Decentralist türkçesi Decentralist nedir

  • Ademi merkeziyetçi.
  • Ademi merkeziyetçilik savunucusu.

Decentralist ingilizcede ne demek, Decentralist nerede nasıl kullanılır?

Decentralisation : Merkezden yönetilmeme. Ademi merkezileştirme. Ademi merkeziyet. (ayrıca decentralization). Ademi merkezileşme. İdari yetkilerin (merkezi otoriteye ait olan) yerel yönetimler arasında dağıtılması. Adem-i merkeziyetçilik. Merkezsizleşme. Adem-i merkeziyet. Görevlerin dağıtılması.

Decentralise : (ayrıca decentralize). Ademi merkeziyet sistemi kurmak. Yetki dağıtmak. Merkezden yetki dağıtmak. Sorumluluğu dağıtmak. İdari yetkileri (merkezi otoriteye ait olan) yerel yönetimler arasında dağıtmak. Yerel merkezler arasında dağıtmak. Merkezden birkaç yere yetki dağıtmak. Bağımsız yönetime geçmek.

Decentralising : İdari yetkileri (merkezi otoriteye ait olan) yerel yönetimler arasında dağıtmak. (ayrıca decentralize). Ademi merkezileştirme. Sorumluluğu dağıtmak.

Decentralism : Sorumluluğu dağıtma. Ademi merkeziyetçilik. Sorumluluğun dağıtılması. İdari yetkilerin dağıtımı. Dağılım.

Decentralization : Yönetimin yerelleştirilmesi. Bir toplumsal birimin kimi güçlerinin, çoğu kez yerel düzeydeki türlü kesimleri arasında bölünmesi süreci ya da durumu. Ademi merkezileşme. İktisat, tarih, ekonomi, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Kamu yönetiminde, yönetim yetki ve sorumluluğunun, yerel kamu otoritelerinin daha geniş bir serbestiye sahip kılınmaları için kısmen merkezi yönetimden yerel yönetimlere bırakılması. ekonomide, üretimin ülke çapında yaygınlaştırılması için üretim tesislerinin büyük şehirlerden ya da sanayi merkezlerinden küçük yerleşim birimlerine doğru kaydırılması. işletme yönetiminde, etkinliğin artırılması için karar alma yetkisinin alt kademe yöneticilerine devredilmesi. Özeksiz yönetim. Merkeze bağlı olmama, yerinde yönetim. Ademi merkeziyet. Yerinden yönetim. Merkezden yönetilmeme.

 

Decentralizations : Ademi merkezileştirme. Ademi merkeziyet. Adem-i merkeziyetçilik. Sorumluluğun dağıtılması. Merkezden yönetilmeme. Yönetimin yerelleştirilmesi. Adem-i merkeziyet. Görevlerin dağıtılması. Özeksizleştirme. Görev dağılımı.

Decentralized : Ademi merkeziyetçi. Merkezde olmayan. Merkezden çekilmiş (ayrıca 'decentralised'). Merkezsizleşmiş. Merkezi olmayan. Özeksiz. Yerel yönetimler arasında devredilmiş idari yetkiler (merkezi otoriteye ait olan). Merkezsizleştirilmiş. Dağıtılmış. Ademi merkezi.

Decentralized data processing : Dağılmış bilgi işlem. Dağıtık veri işlem. Dağıtılmış bilgi işlem. Merkezi olmayan veri işleme. Merkezkaç bilgi işlem.

Decentralized architecture : Dağıtılmış mimari. Dağıtılmış mimarı.

Decentralized computerization : Bir kurumun bilgisayarla işleten görevlerinin yerel olarak dağıtma yöntemi (kurumun bilgisayar merkezi aracılığı ile olmayan). Dağıtık bilgisayarlaşma.

 

İngilizce Decentralist Türkçe anlamı, Decentralist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Decentralist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decentralized : Dağınık. Merkezsizleşmiş. Merkezsizleştirilmiş. Yerinden yönetimli. Merkezi olmayan. Paylaştırılmış. Dağıtılmış. Yerel yönetimler arasında devredilmiş idari yetkiler (merkezi otoriteye ait olan). Özeksiz.

Alter : Değişim geçirmek. Kısırlaştırmak. Başkalaşmak. Hadım etmek. Değiştirmek. Değişiklik yapmak. Hadım etmek (hayvan). Başkalaştırmak. Başka türlü olmak.

Federalize : Bir araya toplamak. Devletleri birleştirmek. Federal hükümetin kontrolü altına yerleştirmek (ayrıca federalise). Birleştirmek. Federasyon haline getirmek (devletleri). Bir araya getirmek.

Decentralise : Yetki dağıtmak. İdari yetkileri (merkezi otoriteye ait olan) yerel yönetimler arasında dağıtmak. Merkezden birkaç yere yetki dağıtmak. (ayrıca decentralize). Sorumluluğu dağıtmak. Bağımsız yönetime geçmek. Yerel merkezler arasında dağıtmak. Merkezden yetki dağıtmak. Ademi merkeziyet sistemi kurmak.

Federalise : Bir araya getirmek. Bir araya toplamak. Birleştirmek. Federal hükümetin kontrolü altına yerleştirmek (ayrıca federalize). Federasyon haline getirmek (devletleri).

Redistributed : Yeniden pay etmek. Yeniden dağıtmak.

Localised : Lokalize. Yerleşik. Yerel. Belirli bir bölgeye yoğunlaşmış (ayrıca localized). Sınırlı. Sınırlandırılmış. Lokal. Sınırlanmış. Yerelleştirilmiş. Bölgesel hale getirilmiş.

Change : Değişiklik. Değiştirmek. Değişmek. Dönüşmek. Para bütünlemek. Üzerini değişmek. Bozdurmak. Değişime uğratmak. Haline gelmek. Tebdil etmek.

Localized : Bölgesel hale getirilmiş. Yersenik. Belirli bir bölgeye yoğunlaşmış (ayrıca localised). Sınırlandırılmış. Yerelleştirilmiş. Lokalize. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yerleşik. Özdeciğin belli bir yöresini kapsayan (yörüngeç, etki vb.). Sınırlı.

Modify : Değiştirmek. Değişiklik yapmak. Değişmek. Biraz değiştirmek. Üzerinde değişiklik yapmak. Azaltmak. Bilgisayar, gitar, ekonomi alanlarında kullanılır. Tamlamak. Çalgıların genel görünümlerini veya bazı parçalarını kişiye özel olarak değiştirme. Nitelemek.

Decentralist synonyms : deconcentrate, suburbanized, suburbanised.

Decentralist zıt anlamlı kelimeler, Decentralist kelime anlamı

Centralize : Merkeze bağlanmak. Merkezileştirilmek. Merkeze bağlamak. Merkezileşmek. Merkezde toplamak. Bir yerde toplamak. Merkezleştirmek. Merkezileştirmek. Merkezleşmek.

Concentrate : Yoğun madde. Toplanmak. Konsantre. Derişik madde. Derişmek. Bir yerde toplamak. Azotsuz öz madde. Bir noktaya toplamak. Tek noktada toplamak.

Centralise : Yoğunlaşmak. Merkezileştirmek. Merkezleştirmek (ayrıca 'centralize'). Merkez noktasına doğru çekmek. Merkezleştirmek. Merkezleşmek. Merkezileştirilmek. Konsantre olmak. Merkeze bağlamak. Merkeze bağlanmak.

Decentralist antonyms : centralized.