Adjectival türkçesi Adjectival nedir
- Sıfat cinsinden.
- Sıfat gibi kullanılan.
- Sıfat yapısında.
- Sıfatlık.
- Sıfat.
Adjectival ingilizcede ne demek, Adjectival nerede nasıl kullanılır?
Adjectival construction : Sıfat tamlaması. Somut, soyut adları ve kavramları çeşitli yönleriyle nitelemek veya belirtmek maksadıyla ve ona bağlı sıfatın tamlama dizilişinde oluşturduğu söz grubu. bu dizilişte sıfat tamlayan, sıfat tarafından nitelenen veya belirtilen ad tamlanan görevindedir: evet, pekala biliyorum ki, bir gün ben her şeyi bırakıp bu küçük yola dalarsam onun bittiği yerde bütün saadet ve hasretlerimi, eski yaşanmış rüyalarımı bulacağım, temiz, yepyeni, mesut bir adam olacağım (a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları: bir yol, s.123). bu kötü günlerinde gülsüme bir ana gibi bakıyordu (r.n. güntekin, kızılcık dalları, s.29). tahir ağa, bugüne kadar üç nesil yetiştirmişti (r. n. güntekin, göst.e., s.29). sonra kızgın, dumanlı bir grup oldu; ezan sesleri arasında kısık, uyuşuk lambalar birer birer yanıp kasabayı kasvetli bir gece sardı (r.h.karay, memleket hikayeleri: şeftali bahçeleri, s.33). ben bu rüyayı on yedi yaşımda iken görmüş ve onu senelerce şehir şehir, sokak sokak aramış, daha ilk karşılaşmamızda, göğsüm daralarak: işte bu odur! demiştim (t. buğra, yarın diye bir şey yoktur, s. 35) vb.
Adjectival noun : İsim olarak kullanılan sıfat. İsim işlevi olabilen sıfat.
Adjectivally : Sıfat olarak. Sıfat gibi kullanılarak. Sıfat olarak (gramer).
Adjective : Sıfat. Önad. Tabi. Sıfat gibi kullanılan. Bir özne, konu ya da nesneyi niteleyen ve değerleme ölçeklerinde ölçüm sürekliliği üzerindeki çeşitli kesim noktalarını göstermeye yarayan sözcük. Yüklenç. Nitem. Bağlı. Biçimsel. Sabitleştiricili.
Adjective law : Usul hukuku. Şekli hukuk. Şekil hukuku.
Demonstrative adjective : İşaret sıfatı. İşaret sıfatları. Gösterme sıfatı. Somut ve soyut varlıklarla türlü nesne ve kavramları yer, zaman ve tasavvurda uzaklığına göre işaret ederek belirten, sıfatlar: bu, şu, o: bu zevahir alemindeki her fiilimiz o ulvi sarhoşluğu bozmadan başka bir şeye yaramadı (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 15). şimdi bu geceler üstünden boğaz'ın çabuk akan suları kadar çok zamanlar geçti (a. ş. hisar, boğaziçi mehtapları, s. 226). bari, şu hastalık olmasaydı (a. h. tanpınar, huzur, s. 18). bu ümidin ne kadar zayıf olduğunu size bir kelime ile söyliyeyim (a. h. tanpınar, göst.e. s. 337). bu şiirler, bizim gençliğimizin lezzeti ve zerafeti olmuştu. o zaman haşim'in musikisine denilebilir ki, kimse erişememişti (a. ş. hisar, ahmet haşim-yahya kemal'e veda, s. 118). şu memlekette bilhassa "benimdir"in manasını yeniden öğretmeye lüzum vardı (a. n. asya ayın aynasında, s. 10). bu kan kokusu, bu vuruş kırış, bu öç, bu zulüm nedir, deme (s. ayverdi, yusufcuk, s. 120) vb. bk. sıfat.
Determinative adjective : Adları işaret, soru, belirsizlik ve sayı bakımından belirten sıfat: bu yaz, şu ağaç, kaç gün, hangi çocuk, kaçar kişi, kaçıncı defa, bir akşam, bütün gün, kimi zaman, her yıl, üç çocuk, sekiz hafta, birinci dönem, birer portakal, ikişer elma, ikili anlaşma, yedili şamdan vb. Belirtme sıfatı.
Indefinite adjective : Kişileri, nesneleri ve diğer kavramları karşılayan adları; sayı, miktar vb. bakımlardan kabataslak gösteren sıfat: bir akşam birkaç kişi, her gün, hiç kimse, bazı insanlar, bütün yollar, çoğu zaman, az para çok iş, herhangi biri, falanca yerden, filanca iş, biraz anlayış, birçok bakımdan, başka taraftan, öbür masaya vb. bütün akşam onu dinlerken, çok rahatsız uykularda birdenbire kilitlenmiş çenelerin vehmi olan o yorucu ve yarı kabus konuşmaları hatırlamıştı (a. h. tanpınar, huzur, s. 272). öyle zannedildiği gibi şakaya gelecek, kolay kolay tepesine çıkılacak bir adam olmadığını göstermek için bu ne güzel bir fırsattı (r. n. güntekin, kızılcık dalları, s. 59). güneş çekildi, her tarafa gölgeler doldu, kavakların yüksek yaprakları tekrar aydınlandı (r. h. karay, memleket hikayeleri, s. 106). Topluluk sayı sıfatı. Belgisiz sıfat. Belirsizlik sıfatı. Belgisizlik önadı.
Adjectives : Sıfatlar. Sıfat. Önad.
Interrogative adjective : Soru sıfatı. Adın yerini, sayısını, durumunu ve zamanını soru yoluyla belirten sıfat: kaç defa, hangi çocuk, kaçıncı kat, ne zaman gibi. || aile yadigarları ne güne duruyor? rehine veririz, bir şey yaparız (a. h. tanpınar, yaz yağmuru, s. 50). bu işi kaç günde bitirebilirsiniz? hangi şarkıcılar, hangi, şarkılar?... (y. k. karaosmanoğlu, göst.e.: s. 109). adada kayınbabasının köşkünde kaldıkları zamanlar kaç sabah şafağın taze saatlerinde barbunya avlamıştı? (a. ş. hisar, çamlıcadaki eniştemiz, s. 85). ne zaman ondan bahsedecek olsam elime sarıldınız, bana başka şeyler anlattınız (a. h. tanpınar, yg, s.316) vb.
İngilizce Adjectival Türkçe anlamı, Adjectival eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Adjectival ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Character : Canlının morfolojik ve fizyolojik özelliklerinden her biri. Özyapı. Damga. İnsanın etkinliklerine, yaşama koşullarına bağlı olan ve eylemlerinde açığa vurulan durağan düşünüş özelliklerinin tümü. Nitelik. Ahlak. Rol. Belli ahlak ölçülerine göre değerlendirilen kişilik. bir organizmanın belirgin yönü ya da yönleri. bir şeyi benzerlerinden ayıran temel özellik. Nevi şahsına münhasır bir kimse. İsim.
Capacities : Hacim. Güç. İktidar. Yeterlik. Kabiliyet. Verim. Kapasite. Yetenek.
Attributive : Niteleyici sözcük. Niteleyen. Atfeden. Niteleyici. Veren.
Epithet : Lakap. Laf. Hakaret. Sanlık. Epitet. Belgeç. Yakıştırma. Herhangi bir türün isminde, cins isminden sonra yazılan, türün adını belirleyen sıfat ya da isim. pinus (cins ismi) nigra (epitet). Söz (övücü veya hakaret edici).
Attribution : Nitelik. Yorma. Hassa. Atıf. Yükleme. Atfetme. Bağlama. Öz nitelik. Niteleme.
Attributives : Niteleyici sözcük.
Adjectives : Önad. Sıfatlar.
Adjective : Önad. Nitem. Biçimsel. Bir özne, konu ya da nesneyi niteleyen ve değerleme ölçeklerinde ölçüm sürekliliği üzerindeki çeşitli kesim noktalarını göstermeye yarayan sözcük. Yüklenç. Sabitleştiricili. Bağlı. Tabi.
Determinant : Hakim olan. Determinant. Çizgisel denklem takımlarının çözümü için konulmuş işlemsel bir kural; n'inci dereceden bir belirteç, n dikeç ve n dizeç olarak öbeklenmiş n2 sayılı bir çizelge oluşturur. Belirleyici faktör. Tayin eden. Belirteç. Ad ve sıfat tamlamalarında tamlamanın birinci ögesini oluşturan ad ve sıfat: yaz yağmuru, türkiye gerçeği, can borcu, tahta kaşık, günlük yaşayış, türkçe öğretmeni, koşum takımları, tepenin eteği, günün nüktesi, kemerli kapı, acı söz, uzak yol, bizim çocuk, kaçıncı sıra, sarışın dilber, görünmez kaza, gizli kapaklı işler vb. Belirtken. Belirleyici etken.
Attributions : Nitelik. Bağlama. Özellik. Yorma. Atfetme. Dayandırma. Hassa. Atıf. Öz nitelik.
Adjectival synonyms : adj, determinants, characters, adjektive, capacity.
Adjectival ingilizce tanımı, definition of Adjectival
Adjectival kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or relating to the relating to the adjective. Adjective. Of the nature of an adjective.

Bu kısımda Adjectival kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Adjectival ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Adjectival anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Adjectival ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.