Excessive türkçesi Excessive nedir

Excessive ile ilgili cümleler

English: Please refrain from excessive drinking.
Turkish: Lütfen aşırı içki içmekten kaçın.

English: It was excessive.
Turkish: O aşırıydı.

English: Drinking excessive and extreme amounts of water can result in "water intoxication", a potentially fatal condition.
Turkish: Suyu ölçüsüz ve aşırı miktarda içmek "su zehirlenmesi" ile sonuçlanabilir, potansiyel olarak ölümcül bir durum.

English: I began to study English when I was twelve years of age. At that time I was interested in languages, but not excessively so. Now I can speak English, French, Spanish and Portuguese; and so it is time to learn Latin.
Turkish: On iki yaşında İngilizce öğrenmeye başladım. O zaman dil öğrenmeye ilgim vardı ama öyle aşırı değildi. Şimdi İngilizce,Fransızca İspanyolca ve Portekizce konuşabiliyorum ve şimdi Latince öğrenme zamanı.

English: Isn't that excessive?
Turkish: Aşırı değil mi?

Excessive ingilizcede ne demek, Excessive nerede nasıl kullanılır?

Excessive power : Aşırı güç.

Excessive pressure : Aşırı basınç. Fazla basınç.

Excessive royalties : Koruma ücretleri. Özel izin anlaşmalarında, izin verenin hakkını korumak için, verilmesi öngörülen değişmez ücretler.

 

Excessive self confidence : Aşırı gurur. Kibir. Aşırı öz güven. Kendine aşırı güven. Kendini beğenme.

Excessive sexual desire : Şehvet düşkünlüğü.

Excessively jealous : Çok kıskanç.

Excess baggage charge : Fazla valiz ücreti.

Excessiveness : Aşırılık. Normalin ötesine aşma. Ölçüsüzlük. Aşırı miktar. Fahişlik. Fazlalık. Aşırıcılık.

Excessively : Ziyadesiyle. Abartarak. Aşırı şekilde. Haddinden fazla. Aşırı derecede. Çok fazla. Aşırı. Aşırı olarak. Fazlaca.

Excessive speed : Aşırı sürat. Aşırı hız.

İngilizce Excessive Türkçe anlamı, Excessive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Excessive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Overweening : Kendinden fazla emin. Kendini beğenmiş. Gururlu. Mağrur. Sonsuz. Kibirli.

Inflated : Şişirilmiş. Gösterişli. Yüksek. Şişme. Abartılı. Yükselmiş. Şatafatlı. Görkemli. Şişmiş.

Considerable : Hatırı sayılır ölçüde. Kaydadeğer. Ehemmiyetli. Önemli. Hayli. Hatırı sayılır. Kayda değer. Hatırı sayılır derecede. Epey.

Acutes : Keskin. Güçlü. Dar. Açıkgöz. Ağır. Şiddetli. Zeki. Sivri. Akut.

Belting : Kayışlama. Kemerleme. Harika. Kemer takma. Mükemmel. Kemer malzemesi. Kayış geçirme. Sarma. Kayış.

By half : Çokça. Çoğunlukla. Genellikle.

To a degree : Bir dereceye kadar. Biraz. Birazcık. Biraz haddinden fazla. Bir noktaya kadar. Bir ölçüde.

Transcendent : Hepsini veya başka her şeyi geçen veya aşan. Transandantal. İnsan bilincinin sınırını aşan. Ala. Faik. Deneyüstü. Olgusal ya da görgül bilgiler sınırını aşan. Üstün. Mücerret.

 

Delirious : Çılgına dönmüş. Coşkun. Sayıklamalı. Hezeyan geçiren. Çılgın. Deli. Sayıklayan. Çılgın gibi. Heyecanlı.

By a long chalk : Büyük bir miktarla. Oldukça. Fersah fersah. Epey. Uzun bir yolla. Bir hayli.

Excessive synonyms : heartily, prohibitory, menial, too much, needless, astounding, awful, desperate, astronomic, breakneck, cruelly, redundant, unnecessary, extortionate, ultra, inutile, frenetic, intemperate, fierce, licentious, stiffest, colossal, cataracts, breathtaking, bellyfuls, acutest, disorderly, excessively, bellyful, unrestrained, acuter, prohibitive, transcendant.

Excessive zıt anlamlı kelimeler, Excessive kelime anlamı

Moderate : Ilıman. Hafifletmek. Görüşleri aşırıya kaçmayan. Yumuşatmak. Orta. Yumuşamak. Azaltmak. Ilımlılaştırmak. Azalmak. Makul kimse.

Restrained : Ölçülü. Kontrollü. Bastırılmış. Tutulmuş. Dar (tiyatro terimi). İtidalli. Sade. Ilımlı. İhtiyatlı. Kendine hakim.

Excessive ingilizce tanımı, definition of Excessive

Excessive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Characterized by, or exhibiting, excess. Overmuch.