Resuscitating türkçesi Resuscitating nedir

Resuscitating ingilizcede ne demek, Resuscitating nerede nasıl kullanılır?

Resuscitation : Diriltme. Canlanma. Resüsitasyon. Resüssitasyon. Öldükten sonra yeniden canlanma. Dirilme. Canlandırılma. Canlandırma.

Resuscitative : Resüsitatif.

Cardiopulmonary resuscitation : Kardiyopulmoner canlandırma. Canlandırma. Kardiyopülmoner resüsitasyon. Kardiyopulmoner resüsitasyon. Kalp masajı. Kalbi atmayı durduran bir insanı göğsüne sırasıyla basınç uygulayarak ve suni teneffüs yaparak yeniden canlandırmak için acil durum prosedürü.

Pulmonar resuscitation : Pulmoner resüsitasyon. Akciğer resusitasyonu.

Pulmonary resuscitation : Akciğer resüsitasyonu. Durmuş olan solunumu yeniden çalıştırmak için yapılan tıbbi uygulamalar, pulmoner resüsitasyon.

Resuscitators : Solunum cihazı. Solunum aleti.

Be resuscitated : Dirilmek.

Resuscitated : Diriltmek. Hayata dönmek. Ayıltmak. Dirilmiş. Yaşama döndürmek. Dirilmek.

Resuscitator : Solunum cihazı. Solunum aleti.

Resuscitates : Yeniden ortaya çıkarmak. Hortlatmak. Diriltmek. Hayata dönmek. Ayıltmak. Hayata döndürmek. Dirilmek. Bilinci açılmak. Canlandırmak. Yaşama döndürmek.

 

İngilizce Resuscitating Türkçe anlamı, Resuscitating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resuscitating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sober : Ağırbaşlı. Aşırıya kaçmayan. Gösterişsiz. Dizginlemek. Ayık. Sarhoş olmayan. Durgunlaştırmak. Mat. Ciddi.

Revitalized : Teşvik etmek. Yeniden canlandırılmış. Kuvvet vermek. Yeniden canlandırılan.

Brightens : Aydınlık olmak. Aydınlanmak. Parlatmak. Aklamak. Canlanmak. Aydınlatmak. Neşelendirmek. Parlamak. Mutlu olmak.

Regenerate : Yeniden hayat vermek. Yeniden oluşturmak. Yeniden can vermek. İyileştirmek. Islah olmak. Yeniden oluşmak. Yeniden kazanmak. Islah etmek.

Brighten : Yüzünde mutlu bir ifade belirmek. Canlılık vermek (bir yere). Parlamak. Mutlu olmak. Aydınlatmak. Aydınlık olmak. Aydınlanmak. Aklamak. Neşelendirmek.

Reigniting : Yeniden ateşlemek. Yeniden tutuşturmak.

Brought through : Korunmuş. Hayatını kurtarmak. Kurtarmak. Kendine getirmek.

Exhuming : Topraktan kazıp çıkartma. Mezardan çıkartma. Deşmek. Mezardan çıkarmak. Açığa çıkartma.

Revival : Canlandırma. Yeniden yayınlama. Yeniden canlanma. Yeniden gösterme. Yeniden yürürlüğe koyma. Uyanış. Ayılma. Bir oyunun yeni baştan ele alınarak yeniden oynatılması. Diriltme. Diriliş.

Resuscitating synonyms : cpr, cardiac resuscitation, mouth to mouth resuscitation, brisk up, cardiopulmonary resuscitation, brace, animating, accelerate, resuscitate, bring somebody to his senses, exhume, boost, awakens, revivification, braced, revive, be revived, resurrecting, reanimates, animates, quicken, revivified, accelerates, restore somebody to life, reviving, bring around, reanimate, arise from dead, quickening, regenerates, revitalise, brisk, be resuscitated.