Wide awake türkçesi Wide awake nedir

Wide awake ile ilgili cümleler

English: Ali remained wide awake the whole night.
Turkish: Ali bütün gece tamamen uyanık kaldı.

English: For some reason, I'm wide awake and can't fall asleep.
Turkish: Nedense, tamamen uyanığım ve uykuya dalamıyorum.

English: It's already 3 a.m., but I'm wide awake and couldn't fall asleep if I tried.
Turkish: Saat sabahın üçü fakat ben tamamen uyanığım ve çabalasamda uyuyamadım.

English: I'm not wide awake yet.
Turkish: Henüz tamamen uyanık değilim.

English: I don't see how Tom can stay up all night and then be so wide awake at work.
Turkish: Tom'un bütün gece nasıl ayakta kalabildiğini ve sonra işte nasıl uyanık kaldığını anlamıyorum.

Wide awake ingilizcede ne demek, Wide awake nerede nasıl kullanılır?

Wide : Engin. Alabildiğine. Açık. Vasi. Geniş. İyice. Ferah. Ardına kadar. Gen.

Awake : Uyanmak. Bilinçli. Farkında. Farkında olan. Gözünü açmak. Canlanmak. Harekete geçirmek. Harekete geçmek. Uykudan kalkmak. Uyanmış.

Wide angle : Geniş açı. Büyük açı. Geniş açılı.

Wide angle beam : Açısı 45-90° olan ışın demeti. Gölgeleri yokeden, geniş bir oyluma yayılan ışın. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Geniş (açılı) ışın.

 

Wide angle floodlight : Geniş açılı ışıldak. Geniş bir alanı aydınlatan ışıldak. Merceksiz, ve ışığı çok geniş bir alana yayarak gölgeleri yok eden aynalı ışıklama aygıtı.

Wide angle lens : Geniş açılı mercek. Geniş açılı objektif. Odak uzunluğu olağandan kısa olan, olağan mercekten daha geniş bir görüş alanını kapsayan, özellikle dar bezemler içinde çalışıldığında kullanılan mercek çeşidi. Geniş açı objektif. Geniş açılı lens. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Wide awake Türkçe anlamı, Wide awake eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wide awake ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Awoken : Uykudan kalkmak. Uyandırmak. Farkına varmak. Uyandırılmış. Uyanmak. Uyarmak. Gözünü açmak. Gözü açılmak.

Elvishly : Haşarıca. Yaramazca. Yaramaz bir şekilde. Gizemli bir şekilde. Tuhaf bir şekilde. Esrarengiz bir şekilde.

Acutes : Keskin. Ağır. Şiddetli. Akut. Dar. Zeki. Aşırı. Sivri. Güçlü.

Cagy : Pişkin.

Elfish : Tuhaf bir şekilde güzel veya büyülü bir şekilde periye benzeyen (elvish olarak da yazılır). Yaramaz. Şakacı. Peri benzeri. Peri gibi. Hayat dolu. Neşeli. Periye benzer. Perimsi.

Canniest : Rahat. Hoş. İdareli. Zarif. Hünerli. Tedbirli. Tutumlu. Dikkatli.

Nanoid : Cüce. Cüceye benzer. Vücudu anormal derecede küçük olan. Cüce gibi (tıp veya medikal terimi). Cüce gibi. Bodurca.

Bright : Neşeli. Şaşaalı. Şeffaf. Aydınlık. Muhteşem. Akıllı. Işıltılı. Görkemli. Şanlı.

Cutes : Zarif. Cici. Kütis. Akıllı. Alt deri. Sevimli. Şirin. Hoş.

Cattish : Kedi gibi (argo terim). Sinsi. Hain. Kedi gibi.

Wide awake synonyms : astir, cagier, cannier, arguseyed, light sleeper, elflike, awakes, archest, elfin, alive to, sobers, alive, argus, awaked, canny, cleverer, impishly, aleck, cattiest, clever, aware, soberer, elvish, impish, as sharp as a needle, acute, calculating, astute, soberest, cagey, as fresh as paint, acuter, cute.