Quickies türkçesi Quickies nedir
- Kısa metrajlı film.
- Kısa bir sevişme.
- Şipşak.
- Kısa bir seks.
- Çırpıştırma film.
- Bir dikişte içilen içki.
- Hafifmeşrep kadın.
- Kısa süren seks.
- Çabuk yapılan şey.
- Çabucak yapılan şey.
Quickies ingilizcede ne demek, Quickies nerede nasıl kullanılır?
Quota quickie : İngiltere'de 1927-39 arasında yürürlükte olan film saptanca yasasının gereklerini yerine getirmek amacıyla, çok kısa sürede, ucuza çevrilmiş, düşük nitelikteki film; daha sonra genellikle bu nitelikteki bütün filmleri anlatır olmuştur. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çırpıştırma film.
Quickie : Çarçabuk yapılan şey. Çabucak yapılan şey. Çabuk yapılan şey. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kısa bir seks. Şipşak. Kısa süren seks. Çırpıştırma film. Hafifmeşrep kadın. İngiltere'de 1927-39 arasında yürürlükte olan film saptanca yasasının gereklerini yerine getirmek amacıyla, çok kısa sürede, ucuza çevrilmiş, düşük nitelikteki film; daha sonra genellikle bu nitelikteki bütün filmleri anlatır olmuştur.
Quick acting : Çabuk etki eden.
Quick action : Hızlı. Çabuk.
Quick as a flash : Bir çırpıda. Şipşak. Çabucak.
Quick at repartee : Hazırcevap.
Quick assets : Likit kıymet. Paraya çevrilir varlık. Bir tecim kuruluşunun, hemen yararlanabileceği paralarıyla kısa süreler içinde paraya çevrilebilen alacak belgitleri gibi değerlerinin toplamı.
Quick drying : Çabuk kuruyan.
Quick change room : Sahne üzerindeki oyuncuların çabuk giysi ve makyaj değiştirmelerine yarayan küçük oda. Oyuncuların zaman yitirmeden giysi değiştirebilmeleri için sahne üzerindeki küçük oda. Çabuk değişme odacığı.
Quick ash : Uçan kül.
İngilizce Quickies Türkçe anlamı, Quickies eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Quickies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Strumpet : Sürtük. Orospu. Kaşar. Fahişe.
Trollops : Paçoz. Pasaklı kadın. Sürtük. Fahişe.
As quick as a wink : Çabucak. Göz açıp kapayıncaya dek. Bir çırpıda. Göz açıp kapatana kadar. Göz açıp kapayıncaya kadar.
In a flash : Süratle. Çabucak. Bir koşu. Hemencecik. Kaşla göz arasında. Bir anda. Birdenbire. Aniden. Çarçabuk.
Quickest : Sıcak (ocak). Hazır. Atik. Kıvrak. Canlı. Seri. Hassas. Alevli (ateş). Tez.
Repair : Çekilmek. Yamamak. Düzeltmek. Kalafatlamak. Onarım. Gitmek. Bakım. Telafi etmek. Tamir. Zararını ödemek.
Trollop : Fahişe. Paçoz. Pasaklı kadın. Sürtük.
Fixing : Sabitleme. Tamir. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Saptama. Tespit. Tamir etme. Dikme. Tutturma. Düzeltme. Kurma.
Hussies : Edepsiz kız. Aşifte. Civelek kız. Fındıkçı. Aşüfte. Şırfıntı. Şirret. Ahlaksız kadın. Şıllık.
Immediately : Direkt olarak. Acil olarak. Derhal. Acilen. Doğrudan doğruya. -er. -ermez. Dakikasında. Hemen.
Quickies synonyms : brisken, quicky, mend, snapshots, deepen, brisk up, short, speed up, speed, strumpets, reparation, floozie, band aid, mending, quick as a flash, short film, accelerate, hussy, featurette, quick fix, quickie, snapshot, intensify, fixture, brisk, at short notice, fornicatress, quota quickie, instantaneous, by leaps and bounds, fix, slut, snap shot.
Quickies zıt anlamlı kelimeler, Quickies kelime anlamı
Decelerate : Yavaşlamak. Hız azaltmak. Hızı azalmak. Yavaşlatmak. Hız kesmek.
Unskillfulness : Tecrübesizlik. Acemilik. Becerisizlik. Beceriksizlik. Hünersizlik. Maharetsizlik. Niteliksizlik.

Bu kısımda Quickies kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Quickies ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Quickies anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Quickies ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.