Rescripts türkçesi Rescripts nedir

Rescripts ingilizcede ne demek, Rescripts nerede nasıl kullanılır?

Prescripts : Yönerge. Kanun. Emir. Hüküm.

Rescript : Ferman. Resmi bildirge. Emir. Buyruk. Tebliğ. Beyan. Papa veya roma imparatorunun verdiği yazılı cevap.

Commencement of prescription : Zaman aşımı başlangıcı. Yasalarda işin gereği, konunun çeşidi ve yapılacak işlemin özelliği bakımından bilimsel yönleri ile incelenilerek temel yargılara bağlanan süre aşımı başlangıçları.

Do you have a prescription : Reçeteniz var mı.

Fill a prescription : Reçetedeki ilaçları vermek.

Nonprescriptive : Reçetesiz ilaç veya tedavi. Reçetesiz satılan. Reçete gerektirmeyen.

Make up a prescription : Reçete hazırlamak.

Prescription : Süre aşımı. Zamanaşımına dayanan hak. Hukuk, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Süreaşımı. Zaman aşımı. Aranılmaması nedeni ile bir hakkın yasaları yargılarına göre düşmesi için geçmesi gereken süre. Zamanaşımı. Buyruk. Talimat. Zaman aşımı ile kazanılan hak.

Green prescription : Psikotrop ilaçlar için hazırlanan reçete. Yeşil reçete.

Imprescriptible : Daimi. Sürekli. Kazanılmış. Her zaman geçerli. Zamanaşımına uğramayan. Müktesep. Hükmü geçmez. Zaman aşımına uğramayan.

 

İngilizce Rescripts Türkçe anlamı, Rescripts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rescripts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Imper : Emir kipi. Zorunluluk. Bir emir veya talep durumunda kullanılan biçim (gramer). Gereklilik. Emir kipindeki fiil (gramer). Komuta. İmperative (gereklilik).

Enjoinders : Sıkı emir. Yasak. Yasaklama. Sıkı uyarı. Kısıtlama. Yasak etme. Taraflardan birine belirli bir davranışta bulunmamasını emreden karar. Emir verme.

Enactments : Kanun. Kanunun kabulü. Kanunlaştırma. Performans. Hüküm. Sunum. Yasalaştırma. Kararname. Düzenleme.

Commandment : Allah'ın emri. Suç işlemeye teşvik etme. Suç işlemeye tahrik etme. On emirden biri. On emir'den biri. İcra emri.

Professions : Meslekler. İş. Kelime i şahadet. İnancın açıklanması. Yemin. Sanat. Uzmanlık alanı. Uğraşı. Uğraş.

Imperative : Zorunluluk. Emir kipi. Tasarlanan, yapılması istenen işi emir veya dilek biçiminde ifade eden, zaman ve şahıs kavramının aynı ekle verildiği tasarlama kipi. bugün, tt.’nde bu kip daha çok ve şahıslarda kullanılır. şahıslarda emir ve istek kipleri iç içe girmiştir; eki -(y)ayım -(y)alım’dır. teklik şahısta emir doğrudan fiil kök veya gövdesinin söylenmesiyle oluşturulur. çokluk şahıs için -ın/-un, -ınız/-unuz, teklik şahıs için -sın/-sun, çokluk şahıs için -sınlar/-sunlar ekleri kullanılır: gel-eyim, otur-alım; gel, gelin (geliniz); gelsin, gelsinler gibi. kendi kendime gidip şu işi yapayım dedim. kalk gidelim artık. gel bakayım, ne oldu parmağına? (m.ş. esendal, ev ona yakıştı, s. 122). asla örtülü şeylere meyletme (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 99). ey güneş! siyah peçeli hatunun ay, sarı saçlı çocukların yıldızlarla başımızın üstünde dolaş ve bize doğru yolu göster! (a.h. müftüoğlu. çoğlayanlar, s. 16). pencereleri açın! kapıları açın! hava girsin! (a.h. müftüoğlu, göst. e. s. 129). delikanlı, nafile yere gözlerin arkada kalmasın! (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 98). şimdiye kadar yapılanları unutsunlar (göst. e.) aldanma ki sen bir susamış ruh, o bir aç; || sen bir susamış ruh, o bütün ten ve biraz saç; || ummana çıkar burda bugün beklediğin yol, || at kalbini girdaba, açıl engine, ruh ol (y.k. beyatlı, deniz, kendi gök kubbemiz, s. 128). || «ver allahım ver! ver ki şenelsin dünya. çayır çimen, kurt kuş da allah diye çağırıyor. ver! sellice ver!» (y. kemal, ortadirek, s. 386). vb. Buyrultu. Zorunlu şey. Tahakküm. Emreden. Şart.

 

Command : Hakimiyet. Cimnastikte, alıştırmaları yaptırmak için verilen kısa emirler. Kontrol etmek. Bilgisayar, jimnastik alanlarında kullanılır. Komuta. Layık olmak. Komut. Hükmetmek. Hüküm sürmek.

Writ : Müzekkere. Karar. İlam. Yazı. Yazılı emir. Mahkeme emri. Adli merciden gelen yazılı emir. Resmi emir. Bildiri.

Profession : İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. İş. Uğraşı. İnancın açıklanması. İddia. Bir kimsenin geçimini sağlamak için sürekli yaptığı; bilgi, eğitim veya yaratıcı güç gerektiren etkinlik. Yemin. Belli bir meslek üyeleri. İşkolu.

Rescripts synonyms : nnrti, non nucleoside reverse transcriptase inhibitor, delavirdine, firman, behest, declaring, communicating, asseverations, conveying, letters patent, avouchment, ordinance, biddings, bidding, asseveration, edicts, declarations, commandments, conveyance, edict, box office, description, behests, amount, annunciation, irade, avowal, avowals, proclaiming, appointment, ordinances, commanding, proclaims.