Prohibition of transit türkçesi Prohibition of transit nedir

  • Gümrük alanında kullanılır.
  • Bir ülkeden kimi malların düzgeçirilmesine ilişkin yasak.
  • Düzgeçiş yasağı.

Prohibition of transit ingilizcede ne demek, Prohibition of transit nerede nasıl kullanılır?

Prohibition : Kadağan. Yasak. İçki yasağı. İçki yasağı (amer.tar.). Nehiy. Yasaklama emri. Yasak emri. Yasaklama. Yasaklanma.

Of : Den. -in. -nın. In. -den övünerek bahsetmek. Yüzünden. Hakkında. -nin. -den. Karşı.

Transit : Düzgeçiş. Geçiş. Eğlemsiz bir geçişle bir ülkeden diğerine gönderilen tecimsel mal ya da başka nesneler, özdekler. Transit geçiş. Toplu taşıma. Yıldızın burçlar kuşağından geçmesi. Geçmek. Taşıma. Aktarma.

Prohibition of discrimination : Ayrımcılık yasağı.

Prohibition of forced working : Zorla çalıştırma yasağı. Anayasa ve iş yasasında belirtilen dayanaklara göre kişinin ve işçinin zorlama yolu ile çalıştırılmaması.

Prohibition of practice of a profession : Uğraş ve sanattan uzaklaştırma.

Prohibition of incest : Her toplumun kendi anlayışına göre, dirimbilimsel akraba olarak nitelediği erkekle dişi arasındaki evlilik ve evlilik dışı ilişkileri yasaklaması, bk. sililiksizlik, dirimbilimsel akraba, krş. sakınma. Dar anlamda bacı kardeş, geniş anlamda kandaş ya da hısım akraba arasındaki cinsel ilişki ve evlenme yasağı. Sililiksizlik yasağı. Yakınlararası cinsel ilişki yasağı.

 

Port of transit : Malların eylemsiz geçirimi için kullanılan barınak. Düzgeçiş barınağı. Transit limanı.

Prohibition of stopping : Durma yasağı.

İngilizce Prohibition of transit Türkçe anlamı, Prohibition of transit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prohibition of transit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Autonomous rate of duty : Yasal vergi oranı. Gümrük bildirmeliğine, yasa ile ya da onun verdiği yetkiye dayanılarak hükümetçe konulmuş olan ve o ülkece tek yönlü değiştirilebilen vergiler.

Ceiling bond : Gümrük vergisinin, uluslararası antlaşmalar ve görüşmeler sırasındaki düzeyinin üstünde bağlanması. (bu, o ülke için konu alınan vergi oranını, bağlanan düzeyin üstüne kendiliğinden çıkaramama yükümlülüğünü doğurur, a. bk. ödün.). Tavan ödün.

Concession rate : Ödünlü vergi oranı. Bir ülkenin başka bir ülkeyle yaptığı iki yanlı bir antlaşma ile belli edilen gümrük vergisi düzeyi.

Ad valorem basis : Gümrük bildirmeliklerinde, mal değerinin vergiye temel alınması. Değer esası. Değer ilkesi.

Coasting traffic : Bir ülkenin limanları arasında kendi deniz araçlarının işlemesi (küçük kabotaj). deniz araçlarının, o ülke limanları ile dış limanlar arasında işlemesi (büyük kabotaj). Kabotaj.

Brussels nomenclature : Gümrük bildirmeliklerinde yazılı malların bölümlendirilmesinde temel alınan, gümrük işbirliği konseyi'nce düzenlenmiş çizelge. Brüksel mal bölümleme çizelgesi.

 

Boarding and search of ships : Deniz taşıtlarının kontrolü. Deniz taşıtları deneti. Yabancı ülkelerden gelen ya da oralara giden deniz taşıtlarında, ilgili gümrük görevlilerince (koruma memuru) belge ve kayıtların görülüp incelenmesi, kaptana gerekli sorular sorularak sorgu kağıtlarının doldurulması ve taşıtın yoklanması gibi işler. Deniz taşıtların kontrolü.

Composite duties : Karma vergi. Gümrük bildirmeliğinde yer alan belli bir maldan, hem ölçü hem de değer yönünden alınan vergi.

Clearence for home use : Gerekli işlemleri bitirilip giriş vergilerinin ödenmesinden sonra, malın gümrük denetinden çıkması. Yurda sokma.

Bound item : Uluslararası antlaşmalarla başka bir ülkeye verilen ödün sonucu, gümrük vergisine bağlanmış olan mal. Bağlı mal.

Prohibition of transit synonyms : boarding and search of aircrafth, aircraft cargo manifeste, approved routes, clearance through customs, ad valorem duties, commin external tariff.