Getting drunk türkçesi Getting drunk nedir

Getting drunk ile ilgili cümleler

English: Ali says that he can drink a whole bottle of whiskey without getting drunk.
Turkish: Ali sarhoş olmadan bütün bir şişe viskiyi içebileceğini söylüyor.

English: Ali is getting drunk.
Turkish: Ali sarhoş oluyor.

English: He drinks only for the sake of getting drunk.
Turkish: O sadece sarhoş olma uğruna içer.

English: There are many people like this in the world. Normally, they're not brave. After getting drunk, they turn brave.
Turkish: Dünya'da böyle çok insan vardır. Normalde onlar cesur değildir. Hava karardıktan sonra, onlar cesur olur.

English: Tom felt like getting drunk.
Turkish: Tom'un canı sarhoş olmak istedi.

Getting drunk ingilizcede ne demek, Getting drunk nerede nasıl kullanılır?

Getting : Edinme. Temin.

Drunk : Kendinden geçmiş. İçkili. Sarhoşluk. Esrik. Sarhoş. Mest olmuş. Kafayı bulmuş. İçki alemi. Mest. Alkollü.

Getting a license : İzin belgesi almak. Ruhsat almak.

Getting along : Geçim.

Getting angry : Sinirlenme.

Getting back : İntikam almak. Geri dönmek. Öç almak. Dönüş yapmak.

İngilizce Getting drunk Türkçe anlamı, Getting drunk eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Getting drunk ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Drunkenness : İçkicilik. Ayyaşlık. İçkinin etkisiyle yapılan. Sarhoşluk.

Intoxication : Zehirlenme. İntoksikasyon. Sarhoş etme. Mest olma. Alkol zehirlenmesi. Sarhoşluk. Toksik maddenin vücutta meydana getirdiği patolojik durum, intoksikasyon. Entoksikasyon.

Inebriation : Ayyaşlık. Kafayı bulma. Sarhoş olma hali. Sarhoşluk. Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle sarhoşluk.

Inebriety : Sarhoşluk. İçki düşkünlüğü. Kafayı bulma. Ayyaşlık. Devamlı alkol kulanma.

Intoxications : Sarhoş etme. Zehirlenme. Sarhoşluk. Mest olma. Alkol zehirlenmesi. Entoksikasyon.