Yalın nedir, Yalın ne demek

Yalın; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Yalın" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Dışarıdan içeriye ellerinde yalın kasaturalarla polisler daldı." - E. E. Talu

Yerel Türkçe anlamı:

Çıplak.

[Bakınız: yalım]

Tek kat, hafif, ince.

Tek başına

Sanırım

Parlak.

Yazın esen sıcak yel.

[Bakınız: yalım]

Erkek domuz.

İnce.

Dik yer, bayır, yokuş.

Ateş, sıcaklık.

Zayıf yüzlü.

[Bakınız: yalaz]

Alev.

Gitar terimi olarak anlamı:

Çalgı veya düzeneğin doğal ve yalın tonunu alabilmek için tüm fasılaların tonu etkilemeyecek biçimde eşit ve tam orta seviyede konumlandırılması.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Tek namlulu av tüfeği. (Zeyve *Söğüt -Bilecik)

Diğer sözlük anlamları:

Çıplak, üryan, açık, kapsız, örtüsüz.

Alev.

Yalçın, sarp.

Yalın isminin anlamı, Yalın ne demek:

Kız ismi olarak; Gösterişsiz, süssüz, sade. Alev, ateş. Taş, büyük kaya. Çıplak, örtüsüz. Erkek ismi olarak; Gösterişsiz, süssüz, sade. Alev, ateş. Taş, büyük kaya. Çıplak, örtüsüz.

İngilizce'de Yalın ne demek? Yalın ingilizcesi nedir?:

simple, flat

Fransızca'da Yalın ne demek?:

angiome simple

Yalın hakkında bilgiler

Hüseyin Yalın (d. 30 Mart 1980; Nişantaşı, İstanbul), Türk pop şarkıcısı, besteci ve söz yazarıdır. 2004 yılında çıkış yaptığı Zalim şarkısıyla tanınmıştır.

 

Yalın, 30 Mart 1980'de Nişantaşı, İstanbul'da doğmuştur. İlkokulu Ataköy İlköğretim Okulu'nda okumuştur. Annesinin adı Figen, babasının adı Kamil'dir. Gazeteci Ferai Tınç'ın yeğenidir.

İlkokul yıllarında pilot olmak isteyen Yalın'ın müziğe ilgisi babasının evde ona, gitarıyla Gipsy Kings ve Enrico Macias şarkıları çalmasıyla başladı. İlk bestelerini Saint Michel Fransız Lisesi'nde okurken, Yurdaer Doğulu ve Doğan Canku Müzik Okulları'nda gitar dersleri alırken yapmaya başlamıştır. İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde Ekonomi okumaya başladığı dönemde beste çalışmalarını hızlandırmış ve albüm yolunda ilk adımları atmıştır.

Yalın, beste çalışmalarını hızlandırdıktan sonra Kargo isimli müzik grubunun gitaristi Selim Öztürk'le beraber albüm hazırlıklarına başladı. Selim Öztürk'ün prodüktörlüğünde kaydedilen, yine Kargo grubundan Serkan Çeliköz'ün klavyeyi, Burak Karataş'ın bateriyi üstlendiği ve tüm şarkıların söz ve müziklerinin Yalın'a ait olduğu Ellerine Sağlık albümü 2004 yılının Mart ayında Universal Music etiketiyle piyasaya sürüldü. Albümün çıkış şarkısı Zalim büyük ilgi gördü ve albüm ilk haftasında 200.000 satış rakamına ulaştı. İlk ayın sonunda 300.000 satış rakamına ulaşan Ellerine Sağlık, 4 ay gibi kısa bir sürenin sonunda 500.000 satış barajını aştı. Böylece Universal Music'in en çok satan albümler listesinde Guns N' Roses'dan sonra gelerek dördüncü sıraya yükselmiştir. Böylece MÜYAP'ın "Yılın en çok satan albümleri" listesine girmiş oldu. Albüm dijital platformda da büyük ilgi görmüş ve 1 milyon 700 bin adet şarkı indirilmesiyle satış rekoru kırmıştır. Böylece albümün dijital platformdan kazandığı ciro 2 milyon doları bulmuştur. Zalim şarkısının ardından, Sonsuz Ol ve Günaydın şarkılarına klip çeken Yalın, bu üç şarkısıyla da MTV World Chart Express programında birinci sıraya yükselmiş, Bulgaristan ve Yunanistan gibi ülkelerde de listelere girmiştir. Kral TV Video Müzik Ödülleri'nde En İyi Çıkış Yapan Erkek Sanatçı seçilen Yalın'ın Zalim şarkısı, Arnavut şarkıcı Rovena Stefa tarafından Zemer ismiyle, Bulgar şarkıcı Toni Storaro tarafından Greshnica ismiyle yorumlanmıştır. Ayrıca şarkı, Yunanca, Rusça, Sırpça, Arapça gibi dillere de çevrilmiştir.

 

Yalın ile ilgili Cümleler

  • Yalın ayaktım.
  • O zamanlar âdet olduğu üzere, yalınayaktı.
  • Bu küçük hikaye her şeyi açıklamak için çok yalın.
  • Neden yalınayaksın?
  • Yalın ayak yürümeyi sever misin?
  • Ali asla yalın ayak yürümez.
  • Yalın ayak okula giden çocukları anlarım.
  • Onların hepsi yalın ayak.
  • Yalın gerçeklikle yüz yüze gelmelisin.
  • Yalın bir İngilizce ile konuşma yaptı.
  • Onlar yalınayaktı.
  • Depremleri öngörebildiğimiz gün yalında gelecek

Yalın kısaca anlamı, tanımı:

Yalın ad : Birleşik olmayan ve yapım eki almamış ad, yalın isim: Ev, kol, el, baş, diş gibi.

Yalın ayak : Çıplak ayakla. Ayakları çıplak.

Yalın cümle : Bir tek çekimli fiille kurulan cümle, yalın tümce.

Yalın durum : Ad soyundan sözün taşıdığı kavramı ek almadan bildiren durum, yalın hâl, mücerret, nominatif.

Yalıngöz : Bir tür kertenkele.

Yalın hal : Yalın durum.

Yalın isim : Yalın ad.

Yalın kat : Basit, derinliği olmayan, üstünkörü. Sağlam olmayan, dayanıksız. İnce, tek katı olan.

Yalın kelime : Anlamlı olarak daha küçük parçaya bölünemeyen, kök durumundaki kelime, basit kelime: Ev, gel, ayak gibi.

Yalın kılıç : Tek başına. Elinde kılıç olduğu hâlde, kılıçlı olarak, dalkılıç.

Yalın sıfat : Birleşik olmayan ve yapım eki almamış sıfat.

Yalın tümce : Yalın cümle.

Yalın üslup : Uzatmalardan, parlak hayalî buluşlardan, süslü benzetmelerden, istiarelerden uzak üslup.

Yalın yapıldak : Üstü başı perişan durumda olan (kimse).

Yalın zaman : Ek fiil kullanılmadan kurulan çekimli fiilin belirttiği zaman: Geldin, gelmişsin, geliyorsun gibi.

Yalın zarf : Birleşik olmayan ve yapım eki almayan zarf: En, pek, çok, az gibi.

Yalın ayak başı kabak : Çok perişan bir kılıkta.

Yalınç : Karışık olmayan, basit. Birleşik olmayan, yalnız bir maddeden oluşan.

Yalıncak : Çıplak.

Yalıngaç : Kabuğu çatlayıp soyulan.

Yalınlaşma : Yalınlaşmak işi.

Yalınlaşmak : Sadeleşmek, yalın duruma gelmek.

Yalınlık : Açık, süsten ve zorlamadan uzak, kolayca anlaşılabilen anlatım, sadelik. Yalın olma durumu, birleşik veya karmaşık olmama durumu, sadelik.

Alev : Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama. Kıvılcım. Aşk ateşi. Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule.

Gösterişsiz : Gösterişi olmayan, mütevazı. Görkemsiz. Gösteriş yapmayan.

Süssüz : Süsü olmayan, süslenmemiş, gösterişsiz, yalın, sade.

Çıplak : Saçsız (baş). Yalın, süssüz. Yoksul (kimse). Üzerinde yaprak olmayan. İçinde gerekli eşya bulunmayan. Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak. Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü.

Mart : Yılın üçüncü ayı.

İstanbul : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Türk : Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse.

Sade : Yalın, süssüz, anlaşılır olan (üslup, anlatım). (sa:'de) Yalnızca, yalnız, ancak, sadece. Şeker katılmamış (kahve). Süsü, gösterişi olmayan, yalın, gösterişsiz.

Yalın aç : Çıplak, yoksul, mühtaç.

Yalın ağ yönetimi iletişim kuralı : (YAYK)

Yalın araba : İki tekerlekli öküz arabası.

Yalın ayak, başı kabak : çok perişan bir kılıkta. İlgili cümle: "“İçinde yaz kış, bir don bir gömlekle yalın ayak, başı kabak bir adam oturur.”" Y. K. Karaosmanoğlu.

Yalın bacak : Çıplak ayak.

Yalın bağıntı : Başka değişkenlerin etkilerini yok sayarak salt iki değişken arasındaki ilişkiyi veren ölçüm.

Yalın belirteç : (Derleme., yalın zarf) Birleşik olmayan ve yapım eki almamış bulunan belirteç: En, pek, çok, az vb.

Yalın biçem : Uzatmalardan, parlak imgeli buluşlardan, süslü benzetmelerden, eğretilemelerden uzak biçem. bk. biçem.

Yalın çift : Kimyasal bağ yapmayıp, tek öğecik üstünde duran eksicik çifti.

Yalın çizelge : Yalnızca tek değişkene göre bölümlemeyi gösteren çizelge.

Diğer dillerde Yalın anlamı nedir?

İngilizce'de Yalın ne demek? : [Yalın] adj. bald, bare, naked, nominative, plain, severe, simple, simplex, simplificative, unvarnished, vivid

Fransızca'da Yalın : simple, élémentaire, sobre

Almanca'da Yalın : einfach, rein, nackt, bloss

Rusça'da Yalın : n. пламя (N)

adj. обнаженный, одинарный, чистый