Imper türkçesi Imper nedir
- Bir emir veya talep durumunda kullanılan biçim (gramer).
- Komuta.
- Emir kipi.
- Emir.
- Gereklilik.
- Emir kipindeki fiil (gramer).
- İmperative (gereklilik).
- Buyruk.
- Zorunluluk.
Imper ile ilgili cümleler
English: Ali impersonated a doctor.
Turkish: Ali doktor taklidi yaptı.
English: He was impertinent to his father.
Turkish: O, babasına karşı küstahtı.
English: Being happy doesn't mean that everything is perfect, but rather that you've decided to look beyond the imperfections.
Turkish: Mutlu olmak her şeyin mükemmel olduğu anlamına gelmez fakat aksine eksikliklerin ötesine bakmaya karar vermenizdir.
English: Ali does impersonations of famous people.
Turkish: Ali ünlü kişilerin taklitlerini yapar.
English: Don't be impertinent.
Turkish: Haddini aşma.
Imper ingilizcede ne demek, Imper nerede nasıl kullanılır?
Imperatival : Emir belirten. Emir.
Imperative : Şart. Buyruk. Zorunlu şey. Tasarlanan, yapılması istenen işi emir veya dilek biçiminde ifade eden, zaman ve şahıs kavramının aynı ekle verildiği tasarlama kipi. bugün, tt.nde bu kip daha çok ve şahıslarda kullanılır. şahıslarda emir ve istek kipleri iç içe girmiştir; eki -(y)ayım -(y)alımdır. teklik şahısta emir doğrudan fiil kök veya gövdesinin söylenmesiyle oluşturulur. çokluk şahıs için -ın/-un, -ınız/-unuz, teklik şahıs için -sın/-sun, çokluk şahıs için -sınlar/-sunlar ekleri kullanılır: gel-eyim, otur-alım; gel, gelin (geliniz); gelsin, gelsinler gibi. kendi kendime gidip şu işi yapayım dedim. kalk gidelim artık. gel bakayım, ne oldu parmağına? (m.ş. esendal, ev ona yakıştı, s. 122). asla örtülü şeylere meyletme (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 99). ey güneş! siyah peçeli hatunun ay, sarı saçlı çocukların yıldızlarla başımızın üstünde dolaş ve bize doğru yolu göster! (a.h. müftüoğlu. çoğlayanlar, s. 16). pencereleri açın! kapıları açın! hava girsin! (a.h. müftüoğlu, göst. e. s. 129). delikanlı, nafile yere gözlerin arkada kalmasın! (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 98). şimdiye kadar yapılanları unutsunlar (göst. e.) aldanma ki sen bir susamış ruh, o bir aç; || sen bir susamış ruh, o bütün ten ve biraz saç; || ummana çıkar burda bugün beklediğin yol, || at kalbini girdaba, açıl engine, ruh ol (y.k. beyatlı, deniz, kendi gök kubbemiz, s. 128). || «ver allahım ver! ver ki şenelsin dünya. çayır çimen, kurt kuş da allah diye çağırıyor. ver! sellice ver!» (y. kemal, ortadirek, s. 386). vb. Buyrultu. Emir kipi. Zorunlu. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. Emreden. Emir belirten.
Imperative dispositions : Yasal hükümler. Yasal buyruklar. Kişilerin karşılıklı istekleriyle değiştirilmeyen yasal buyruklar.
Imperative language : (bilgisayar) yer değiştirme yoluyla değişkenlerin durumunu değiştirmek üzere tasarlanmış programlama dili.
Imperative mode : Emir kipi. Bir fiilin emir biçimi (gramer). Buyurma kip.
Imperatives : Emir kipi. Emir. Zorunluluk.
Imperativeness : Gerekli olma durumu. Kaçınılmaz olma durumu. Gereklilik. Zorunluluk.
Imperator : İmparator. Muzaffer. Komutan.
Imperatively : Mecburi bir şekilde. Buyruk bildirerek. Emir vererek. Zorunlu olarak. Komut vererek. Emrederek. Buyurarak.
Imperceivable : Tespit edilemez. Hissedilebilir olmayan. Küçücük. Algılanabilir olmayan. Hissedilemez. Azıcık. Algılanamaz. Hafif. İnce. Farkına varılamaz olan.
İngilizce Imper Türkçe anlamı, Imper eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Imper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Indispensableness : Olmazsa olmazlık. Hayatilik. Vazgeçilmezlik.
Drive : Topu genellikle arka çizgi yakınlarına düşürecek biçimde ve topa gidiş yönünde bir dönme hareketi vererek yapılan vuruş. Vurmak. Arabayla götürmek. Kuvvet. Önüne katmak. Tenis, bilgisayar, bilişim, eğitim, gitar, basketbol, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Uzun vuruş. Bir oyuncunun, topla ilerlerken ya da dururken, savunan tarafın bıraktığı boşluklardan sepete doğru birden dalışı. Sürücü. Araba kullanmak.
Burden : Ağır yük. Ağırlık. Yük. Sorumluluk. Yüklemek. Yük taşıma. Yüklenmek. Sırtına yüklemek. Sıkıntı vermek.
Propel : Sevketmek. İleri sürmek. İleriye itmek. İtmek. İleriye doğru sürmek. Yürütmek. Sevk etmek. İleri doğru sürmek.
Send off : Uğurlamak. Teşyi etmek. Oyundan ihraç etmek. Postalamak. Oyundan çıkarmak. Yolcu etmek. Oyuncuyu dışarı atmak. Göndermek. Birisini uğurlamak. Oyundan atmak.
Entailments : Satılmaması koşuluyla verme eylemi. Bir mülk üzerinde satılmama koşulu koyma eylemi. Gerektirim.
Do : Düzenlemek. Yetmek. Eylemek. Uymak. Büyük toplantı. Başarmak. Ayağını kaydırmak. Rol üstlenmek. Dolandırmak (argo terim). Yetişmek.
Commandment : Allah'ın emri. Suç işlemeye tahrik etme. On emir'den biri. Suç işlemeye teşvik etme. On emirden biri. İcra emri.
Enjoinders : Yasaklama. Sıkı emir. Yasak etme. Sıkı uyarı. Taraflardan birine belirli bir davranışta bulunmamasını emreden karar. Kısıtlama. Emir verme. Yasak.
Imper synonyms : ameer, command, exigency, decision, amirs, amir, materiality, bd, hit, captive, compulsion, fiat, enactments, biddings, incumbencies, rocket, kick, make, necessities, imperative, punt, necessariness, commanding, the imperative, carry, essentialness, compulsions, necessity, behests, necessitation, imperative mode, appointment, imperative mood.

Bu kısımda Imper kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Imper ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Imper anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Imper ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.