Hastily türkçesi Hastily nedir

  • Alelacele.
  • Acele ile.
  • Hızlı şekilde.
  • Süratle.
  • Acele.
  • Telaşla.
  • Apar topar.
  • Aceleyle.
  • Acilen.

Hastily ile ilgili cümleler

English: He hastily packed his bags.
Turkish: O, aceleyle valizini hazırladı.

English: If Maria spoke less hastily, people would be able to understand her better.
Turkish: Maria daha yavaş konuşursa, insanlar onu daha iyi anlayabilir.

English: Ali hastily packed his suitcase.
Turkish: Ali aceleyle valizini hazırladı.

English: Before understanding the situation clearly, he hastily gave his opinion.
Turkish: Meseleyi daha tam anlamadan, alelacele fikrini söyledi.

Hastily ingilizcede ne demek, Hastily nerede nasıl kullanılır?

Hastily put up : Derme çatma.

Overhastily : Aşırı aceleci bir şekilde. Alelacele. Aşırı hızlı bir şekilde.

Hastilude : Mızrak oyunu. Şövalyelerin dövüş becerilerinin uygulandığı ortaçağ turnuvası. Turnuva.

Hastier : Çabuk sinirlenen. Telaşçı. Aceleci. Çabuk. Süratli. Acele. İvedi. Tez. Düşüncesizce yapılmış. Daha süratli.

Hastiest : Çabuk sinirlenen. En süratli. Düşüncesizce yapılmış. Telaşçı. Çabuk. Acele. İvedi. Tez. Aceleci. Hızlı.

Chastisers : Cezalandırıcı. Disiplini sağlayan kimse. Eleştirici.

Hastiness : İvecenlik. Aşırı çaba. Telaş. Acelecilik. Gayret.

Hastings metropolis algorithm : Hastings - metropolis algoritması.

 

Hasting : Have fiilinin eski hali.

Chastise : Cezalandırmak (dayakla). Pataklamak. Yerden yere vurmak. Dövmek. Eleştirmek. Acımasızca suçlamak. Sopa çekmek. Sopa atmak. Ağır biçimde suçlamak. Dayak atmak.

İngilizce Hastily Türkçe anlamı, Hastily eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hastily ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Impetuously : Tutkulu bir şekilde. Aceleci bir şekilde. Coşkulu bir şekilde. Sertçe. Coşkun bir şekilde. Çabucak. Düşünmeden. Düşüncesiz bir şekilde. Heyecanlı bir şekilde.

Expedition : Gönderme. Keşif heyeti. Çabukluk. Sevk. Uzun yolculuk (özel bir amaçla yapılan). Keşif gezisi. Hız. Seyahat.

Expeditiously : Çabucak. Rasyonel bir şekilde. Hızlı bir şekilde. Etkili şekilde.

Headlong : Balıklama. Düşüncesizce. Burnunun dikine. Düşünmeksizin. Paldır küldür. Düşüncesiz. Tepeüstü.

Hotfoot : Hızlı hareket etmek. Acele etmek. Kibrit şakası. Gazlamak. Hakaret. Acele ile gitmek.

Hotfooted : Acele etmek. Acele ile gitmek. Hızlı hareket etmek. Hakaret. Kibrit şakası.

Immediately : Acil olarak. Direkt olarak. -er. Bir an önce. Derhal. Şipşak. -ermez. Dakikasında. Hemen.

Precipitate : Aceleci. Sürat vermek. Telaşlı. Hızlandırmak. Kimyasal bir tepkime sonucunda, çözeltide çözünmediği için katı olarak ayrılan ve tanecik büyüklüğü nedeniyle dipte toplanan özdek. Sonucuna ulaşmak. Düşürmek. Yağmak. Yoğunlaşıp yağmak.

Swiftly : Çabuk. Yükseklik. Seri bir şekilde. Süratli bir şekilde. Fişek gibi. Hızla. Doludizgin. Hızlı bir şekilde.

Helter skelter : Gelişigüzel. Telaş. Paldır küldür. Palas pandıras. Kaçan kaçana. Karmakarışık. Çil yavrusu gibi dağılarak. Karışıklık. Darmaduman.

 

Hastily synonyms : dispatch, haste, cursory, urgently, unwisely, bustles, incautiously, gadarene, meditatively, importunately, in a hurry, pellmells, bustled, expeditions, without delay, insistently, overhastily, right off the bat, rapidly, precipitately, apace, in haste, at short notice, brusque, festinate, rushed, in a flash, flying, agitatedly, quickly, seethingly, pellmell, with a rush.

Hastily zıt anlamlı kelimeler, Hastily kelime anlamı

Unhurriedly : Alel acele olmayan bir tarzda. Sakim bir şekilde. Telaşsız bir şekilde. Sakin bir yolla. Acele olmayan bir şekilde.

Hastily ingilizce tanımı, definition of Hastily

Hastily kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Speedily. In haste. Nimbly. With speed or quickness.