Hat nedir, Hat ne demek

Hat; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Çizgi.
  • Yazı.
  • Yüzü biçimlendiren çizgi ya da kırışıklık.
  • Savunma veya saldırma amacıyla bir araya getirilmiş asker dizisi.
  • Elektrik akımı taşıyan tel veya kablo sistemi.
  • Biçim.
  • Kanal
  • Sınır.
  • Ulaşım sağlayan bir taşıtın uğradığı yerlerin bütünü, yol, geçek.

"Hat" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Demir yolu hattı. Otobüs hattı."
  • "Vücut hatlarını korumak lazım."
  • "Bir kablodan muhtelif hatlar çıkar." - S. F. Abasıyanık
  • "Dalga dalga ilerleyen hücum hatlarımız birinci düşman siperlerine girdi." - A. Gündüz
  • "Kumral bıyıkları ve ölçülü yüz hatlarıyla her zamanki kadar yakışıklıydı." - İ. O. Anar

Hat hakkında bilgiler

Hat şu anlamlarda olabilir.

Hat ile ilgili Cümleler

  • Haritadaki kırmızı hat bir demiryolunu temsil ediyor.
  • Hat hâlâ meşgul.
  • Hat meşgul.
  • Telesekreterde bir mesaj: "Lütfen beni sonra ara. 18.00'e kadar cep telefonumdan, ondan sonra ise sabit hat üzerinden bana ulaşabilirsin.
  • Hat kesildi.
  • Varsovie ve Berlin arasına direkt hat var mı?
  • Bay Smith'e ulaşmaya çalıştım ama hat meşguldü.

Hat kısaca anlamı, tanımı:

Hat çekmek : Telefon, telgraf tellerini döşemek veya direklere germek.

Hat bekçisi : Demir yolunu, telefon ve telgraf hatlarını gözetleyip korumakla görevli kimse.

 

Hattıhareket : Tutulan yol, tutulacak yol, davranış, tutum.

Ana hat : Su, elektrik, telefon, gaz vb.ndeki hatların dağıtımının yapıldığı merkezî hat. Asıl veya en belirgin özellik. Atık su giderlerinin toplandığı merkezî hat. Ana yol.

Dar hat : Dar demir yolu.

Demir hat : Demir yolu.

Dış hat : İş yerlerinde bulunan santrallerde iş yerinin dışarıyla bağlantısını sağlayan haberleşme ağı.

Faturalı hat : Bağlı bulunulan işletme tarafından faturalandırılan cep telefonu hattı.

Faturasız hat : Bağlı bulunulan işletme tarafından fatura gönderilmeden, kontör satın alınarak kullanılan cep telefonu hattı.

Havai hat : Maden işletmeciliği, haberleşme, dağcılık vb. alanlarda ulaşımı sağlamak için bir hat boyunca dikilmiş direkler arasına gerilen tel, yol.

Hüsnühat : Güzel yazı sanatı.

İç hat : İş yerlerinde bulunan santrallerde iş yeri içindeki bağlantıyı sağlayan haberleşme ağı.

Kör hat : Demir yollarında arkası kesik hat.

Ana besleme hattı : Ana anahtar, üreteç barası veya çevirgeç barasından ana dağıtım merkezine gelen besleme hattı.

Ana kolon hattı : Kuruma veya ortaklığa ait besleme noktasından, abonenin sayacına kadar olan besleme hattı.

Ateş hattı : Savaşta en ilerideki birliklerin ellerindeki silahlarla ateş açabilecekleri hat.

Avcı hattı : Savaşta düşmana doğru dağılarak ön safta ilerleyen asker topluluğu.

Bağlama hattı : İki ayrı sistemi birbirine bağlayan ve bu sistemler arasındaki enerji alışverişini sağlayan hat.

Borda hattı : Donanma gemilerinin bir sırada ve paralel olarak gitmek için aldıkları durum.

Boru hattı : Doğal gaz arıtma ünitesinden alınan gazın, bir veya daha fazla dağıtım veya tüketim merkezine taşınması amacıyla tesis edilen boru şebekesi, boru yolu. Petrolü, çıktığı yerden başka yere akıtan boru tesisatı, boru yolu.

 

İstiva hattı : Ekvator.

Karakol hattı : Sınırda bulunan karakolların oluşturduğu hat.

Link hattı : İki nokta arasında haberleşmeyi sağlayan sistem.

Pruva hattı : Gemilerin birbirinin ardı sıra gitmek için aldıkları durum.

Ring hattı : Bir toplu taşıma aracının ilk ve son durağının aynı nokta olduğu hat.

Su hattı : Su kesimi.

Telefon hattı : Telefon tesisini ve iletişimini sağlayan tel örgü ağı.

Telgraf hattı : Telgraf iletişimini sağlayan tel örgü ağı.

Tramvay hattı : Tramvayın üzerinde hareket ettiği demir rayların döşendiği tahsisli yol.

Dış hatlar : Hava yollarında dış ülkelere gidiş dönüşün yapıldığı terminal. Yurt dışı ulaşımını sağlayan yol.

İç hatlar : Yurt içi ulaşımını sağlayan yol. Hava yollarında yurt içi yolculukların yapıldığı terminal.

Şehir hatları : Şehir içi ulaşımı. Şehir içi yolları.

Çizgi : Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim. Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır. Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril. Temel. Yüz ve vücut hatlarının her biri.

Yazı : Alfabe. Metal paraların üzerinde değeri yazılan yüzü. Harfleri yazma biçimi. Herhangi bir konuda yazılmış bilim, düşünce ve sanat ürünü. Anlam, sanat veya biçim bakımından yazılan şey, makale. Düz yer, ova, kır. Yazgı. Düşüncenin belli işaretlerle tespit edilmesi, yazma işi.

Kanal : İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat.

Sınır : Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Uç, son. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Kırışıklık : Kırışık olan yüzeyin durumu. Kırışık olma durumu. Kırışmış olan yer, kırışık.

Biçim : Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Biçme işi. Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Tarz.

Hat blok anestezi : Yerel infiltrasyon anestezisi sırasında anestezik maddenin kesi yapılacak hat boyunca enjekte edilmesi biçiminde uygulanan anestezi tekniği.

Hat yetiştirme : Aynı soyda olan hayvanların çiftleşmesiyle yapılan yetiştirme biçimi.

Diğer dillerde Hat anlamı nedir?

İngilizce'de Hat ne demek? : n. headcovering shaped from fabric or other material; person's role or position

v. put on a hat; cover with a hat; provide with a hat

v. have, possess; contain; must

Fransızca'da Hat : ligne [la]

Almanca'da Hat : n. Linie, Zug

Rusça'da Hat : n. линия (F), цепь (F), путь (M), трасса (F), проводка (F), грань (F), почерк (M), каллиграфия (F)

adj. путевой