Prohibitory türkçesi Prohibitory nedir

Prohibitory ingilizcede ne demek, Prohibitory nerede nasıl kullanılır?

Prohibitor : Engelleyici. Yasaklayıcı.

Prohibiton : Yasaklama. Yasak.

Prohibit : Men etmek. Önüne geçmek. Yasak etmek. Olanak vermemek. Engel olmak. Yasaklamak. Menetmek. Önlemek.

Prohibited : Olanak vermemek. Yasaklanmış. Önlemek. Yasak etmek. Yasak. Yasak edilmiş. Yasaklamak. Menetmek. Engel olmak. Önüne geçmek.

Prohibiter : Engelleyici. Yasaklayıcı.

Prohibition : Yasak emri. Yasaklanma. Yasak. Nehiy. Kadağan. İçki yasağı (amer.tar.). İçki yasağı. Yasaklama emri. Yasaklama.

Prohibition of transit : Düzgeçiş yasağı. Bir ülkeden kimi malların düzgeçirilmesine ilişkin yasak.

Prohibiting : Menetmek. Önlemek. Olanak vermemek. Yasaklama. Yasaklamak. Engel olmak. Yasak etmek. Önüne geçmek.

Prohibition of incest : Yakınlararası cinsel ilişki yasağı. Sililiksizlik yasağı. Dar anlamda bacı kardeş, geniş anlamda kandaş ya da hısım akraba arasındaki cinsel ilişki ve evlenme yasağı. Her toplumun kendi anlayışına göre, dirimbilimsel akraba olarak nitelediği erkekle dişi arasındaki evlilik ve evlilik dışı ilişkileri yasaklaması, bk. sililiksizlik, dirimbilimsel akraba, krş. sakınma.

Prohibition of stopping : Durma yasağı.

 

İngilizce Prohibitory Türkçe anlamı, Prohibitory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prohibitory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Excessive : Azgın. Taşkın. Haddinden fazla. Aşkın. Lüzumsuz. Ölçüsüz. Aşırı. Müthiş. Fazla.

Deterrents : Caydırıcı şey. Caydırıcı. Caydıran kimse. Vazgeçiren şey. Yıldırıcı. Caydırıcı silah. Önleyici.

Exorbitant : Had safhada. Aşırı yüksek. Aşırı. Kazık. Çok fazla. Haddi aşan. Sınırı aşan. Fahiş (fiyat). Aşırı derecede.

Vetoers : Bir uygulamayı veto eden kimse. Katılımı engelleyen kimse. Vetocu. Önleyici.

Inhibitive : Kısıtlayıcı. Önleyici. Menedici. Koruyucu. Yasak edici.

Inhibitory : Kısıtlayıcı. İnhibitör. Önleyici. Enlelleyici. Menedici. Yasak edici. Baskı altında tutulan. Durdurucu.

Disincentive : Engel. Önleyici. Engelleyici faktör. Vazgeçiren etmen. Mani. Caydırıcı faktör. Caydırıcı. Köstekleyici. Engel olan.

Interdictory : Kısıtlayıcı. Önleyici. Men edici.

Restraining : Tutmak. Sınırlamak. Dizginlemek. Zapt. Kısıtlamak. Frenlemek. Alıkoymak. Baskı altında tutmak. Hapsetmek. Sınırlayıcı.

Prohibitory synonyms : interdictive, stiffer, preventative, inflated, hampering, blocker, hamperers, blockers, steeper, fanciest, frustrative, prohibitor, extortionate, impedient, injunctive, steep, deterrent, stiffest, hurdlers, prohibitive, proscriptive, disruptiveness, prohibiter, hurdler, steepest, frustrating, stiff, fancy, out of sight, hamperer, impeditive, exaggerated, hindering.

Prohibitory zıt anlamlı kelimeler, Prohibitory kelime anlamı

Permissive : Fazla müsamahakar. İzin veren. Her şeye açık. Seçmeli. Aşırı hoşgörülü. Hoşgörülü. Aşırı müsaadekar. Serbest. Liberal. Müsamahakar.

 

Prohibitory ingilizce tanımı, definition of Prohibitory

Prohibitory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A prohibitory price. Implying prohibition. Tending to prohibit, forbid, or exclude. Forbidding. As, a prohibitory law.