Prohibitor türkçesi Prohibitor nedir
Prohibitor ingilizcede ne demek, Prohibitor nerede nasıl kullanılır?
Prohibitory : Fahiş. Yasaklayıcı. Engelleyici. Yanına varılmaz (fiyat).
Prohibiton : Yasaklama. Yasak.
Prohibit : Men etmek. Önüne geçmek. Önlemek. Yasak etmek. Engel olmak. Menetmek. Olanak vermemek. Yasaklamak.
Prohibited : Yasak edilmiş. Yasak. Önlemek. Menetmek. Olanak vermemek. Yasaklamak. Yasaklanmış. Yasak etmek. Engel olmak. Önüne geçmek.
Prohibiter : Engelleyici. Yasaklayıcı.
Prohibition of forced working : Anayasa ve iş yasasında belirtilen dayanaklara göre kişinin ve işçinin zorlama yolu ile çalıştırılmaması. Zorla çalıştırma yasağı.
Prohibition of stopping : Durma yasağı.
Prohibition of discrimination : Ayrımcılık yasağı.
Prohibition of transit : Bir ülkeden kimi malların düzgeçirilmesine ilişkin yasak. Düzgeçiş yasağı.
Prohibition on interest rates : Para otoritelerinin doğrudan müdahale ederek faiz ödenmesini yasaklaması. krş. faiz tavanı. Faiz yasağı.
İngilizce Prohibitor Türkçe anlamı, Prohibitor eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Prohibitor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Nix : İptal etmek. Yok. Hiç. Engel olmak. Ufak su perisi. Hiçbir şey. Su perisi. Reddetmek.
Interdict : Hacir altına almak. Menetmek. Yasaklama emri. Yasaklamak. Kadağa. Yasak. Yasaklama kararı. Yasaklama. Men etmek. Kadağa koymak.
Deterrent : Caydıran kimse. Önleyici. Vazgeçiren şey. Caydırıcı şey. Caydırıcı. Yıldırıcı. Caydırıcı silah.
Hamperer : Engel olan veya zorlaştıran kişi veya nesne. Önleyici.
Disruptiveness : Ayırıcılık. Yarıcılık. Bölücülük. Ara bozuculuk. Rahatsızlık vermeye eğilimli. Rahatsızlığa sebep olma. Hasar verici. Bozuculuk. Parçalayıcılık. Bölücü olma.
Injunction : Emir. Mahkeme emri. Uyarma. Kesin emir. Karar. Öğüt. Uyarı. Resmi emir. İhtar. Men.
Illegalise : Suç haline getirmek. İllegal ilan etmek. (britanya ingilizcesi) yasadışılaştırmak. Kanun dışı deklare etmek (illegalize olarak da yazılır). İllegalleştirmek. Kanun ile yasaklamak. Yasadışılaştırmak. Yasaklamak.
Prohibitive : Satın alınamayacak kadar yüksek(fiyat). Himaye edici. Yasak kabilinden. Yanına varılmaz (fiyat). Fahiş. Satın alınmasını imkansız kılan yükseklikteki (fiyat).
Proscription : Sürgüne gönderme. İlga. Yasaklama. Yasak etme.
Impedient : Köstekleyici. Geciktiren. Önleyen. Geciktirici. Önleyici. Köstekleyen. Engelleyen.
Prohibitor synonyms : banning order, prohibiter, rescript, proscriptive, impeditive, blocker, bar, deterrents, injunctive, fiat, veto, cease and desist order, interdiction, hindering, hurdlers, criminalize, interdictory, drastic, restraining, frustrating, decree, inhibitory, command, ban, outlaw, blockers, criminalise, disincentive, vetoer, frustrative, hampering, enjoin, interdictive.
Prohibitor zıt anlamlı kelimeler, Prohibitor kelime anlamı
Decriminalize : Decriminalise. Bir şeyi yasal yapmak (örneğin, esrar). Yasallaştırmak. Suç olmaktan çıkarmak.
Legalize : Meşrulaştırmak. Hukukileştirmek. Yasallık kazanmak. Yasal hale getirmek. Kanunlaştırmak. İmza vb mahkemece tasdiki. Yasallaştırmak. Meşru kılmak. Onaylamak. Kanuni kılmak.
Allow : Hesaba katmak. İtiraf etmek. İzin vermek. Hoş görmek. Kabul etmek. Ayırmak. İmkan vermek. Bırakmak. Sağlamak. Müsaade etmek.
Prohibitor antonyms : decriminalise, permit, permissible.

Bu kısımda Prohibitor kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Prohibitor ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Prohibitor anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Prohibitor ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.