Hotfoot türkçesi Hotfoot nedir

  • Hızlı hareket etmek.
  • Acele ile.
  • Acele ile gitmek.
  • Hakaret.
  • Gazlamak.
  • Kibrit şakası.
  • Acele etmek.
  • Acele.

Hotfoot ingilizcede ne demek, Hotfoot nerede nasıl kullanılır?

Hotfooted : Acele etmek. Kibrit şakası. Acele. Acele ile. Hızlı hareket etmek. Acele ile gitmek. Hakaret.

Hotfooting : Acele ile gitmek. Acele etmek. Hakaret. Acele. Hızlı hareket etmek. Acele ile. Kibrit şakası.

Hotfoots : Hakaret. Acele etmek. Acele ile gitmek. Acele ile. Kibrit şakası. Hızlı hareket etmek. Acele.

Shotfirer : Patlatman.

Hot air : Sıcak hava. Hava cıva. Havacıva. Hava gazı. Palavra. Boş sözler. Martaval. Havagazı. Anlamsız konuşma. Boş laf.

Hot chocolate : Çikolata tozu. Sütlü kakao. Sıcak çikolata.

Hot atom chemistry : Kalımlı öğeciklerin yerine ışınetkin yerdeşleri konulduğunda, bu yerdeşler bozunurken yol açtıkları kimyasal değişiklikleri inceleyen kimyasal fizik dalı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kızgın öğecik kimyası.

Hot bulb engine : Sıkıştırma oranı düşük olduğu için motor kafasının önceden ısıtılması gereken basınç ateşlemeli motor. Kafadan kızdırmalı motor. Yarım dizel motor. Kafadan kızdırmak motor. Sıcak yanma hazneli motor.

Hot cell : Sıcak hücre. Yüksek düzeyli radyoaktif malzemenin depolanması ve uzaktan yönlendirilmesi amacıyla kullanılan kurşun camla kaplı oda.

 

Hot briquetting : Sıcak tıkızlama. Sıcak briketleme.

İngilizce Hotfoot Türkçe anlamı, Hotfoot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hotfoot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scoot : Hızla koşmak. Kaçmak. Acele ile kaçmak. Tabanları yağlamak.

Headfirst : Balıklama (dalma). Düşüncesiz. Aceleci. Düşüncesizce. Burnunun dikine. Tepesi üstü. Baş aşağı. Başı önde olarak. Başı önde.

Travel : Seyahat etmek. Dolaşmak. Yolculuk etmek. Gitmek. Yolculuk. İşlemek. Kaçmak. Gezmek. Topuklamak.

Bundle off : Göndermek. Postalamak. Sepetlemek. Alelacele göndermek. Apar topar gitmek.

Dispatch : Göndermek. Yollamak. Yollama. Bitirivermek. Mesaj. Sevk. Sevketmek. Sevk etmek.

Barge : Saltanat kayığı. Mavna. Dalmak. Mavna ile taşımak. Duba. Ev gib kullanılan duba. Karışmak. Gemilere ve yakın kıyılara yük taşıyan güvertesiz büyük tekne. büyük, üç köşe yelkenli yük gemisi. İçeriye paldır küldür girmek. Kesmek.

Dash : Püskürtmek. Kısa çizgi. Fırlatmak. Sıçratmak. Darbe. Fırlamak. Fışkırtmak. Çarpmak. Hızla koşmak. Atmak.

Speed : Hız vermek. Çabuk gitmek. Hız kazandırmak. Hızlandırmak. Amfetamin. Çabukluk. Vites. Yolcu etmek. İvinti. Duyarlık.

Haste : Hız. İvedilik. Çabukluk. İvme. İvedi. Telaş.

Hastened : Acele ettirmek. İki ayağını bir pabuca sokmak. Telaşlandırmak. Hızlandırmak.

Hotfoot synonyms : thrust ahead, locomote, rush along, cannonball along, bustled, charge, flying, expeditions, scud, affronting, defamation, bucket along, step on it, scampered, push forward, epithets, step on the juice, cursory, buck, defamations, flash, nips, hasten, be in a hurry, belt along, discomposedly, bustle, affronts, abruptness, gog, shoot down, be quick, hastes.

 

Hotfoot zıt anlamlı kelimeler, Hotfoot kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Linger : Gitmemek. Durmak. Gecikmek. Can çekişmek. Uzamak. Ayrılamamak. Oyalanmak. (ağrı) kolayca geçmemek. Geçmişte kalmak. Geçmek bilmemek.

Hotfoot ingilizce tanımı, definition of Hotfoot

Hotfoot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In haste. Foothot.