Enactments türkçesi Enactments nedir
- Emir.
- Hüküm.
- Kanun.
- Mizansen.
- Sunum.
- Kanun yapma.
- Yasalaştırma.
- Performans.
- Kanunun kabulü.
- Konunun kabulü.
- Düzenleme.
- İrade.
- Buyruk.
- Kararname.
- Kanunlaştırma.
Enactments ingilizcede ne demek, Enactments nerede nasıl kullanılır?
Reenactments : Yeniden sahneleme.
Legislative enactment : Kanun yaratma. Kanunu yürürlüğe sokma. Kanun yapma. Yasal olarak kanunlaştırma.
Enactment : Kabul. Yasa. Kararname. Kanun çıkarma. Kanun.
Reenactment : Yeniden sahneleme.
İngilizce Enactments Türkçe anlamı, Enactments eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Enactments ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Attaintment : Mülkiyet haklarını kaybetme. Vatandaşlık hakkını kaybetme durumu. Vatandaşlık hakkını kaybetme. İdam hükmü verilmesi üzerine medeni hukukun kaldırılması. Karar. Mülkiyet haklarını yitirme.
Legitimization : Haklı çıkarma. Bir şeyi meşru yapma veya meşru olduğunu ilan etme. Yasallaştırma. Yetki verme (ayrıca legitimisation). Meşrulaştırma.
Playing : Oynayan. Oynak. Oynama. Oynanmak üzere yazılan bir yapıtın sahnede tiyatro sanatçıları tarafından oynanması. Okuyor. Oyun. Okunuyor. Yürütülüyor. Çalma.
Biddings : Teklif. Teklif verme. Buyurma. Fiyat verme. Buyurulan şey. Emretme.
Ascendancy : İtibar. Hüküm sürme. Nüfuz. Üstünlük. Egemenlik. Güç.
Enjoinders : Sıkı uyarı. Kısıtlama. Sıkı emir. Taraflardan birine belirli bir davranışta bulunmamasını emreden karar. Yasak. Emir verme. Yasak etme. Yasaklama.
Role : Bir oyuncunun bir filmde ya da televizyon oyununda yaratması gereken kişilik. Sıfat. Üstlence. Rol yapmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Rol. Bir bireyin toplumsal işbölümü gereği yerine getirdiği işlev ya da bir işmenin üstlendiği işpayı. Bir tiyatro yapıtında oyuncunun canlandırdığı ya da gösterdiği kişiliği ortaya çıkaran, sözleri ve hareketleri içeren bütün. Görevi. Görev.
Composition : Yapıt. Bileşim. Görünge kurallarına dayanılarak, varlıkları ve nesneleri uzayda en uygun biçimde yerleştirme yoluyla görüntüye derinlik kazandırma çabası. işlikteki ışık kaynaklarının, görünçlüğün gereklerine, oyuncuların ve alıcının devinimlerine göre yer, yön, yeğinlik bakımından hazırlanması. Anlama. Yazı. Batkınlılar ile alacaklıları arasında yapılan sözleşme. Kişinin kişisel bilgi ve görgüleriyle yeteneklerini başkalarının bilgi ve görgüleriyle birleştirerek bir yapıt yaratması. Nitelik. Bileştirme. Tahrir.
Act of parliament : Kanun (ingiliz ingilizcesi). Yasa. Kanun (ingiltere). Parlamento kararı. Meclis kararı.
Legi : Yasa. Kural.
Enactments synonyms : legalizations, enactment, decors, freedom, direction, collocation, law making, portrayal, laws, decor, adjudgment, legalising, edict, alignment, performance, coordination, lawmaking, arrangement, collocations, adjudgement, legitimizations, becks, codifications, appointment, supply, commanding, decree, lege, assize, bylaw, legislations, law, legalization.

Bu kısımda Enactments kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Enactments ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Enactments anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Enactments ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.