Rescript türkçesi Rescript nedir

Rescript ile ilgili cümleler

English: I'll give you a prescription.
Turkish: Size bir reçete vereceğim.

English: Ali took a pill from the prescription bottle and put it in his mouth.
Turkish: Ali reçete şişesinden bir hap aldı ve onu ağzına koydu.

English: Can you get that medicine over the counter or do you need a prescription?
Turkish: Bu ilacı reçetesiz alabiliyor musunuz, yoksa reçete almanız gerekiyor mu?

English: Don't ingest antibiotics without a medical prescription.
Turkish: Reçetesiz antibiyotik almayın.

English: Sorry, we can't fill this prescription here.
Turkish: Üzgünüm, bu reçeteyi burada dolduramam.

Rescript ingilizcede ne demek, Rescript nerede nasıl kullanılır?

Rescripts : Ferman. Resmi bildirge. Tebliğ. Papa veya roma imparatorunun verdiği yazılı cevap. Beyan. Buyruk. Emir.

Commencement of prescription : Yasalarda işin gereği, konunun çeşidi ve yapılacak işlemin özelliği bakımından bilimsel yönleri ile incelenilerek temel yargılara bağlanan süre aşımı başlangıçları. Zaman aşımı başlangıcı.

Do you have a prescription : Reçeteniz var mı.

Fill a prescription : Reçetedeki ilaçları vermek.

Green prescription : Psikotrop ilaçlar için hazırlanan reçete. Yeşil reçete.

 

Imprescriptible : Her zaman geçerli. Zamanaşımına uğramayan. Zaman aşımına uğramayan. Kazanılmış. Hükmü geçmez. Daimi. Sürekli. Müktesep.

Imprescriptibility : Yasal olarak elde edilmiş olma (hukuk terimi). Kazanılmış olma. Daimi olma. Zamanaşımına uğramama. Sürekli olma.

Nonprescriptive : Reçete gerektirmeyen. Reçetesiz satılan. Reçetesiz ilaç veya tedavi.

Negative prescription : Zamanaşımı. Zaman aşımı. Müruru zaman.

Make up a prescription : Reçete hazırlamak.

İngilizce Rescript Türkçe anlamı, Rescript eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rescript ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Captive : Mahpus. Mahkum. Baskı altında. Rehine. Esir düşmüş. Tutsak. Kısıtlanmış. Köle. Tutsak edilmiş.

Biddings : Buyurulan şey. Buyurma. Teklif. Fiyat verme. Emretme. Teklif verme.

Communiques : Bildiri. Tebliğler. Duyuru.

Communicating : İlbağ. İlişki kurma. Bilgi aktarma faaliyeti ile ilgili.

Written material : Bir yazarın çalışması. Yazılı herhangi bir şey. Yazarın yazılı çalışması. Yazılı materyal. Yazılı malzeme. Yazım eseri.

Avowal : Açıkça söyleme. Kabul etme. İtiraf. Doğrulama. İkrar.

Fiats : Yetki. İrade. Karar. Resmi izin. Hüküm.

Writing : Makale. Kitap. El yazısı. Yazım. Duygu ve düşüncelerin yazılı olarak anlatılabilmesi için bir dildeki sesleri harf, hece veya şekillerle göstermeye yarayan işaretler dizisi, alfabe düzeni. dünya dillerinde hece yazısı, resim yazısı (hiyeroglif) ve alfabe yazısı olmak üzere başlıca üç yazı sistemi vardır bunlara bk. Bilişim, gramer alanlarında kullanılır. Yazılı eser. Yazarlık. Verileri, sürekli ya da geçici bir biçimde, bir belleğe ya da bir veri ortamına işleme. bir yazmaçta ya da ana bellekte bulunan veriyi dış bellek ortamına, çıktı biçiminde aktarma. Yazma.

 

Avowals : Doğrulama. İkrar. İtiraf. Kabul etme. Açıkça söyleme.

Proclaims : Duyurmak. Yere göğe koyamamak. Yere göğe sığdıramamak. Beyan etmek. Bildirmek. Açığa vurmak. Belli etmek. İlan etmek. İlan.

Rescript synonyms : piece of writing, revisal, proclaiming, asseverations, enactments, declaration, annunciations, behest, command, description, proclaim, revise, imper, edicts, writs, conveying, manifesto, declarations, professions, commanding, imperial order, enjoinders, revising, expositions, amirs, appointment, rewrite, ameers, communication, communique, firman, edict, behests.

Rescript ingilizce tanımı, definition of Rescript

Rescript kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hence, an edict or decree. The answer of an emperor when formallyconsulted by particular persons on some difficult question.