Judicious türkçesi Judicious nedir
- Aklı başında.
- İyi düşünebilen.
- Sağgörülü.
- Akıllı.
- Akla uygun.
- Akıllıca.
- Makul.
- Adaletli.
- Doğru karar veren.
- Tedbirli.
- Mantıklı.
Judicious ingilizcede ne demek, Judicious nerede nasıl kullanılır?
Judiciously : Sağduyulu bir şekilde. Mantıklı bir şekilde. İyi karar vererek. Yargıcı olarak. Makul bir şekilde. Sağduyulu şekilde. Tedbirli bir şekilde. Sağgörülü şekilde. Akıllıca. İhtiyatlı bir şekilde.
Judiciousness : Akıllılık. İyi karar verme. Bilgelik. Sağgörülülük. Sağduyu. Öngörü. Anlayışlılık. İhtiyat. Tedbirlilik.
Injudicious : Akılsız. Mantıksız. Akılsızca. Tedbirsiz. Düşüncesiz. Yersiz. Aklını kullanmayan.
Injudiciously : Düşüncesizce. Tedbirsizce.
Injudiciousness : Gevezelik. Mantıksızlık. Zayıf muhakeme. Düşüncesizlik. Tedbirsizlik. Boşboğazlık. Akıl edememe. Patavatsızlık.
Prejudicious : Önyargılı.
Judicial body : Yargı organı. Yargı kurumu (hukuk mahkemesi, bölge mahkemesi, hakim makamı, vs.).
Judicial decision : Adli karar. Kazai karar. Hakim kararı.
Judicial cognizance : Hakime davanın dışından gelen bilgi. Hakimin dış kaynaklardan edindiği bilgi.
Unjudicious : Akılsızca olan. İhtiyatlı olmayan. Sağduyulu olmayan. Tedbirsiz. Akılsız.
İngilizce Judicious Türkçe anlamı, Judicious eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Judicious ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Canny : Zarif. Dikkatli. Açıkgöz. Sakin. Hünerli. Becerikli. Tutumlu. Rahat. Sessiz.
Sensibles : Duygulu. Hassas. Duyar. Anlayışlı. Etkilenebilir. Duyarlı.
There is reason in it : İçerisinde sebebi var.
Possible : Mümkün. Olabilir. Olası. Olur. Olurlu. Muhtemel. İmkan dahilinde. Olanaklı.
Coherent : Kolay anlaşılır. Kararlı girişim örnekçesi oluşturmak için, girişen dalgaların kaynaklarında evre birliği sağlanmış olması. Yapışıcı. İnsicamlı. Kolayca anlaşılan. Yapışık. Tutarlı. Uygun. Ahenkli.
Levelheaded : Soğukkanlı. İtidal sahibi. Sakin. Anlayışlı. Dengeli.
Cute : Şirin. Cici. Sevimli. Hoş. Açıkgöz. Kurnaz. Zarif. Zeki.
Politic : Çıkarcı. Siyasal. Kurnaz. Becerikli. Siyasi. Politik. Basiretli.
Conceiving : Bir düşünce oluşturma. Tasarlama. Tasımlama. Kavrama. Tasavvur etme.
Circumspect : Düşünceli. Dikkatli. Sakıngan. Her şeyi hesaba katan. Sakınan. Önemli. Basiretli. Herşeyi hesaba katan. İhtiyatlı.
Judicious synonyms : canniest, counselable, colourable, counsellable, graspable, cautious, lucid, collected, brainily, chary, sanes, far sighted, reasoned, astutely, foresighted, conservative, sagacious, carefuller, cogitable, level, legitimate, wise, advisable, down to earth, bright, discreet, fairer, fair, acceptable, saner, faired, clear sighted, foxily.
Judicious zıt anlamlı kelimeler, Judicious kelime anlamı
Imprudent : İhtiyatsız. Düşüncesiz. Akılsız. Basiretsiz. Tedbirsiz. Mantıksız.
Judicious ingilizce tanımı, definition of Judicious
Judicious kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or relating to a court. Judicial.

Bu kısımda Judicious kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Judicious ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Judicious anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Judicious ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.