As sober as a judge türkçesi As sober as a judge nedir

  • Kendinde veya ayık.
  • Çok ciddi.
  • Ayık.

As sober as a judge ile ilgili cümleler

English: I was as sober as a judge.
Turkish: Bir yargıç kadar ayıktım.

English: I'm not drunk. I'm as sober as a judge.
Turkish: Sarhoş değilim. Yargıç kadar ayığım.

As sober as a judge ingilizcede ne demek, As sober as a judge nerede nasıl kullanılır?

As : Diği gibi. Olduğu gibi. Mademki. -dikçe. Madem. Olarak. Bir ekonomide farklı fiyat düzeylerinde üretilip satılmak istenen reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyleri. Karşın. Ki. Toplam sunum.

Sober : Yalın. Ciddi. Ayıltmak. Uslanmak. Akla yatkın. Ölçülü. Ilımlı. Ayılmak. Durgunlaştırmak. İçkide aşırıya kaçmayan.

A : Herhangi bir. Argonun simgesi. Pek iyi. En yüksek not. Atom ağırlığı. Bir. (herhangi) bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Miktar belirtir.

Judge : Hüküm vermek. Hükme bağlamak. Tahmin etmek. Değer biçmek. Yargıç. Atletizm, hukuk, eskrim alanlarında kullanılır. Kanısında olmak. Karara varmak. Yargılamak. Yan yargıcı.

Become a judge : Hakim olmak.

Delivered a judgement : Adli bir karar verdi. Karar verdi.

Challenge a judge for bias : Taraf tutan yargıca itiraz etmek.

Revision of a judgement : Yargılamanın yenilenmesi. Kararın düzeltilmesi.

 

İngilizce As sober as a judge Türkçe anlamı, As sober as a judge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak As sober as a judge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wide awake : Sak. Kurnaz. Cin gibi. Uyanık. Açıkgöz. Tamamen uyanık.

Somber : Koyu. İç karartıcı. Karamsar. Loş. Ağırbaşlı. Hüzünlü. Karanlık. Kasvetli.

Soberer : Dizginlemek. Gösterişsiz. Akla yatkın. Ciddi. Makul. İçkide aşırıya kaçmayan. Ağırbaşlı. Aklını başına getirmek. Sarhoş olmayan.

Dead serious : Şakaya gelmez.

Conscious : Kendinde. Stanislavski oyunculuk dizgesinde insanın kendi tarafından denetlenebilir yanı. Kasti. Bilincinde. İnançlı. Bilinç. Kasıtlı. Farkında. Kastiyle.

Sombre : Ağırbaşlı. Koyu. Can sıkıcı. Loş. Sıkıntılı. Karanlık. Karamsar. İç karartıcı. Kasvetli.

Sobers : Gösterişsiz. Ayılmak. Ayıltmak. Uslanmak. Düşünceli bir hale sokmak. Dizginlemek. Aklını başına getirmek. Sarhoş olmayan. Durgunlaştırmak.

Primmest : Bağnaz. Çok dikkatli ve ağırbaşlı. Fazla resmi. Biçimci. Aşırı ciddi. Kuralcı. Çok ciddi davranmak. Kurallara fazla bağlı. Aşırı resmi. Aşırı düzenli.

Overearnest : Aşırı derecede ciddi. Fazlasıyla ciddi.

Soberest : Aşırıya kaçmayan. Ayılmak. Makul. Ayıltmak. Mat. Aklını başına getirmek. Gösterişsiz. Dizginlemek. Ölçülü. Sade.

As sober as a judge synonyms : sober, desperate, primmer, prims, primming, primmed, prim, solemn.