Stiff türkçesi Stiff nedir

  • Katı.
  • Kuvvetli.
  • Suç ortağı.
  • Şiddetli.
  • Sahte para.
  • Ceset.
  • Fahiş.
  • Çetin.
  • Kasılmış.
  • Ölü.
  • Sahte banknot.
  • Sıkı.
  • Resmi.
  • Çok yüksek.
  • Koyu.
  • Soğuk.
  • Tutulmuş.
  • Üstüne yatmak.
  • Bükülmez.
  • Güç.
  • Pekişmiş.
  • Zor.
  • Kurban.
  • Baş belası.
  • Morto.
  • Kazık atmak.
  • Eğilmez.
  • Pek.
  • Sert.
  • Leş.

Stiff ile ilgili cümleler

English: I have a bad stiff neck.
Turkish: Benim kötü bir sert ensem var.

English: I need a shirt with a stiff collar.
Turkish: Sert yakalı bir gömleğe ihtiyacım var.

English: He was out of shape when he took a long hike with his sons, and he was stiff and sore the next day.
Turkish: Oğullarıyla uzun bir yürüyüş yaptığında o hamlamıştı ve ertesi gün gergin ve ağrılıydı.

English: I have a stiff neck.
Turkish: Boynum tutulmuş.

English: I have a stiff shoulder.
Turkish: Kaslı bir omuzum var.

Stiff ingilizcede ne demek, Stiff nerede nasıl kullanılır?

Stiff breeze : Sert meltem. Sert esen rüzgar.

Stiff collar : Sert yaka.

Stiff dose of : Kuvvetli dozda bir ilaç.

Stiff drink : Büyük miktarda ve hiç sulandırılmamış içki.

Stiff neck : Tutulmuş boyun. Lumbago. Boyun tutulması. İnatçılık.

Stiff necked : Yapmacıklı. Boynu tutulmuş. Kibirli. İnatçı. Dik başlı. Dik kafalı.

As stiff as : Kadar dik.

Stiff price : Yüksek fiyat. Ateş pahası.

As stiff as a ramrod : Aşırı sert. Aşırı ciddi. Baston yutmuş gibi.

 

Be bored stiff : Can sıkıntısından patlamak. Sıkıntıdan patlamak. Çok sıkılmak.

İngilizce Stiff Türkçe anlamı, Stiff eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stiff ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Antipathetic : Karşıt. Antipatisi olan. Antipati duyan. Sevimsiz. Antipatik. Karşı olan. Hoşlanılmayan. Zıt olan. Beğenilmeyen.

Fob somebody off : Kazıklamak.

Prohibitory : Yanına varılmaz (fiyat). Yasaklayıcı. Engelleyici.

Kept : Alıkoymak. Durmak. Sürdürmek. Temelli almak. Devam ettirmek. Bulundurmak. Konumunda tutulan. Kutlamak. İşletmek.

Martyring : İşkence çekerek ölen kimse. Şehit etmek. İşkence etmek. Şehit. İnancı veya davası için ölen kimse.

Doughtier : Yiğit. Kahraman. Cesur. Daha cesur.

Inflexible : Değişmez. Hiç esnek davranmayan. Sebatlı. Yavuz. İnatçı. Boyun eğmez. Kararlı. Kalıplaşmış.

Prohibitive : Satın alınamayacak kadar yüksek(fiyat). Yasaklayıcı. Satın alınmasını imkansız kılan yükseklikteki (fiyat). Engelleyici. Yasak kabilinden. Yanına varılmaz (fiyat). Himaye edici.

Apathetical : Cansız. Duygusuz. İlgisiz. Kayıtsız. Hissiz.

Stiff synonyms : counter currency, offering, acute, carrions, abettors, cadavers, fob off, bad, constraint, fasted, hards, exacting, bond, deceived, tightest, engaged, blistering, dark, steeper, brumal, corpse, acerb, darkest, effortful, accessaries, at rest, rather, funny money, crucial, fake money, dud note, highly, crusted.

Stiff zıt anlamlı kelimeler, Stiff kelime anlamı

Woman : Bayan. Gaco. Kancık. Zenne. Kadın. Kadınlar. Hanım. Karı. Metres. Hatun.

 

Mobile : Gezgin. Dengede hareket düzeni. Cep tel. Oynak. Zaman içinde konumu, yapısı ya da niceliğini değiştirme özelliği olan özdek, olay ve süreçlerin genel niteliği. Değişken. Seyyar. Cep telefonu. Hareketli. Hareket eden.

Stiff ingilizce tanımı, definition of Stiff

Stiff kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not flexible or pliant. Not easily bent. Firm. Not limber or flaccid. Rigid. As, stiff wood, paper, joints.