Sade nedir, Sade ne demek

Sade; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni farsça dilinden gelmektedir.

"Sade" ile ilgili cümleler

  • "Sade, derenin iki tarafına sıralanan kavak ve ceviz ağaçlarını seyretmek bile insana sonsuz bir zevk veriyor." - E. İ. Benice
  • "Sade kahve."
  • "Lirik şiir en halis şairlerin elinde gayet sadedir." - Y. K. Beyatlı
  • "İki ufak çocuk konuşarak gidiyor; hâlleri o kadar sade, o kadar sevimli ki imrenmemek mümkün değil." - M. Ş. Esendal

Diğer sözlük anlamları:

Astarsız, tek kat elbise.

Yerel Türkçe anlamı:

Sade

Bilimsel terim anlamı:

[Bakınız: tarih-i mühmel]

Sade tanımı, anlamı:

Sade birimler bölüğü : Birden dokuza kadar olan sayılar kümesi.

Sade kahve : İçine şeker konulmadan pişirilen Türk kahvesi.

Sade kek : İçine katkı ve süs maddesi katılmadan yapılmış olan kek.

Sadeyağ : Tereyağı.

Sadece : Yalnızca.

Sadede gelmek : Konuyla ilgisiz sözleri bırakarak asıl konuya dönmek.

Sadeleşme : Sadeleşmek işi, yalınlaşma.

Sadeleşmek : Yalın bir durum almak, yalınlaşmak.

Sadeleştirme : Sadeleştirmek işi.

Sadeleştirmek : Yalın bir duruma getirmek, yalınlaştırmak.

 

Sadelik : Yalın olma durumu. Yalınlık.

Sadet : Konuşulan asıl konu, asıl madde.

Gösteriş : Gösterme işi. Başkalarını aldatmak, şaşırtmak, korkutmak veya kendini beğendirmek için birinin yaptığı yapay davranış, çalım, alım çalım, kurum. Görkem. Göze çarpıcı nitelik, göz alıcılık.

Yalın : Gösterişsiz, süssüz, sade (söz, yazı). Alev. Çıplak, kınından çıkmış.

Gösterişsiz : Görkemsiz. Gösterişi olmayan, mütevazı. Gösteriş yapmayan.

Şeker : Şeker hastalığı. Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı. Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı. Sevimli, cana yakın ve güzel.

Katılma : Katılmak işi. İletişim veya ortak davranışta bulunma yoluyla belirli bir toplumsal duruma girme süreci, iştirak.

Süssüz : Süsü olmayan, süslenmemiş, gösterişsiz, yalın, sade.

Anlatım : Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir konuyu söz veya yazı ile bildirme, ifade. Anlatma işi.

Yalnızca : (ya'lnızca) Belli durumun, şartın veya işin dışına çıkmaksızın, yalnız, ancak, tek, sırf, salt, sadece. Tek başına. Yalnız olarak.

Yalnız : Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi. (ya'lnız) Yalnızca. Ama. (ya'lnız) Yanında başkaları olmayarak. Yanında başkaları bulunmayan.

Ancak : "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. "Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. En erken.

 

Sade ağ : Galsama ağı.

Sade fonksiyon : Sonlu sayıda değerler alan fonksiyon. Örneğin, bir kümenin karakteristik fonksiyonu.

Sade göz : (karşılık: osel göz, anlamdaş. nokta göz), (Lat. ocellus = küçük göz) Birçok sade yapılı organizmalarda ye bazı omurgalı hayvanlarda bulunan ve çoğunluk bir merceği olabilen ve duygu gözeleriyle bağlı olan pigmentli bölgeler. En sade halde bir pigment ile bir duygu gözesinden yapılmıştır; örnek: Planaryanın sade gözleri.

Sadece sinüslere veya kosinüslere göre fourier serisi : f fonksiyonu tek fonksiyon olduğunda onun ak Fourier katsayıları, çift fonksiyon olduğundan bk Fourier katsayıları sıfır olduğunda, Fourier serisi de, sırasıyla sadece sinüslere ve sadece kosinüslere göre Fourier serisidir.

Sadeç : Yakın candan arkadaş. Yakın arkadaş

Sadede : Tek başına

Sadedil : (sa:dedil) Bir kız ismi olarak anlamı; Temiz yürekli.

Sadegöz : (biyoloji)

Sadegül : (sa:degül) Bir kız ismi olarak anlamı; Bir gül kadar sade, temiz ve güzel olan.

Sadehan : Arapça ve Farsça koşuk okuyana verilen ad.

Sade ile ilgili Cümleler

  • Ben sadece önceki öğrencilerimden biriyle karşılaştım.
  • Suçu başkalarının üzerine atıyor sadece.
  • Birkaç dakika önce onun hakkında sadece ben kendim duydum.
  • Sade bir tören eşliğinde kendisini defnettik.
  • Biz genellikle sadece mesaj atarız.
  • Sadece 30 dakika boşa harcadık.
  • Bu kişisel bir şey değil, Dan. Ben sadece işimi yapıyorum.
  • Sade, basit açıklamalar yapar.
  • Ben sadece çok yorgunum.
  • Sade bir İngilizceyle yazılmış bu kitabı okumak kolay.
  • Sadece 15 dakika sürüyor, değil mi?
  • Sade bir hayat yaşadı.
  • Sadece 14 yaşında iken denize gitti.
  • O sadece benmerkezcidir.

Diğer dillerde Sade anlamı nedir?

İngilizce'de Sade ne demek? : [Sade] n. family name (Hebrew)

n. Sade, family name (Hebrew); Marquis de Sade

n. Sade, family name; Marquis de Sade, French writer famous for his paraphilia (1740-1814)

Fransızca'da Sade : simple, nature, sobre, uni/e

Almanca'da Sade : adj. einfach, frugal, kunstlos, natürlich, schlicht, unkompliziert, urwüchsig

Rusça'da Sade : adj. простой, скромный, неброский, неприхотливый, бесхитростный, незатейливый, незамысловатый, бедный, популярный, первозданный, простосердечный

adv. популярно, скромно, только