arasından geriye doğru geçirmek (genellikle oyun kurucuya).

İngilizce Snap shot Türkçe anlamı, Snap shot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snap shot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Snapshots : Şipşak resim. Sadece o anı yakalama amacıyla çekilen fotoğraf. Nişan almadan edilen ateş. Bellek kopyası. Estantene fotoğraf. Ani ateş. Enstantane fotoğraf. Şipşak fotoğrafını çekme. Şipşak fotoğraf.

 

By leaps and bounds : Hızla. Şaşırtıcı bir süratle. Göz açıp kapatıncaya kadar. Çok çabuk. Çarçabuk. Büyük bir hızla. Çabucak. Bir solukta.

Snapshot : Nişan almadan edilen ateş. Bellek kopyası. Sadece o anı yakalama amacıyla çekilen fotoğraf. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şipşak resim. Işıklama süresi saniyenin 1/25'i ya da daha kısa olan, hızlı bir devinimi, oluşumu sırasında saptayan fotoğraf çekme yöntemi. hazırlıksız olarak gerçekleştirilen çevirim. Enstantane. Enstantane resim. Estantene fotoğraf. Enstantane fotoğraf.

In a flash : Hızla. Çabucak. Hemencecik. Kaşla göz arasında. Süratle. Birdenbire. Çarçabuk. Bir anda. Bir koşu. Aniden.

Quickies : Kısa bir sevişme. Çabucak yapılan şey. Kısa metrajlı film. Bir dikişte içilen içki. Kısa süren seks. Çabuk yapılan şey. Çırpıştırma film. Kısa bir seks. Hafifmeşrep kadın.

As quick as a wink : Göz açıp kapatana kadar. Bir çırpıda. Göz açıp kapayıncaya kadar. Çabucak. Göz açıp kapayıncaya dek.

Immediately : -ermez. Acilen. Acil olarak. -er. Direkt olarak. Bir an önce. Dakikasında. Derhal. Şıp diye.

Quickest : Madenli. Hassas. Hayat dolu. En hızlı. Hızla. Süratli. Hızlı. Yaşayan. Sıcak (ocak).

Instantaneous : Anlık. Hemen meydana gelen. Hemen. Bir anda olan. Küçük ya da sonsuz küçük bir sürede olan. Ani. Ansızın. Birden. Işıklama süresi saniyenin 1/25'i ya da daha kısa olan, hızlı bir devinimi, oluşumu sırasında saptayan fotoğraf çekme yöntemi. hazırlıksız olarak gerçekleştirilen çevirim.

At short notice : Hızla. Kısa süreyle. Acilen. Derhal. Önceden haber verilmeden. Hızlı bir şekilde. Çok kısa sürede. Kısa zamanda. Göz açıp kapayıncaya kadar.

Snap shot synonyms : quick as a flash, quickie.