Role türkçesi Role nedir
- Bir bireyin toplumsal işbölümü gereği yerine getirdiği işlev ya da bir işmenin üstlendiği işpayı.
- Görevi.
- Üstlence.
- Sıfat.
- Rol.
- Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Rol yapmak.
- Görev.
- Bir oyuncunun bir filmde ya da televizyon oyununda yaratması gereken kişilik.
- Bir tiyatro yapıtında oyuncunun canlandırdığı ya da gösterdiği kişiliği ortaya çıkaran, sözleri ve hareketleri içeren bütün.
Role ile ilgili cümleler
English: He played an important role on the committee.
Turkish: O, komitede önemli bir rol oynadı.
English: He plays the role of Macbeth with great skill.
Turkish: O, büyük yeteneğiyle Machbeth rolü oynar.
English: He has become a role model for his younger stepbrother.
Turkish: Genç üvey erkek kardeşi için örnek insan oldu.
English: Bob will play the leading role for the first time in the next school festival.
Turkish: Bob gelecek okul festivalinde ilk kez başrol oynayacak.
English: Culture plays a dynamic role in shaping an individual's character, attitude, and outlook on life.
Turkish: Kültür bir bireyin karakterinin, davranışının ve hayata bakış açısının şekillenmesinde dinamik bir rol oynar.
Role ingilizcede ne demek, Role nerede nasıl kullanılır?
Role conflict : Rol karmaşası. Rol çatışması.
Role playing : Rol oynama. Oynayan taraflar. Bir çatışmanın farklı taraflarında yer alacak şekilde hareket etme. Hareket eden bölümler.
Economic role of marks : Markaların ekonomik görevi. Markaların, geniş halk toplulukları üzerindeki olumlu ya da olumsuz görevi.
Serve as a role model : İyi bir örnek olarak hareket etmek. Bir rol model gibi hizmet etmek.
Built in role : Yerleşik görev.
Play a role : Rol oynamak. Rol yapmak. Payı olmak.
Social role : Toplumsal rol. Sosyal rol. Bir toplumda ya da toplumsal kümede bireylerin içinde bulundukları orun gereği yüklendikleri işlev. Toplumsal işpayı.
Star role : En önemli rol.
Passive role : Ceben. Cübn.
Theatrical role : Rol.
İngilizce Role Türkçe anlamı, Role eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Role ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hat : Şapka. Başlık.
Lieu : Yer. Mekan. Mahal.
Function : Çalışmak. Görev yapmak. Bir nesnenin ya da bir kimsenin gördüğü iş, kendisinden beklenen eylem. iş görme yetisi. belli bir değişkenle ilişkili olan herhangi bir matematiksel ifade. Bir organ ya da bölgeye özgü olan doğal faaliyet. fonksiyon. Fonksiyon. İş. Bir değişkenin değerlerine karşılık atanan sayılar topluluğu. Herhangi bir şeyin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev. Bir ekin öğesinin belli bir toplumsal düzenin uyumlu işleyişine yaptığı katkı. bir yapının gerçekleştirebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme olanağı veren eylem türü ya da türleri. Faaliyette bulunmak.
Villain : (film veya hikaye) kötü karakter. Ortaçağ köylüsü. Cani. (filmdeki) kötü adam. Çapkın. Hain. Zalim. Kabadayı. Özellikle melodramların kahramanı ile sürekli çekişme içinde bulunan ve oyunun sonunda alt edilen, sevimsiz bir oyun kişisi. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.
Adjectival : Sıfat gibi kullanılan. Sıfatlık. Sıfat yapısında. Sıfat cinsinden.
Performs : Konser vermek. Gerçekleştirmek. Uygulamak. Yerine getirmek. Performans sergilemek. Oynamak. Tiyatro yapmak. İşlemek. Oynamak (rol).
Sham : Numara yapmak. Sahtelik. Yalan. Yapma. Yapmacık. Taklit. Dolandırıcı. Yalandan yapmak. Yapar gibi yapmak. Sahte.
Characters : Harf türü. Özellik. Kişilik. Nitelik. Şan. Kahraman. İsim. Ahlak. Harf.
Feign : Taklit etmek. Taslamak. Gibi görünmek (yapar). Numarası yapmak. Vurmak. Yalandan yapmak. Gibi yapmak. Davranışta göstermek. Uydurmak.
Title role : Oyuna adını veren rol. Oyuna adını veren bölüm. Oyuna adını veren karakter. Başrol. Bir oyunun gelişmesinde asal katkısı olan rol.
Role synonyms : minor role, attribution, commission, status, playact, part, stead, adj, lines, second fiddle, business, portrayal, portfolio, position, play a role, feigns, play a part, acted, perform, heroine, businesses, ploying, office, ploy, play act, berths, characterization, enactment, pretence, determinant, put on an act, adjectives, heavy.
Role zıt anlamlı kelimeler, Role kelime anlamı
Uselessness : Faydasızlık. Kullanışsızlık. Yararsızlık. İşlevsizlik. Hayırsızlık. Yaramazlık. Boşunalık. İşe yaramazlık.
Functional : Pratik. Fonksiyonel. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. İşlevsel. Ameli. Görevini yapar. Eylem veya işlevle ilgili olan. hastalıkta işlevi etkileyen, ancak yapısını bozmayan. Kullanışlı. İş görür. Görevsel.
Inutility : Faydasızlık. Yararsızlık.
Role antonyms : nonfunctional, inactivity.

Bu kısımda Role kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Role ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Role anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Role ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.