Proscription türkçesi Proscription nedir

Proscription ingilizcede ne demek, Proscription nerede nasıl kullanılır?

Proscriptions : Yasaklama. Sürgün. Sürme. Yasal haklardan mahrum etme.

Proscriptive : Yasaklayan. Kısıtlayıcı. Yasaklayıcı. Yasaklı. Yasak. Yasak eden.

İngilizce Proscription Türkçe anlamı, Proscription eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Proscription ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Order : Durum. Havale. Emir. Bir sayının 10'un tümsayılı üstleri olarak büyüklük düzeyi. bir işlevin kaç kez türevinin alındığını gösteren sayı; bir türevli denklemin en yüksek türevli terimi. Çeşit. Sipariş vermek. Türküm. Hal. Sıralamak. Sipariş etmek.

Expulsion : Çıkarma. Tart etme. Kovma. İhraç etme. İhraç edilme. Atma. Çok ağır bir disiplin suçu işlemiş olan öğrencinin hiçbir okula devamına olanak bırakmayacak biçimde okuldan uzaklaştırılması. Tard etme. Çıkarılma. Atılma.

Banishment : Atma. Kovma. Aforoz. Nefiy. Uzaklaştırma. Sürgün cezası. Sürgün.

Cease and desist order : Haksız uygulamayı durdurma emri. Faaliyetten men. Haksız uygulamayı durdurma emri (hukuk terimi). Bir kuruma haksız bir uygulamayı durdurması için verilen emir. Yapı tatil tutanağı.

 

Injunction : Kesin emir. Resmi emir. Men. İhtar. Öğüt. Uyarma. Emir. Uyarı. Karar. Mahkeme emri.

Avoidances : İmtina. Kurtulma. Kaçınma. Fesih. Uzak durma. Sakınma. İptal.

Rescript : Buyruk. Resmi bildirge. Beyan. Papa veya roma imparatorunun verdiği yazılı cevap. Ferman. Tebliğ. Emir.

Disbarment : Barodan kovma. Barodan kovulma. Barodan ihraç edilme. Barodan men. Barodan ihraç etme. Barodan ihraç.

Riddance : Atlatma. Kurtulma. -den kurtulma. Başından atma. Kurtarma.

Enjoinder : Sıkı emir. Emir. Yasak. Kısıtlama. Taraflardan birine belirli bir davranışta bulunmamasını emreden karar. Emir verme. Sıkı uyarı. Buyruk.

Proscription synonyms : banning order, enjoining, repeal, interdict, inhibition, abrogation, crackdowns, edict, abolishment, relegation, anathematization, transportation, rejection, interdiction, extinction, banning, exile, enjoinders, decree, forbidding, enjoinment, excommunication, prohibition, ostracism, embargo, interdicting, exclusion, ejection, embargoes, abolition, deportations, interdicts, avoidance.

Proscription ingilizce tanımı, definition of Proscription

Proscription kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Outlawry. The act of proscribing. As, under the triumvirate, many of the best Roman citizens fell by proscription. A dooming to death or exile. Specifically, among the ancient Romans, the public offer of a reward for the head of a political enemy.