Taşkın nedir, Taşkın ne demek

Taşkın; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Taşkın" ile ilgili cümleler

  • "Bu yüz neşeli değil, taşkın denecek kadar mutlu idi." - T. Buğra

Yerel Türkçe anlamı:

Azmış, gözü dönmüş.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Akarsuyun kabarma sırasında yatağından taşarak geniş alanları su altında bırakması, bk. kabarık su.

Edebi terim anlamı:

Dizenin ölçüsünü aşan fazla hecesi veya adımı olan (dize).

Taşkın isminin anlamı, Taşkın ne demek:

Erkek ismi olarak; Coşkulu, coşkun. Su baskını.

İngilizce'de Taşkın ne demek? Taşkın ingilizcesi nedir?:

flooding

Fransızca'da Taşkın ne demek?:

hypercatalectique

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Ağrı ilinde, Sarısu nahiyesine bağlı bir bölge.

Taşkın hakkında bilgiler

Taşkın, su baskınlarına verilen addır. Taşkınlar, oluşturdukları yere göre ikiye ayrılır.

Büyük sağanaklar dan veya ani kar erimelerinden sonra hızla yükselen sular akarsu yatağını çevreleyen düz araziye taşar. Akarsu yun taşıdığı sedimentlerin toplandığı bu araziye taşkın bölgesi veya taşkın ovası denir. Genelde bir akarsu taşkın bölgesinin bir bölümünü her iki veya üç yılda bir kullanmaktadır. Baraj, bağlama ve su kuvveti tesislerinde taşkın debilerinin belirlenmesi büyük önem taşır.

 

Taşkın zararlarını azaltmak veya bütünüyle önlemek için yapılmış olan bir dizi çalışmanın bütününe verilen isimdir.Yapılı taşkın kontrol yöntemi ve yapısız taşkın kontrol yöntemi olmak üzere taşkın koruma yöntemleri ikiye ayrılmıştır.

A) Yapılı Taşkın Koruma Yöntemleri;

Taşkın ile ilgili Cümleler

  • Taşkınlık yaptın.
  • Ali taşkınlık yaptı.

Taşkın anlamı, kısaca tanımı:

Baskın : Kısa süreli, beklenmedik saldırı. Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, başat, hâkim, dominant. Su basması, sel. Suç işlediği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girme. Ansızın çıkagelme. Sertlik, zorluk bakımından üstün.

Taşkın ıslahı : Akarsu yatağının sel zararını önleyecek biçimde yeniden düzenlenmesi.

Su taşkını : Sel.

Taşkınca : (taşkı'nca) Taşkın, aşırı bir biçimde. Biraz taşkın.

Taşkınlık : Taşkınca davranış. Taşkın olma durumu.

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Seylap : Su baskını, taşma, taşkın, feyezan.

Feyezan : Taşma, taşkın, seylap. Bereket.

Büyük : Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Niceliği çok olan. Büyük abdest. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Önemli. Üstün niteliği olan.

 

Sağanak : Birdenbire başlayan, genellikle kısa süren şiddetli yağmur. Ani, şiddetli veya art arda oluşan hareketler.

Erime : Erimek işi.

Akarsu : Tek sıra elmastan gerdanlık. Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su.

Bir : Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Eş, aynı, bir boyda. Ancak, yalnız. Sadece. Sayıların ilki. Bu sayı kadar olan. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Beraber. Aynı, benzer. Tek.

Su : Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Sutaş. Yemeğin sıvı bölümü. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Kez. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı.

Aşırı : Ötede, ötesinde. Gereğinden fazla olarak, çokça. Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Gereğinden fazla, çok.

Taşkın granülasyon dokusu : Granülasyon dokusunun gereksinimden fazla oluşarak ve yara yüzeyinden taşmasıyla belirgin bozukluk. Atlarda kötü kan dolaşımı, çok az yumuşak doku, yetersiz drenaj ve aşırı hareketin varlığı gibi nedenlerle bacakların alt kısımlarındaki yaralanmaların ciddi bir komplikasyonudur.

Taşkın kallus : Kırık yerinde çok miktarda kallus dokusu oluşması, kallus eksuberant, kallus luksirians.

Taşkın yatağı : [Bakınız: büyük yatak]

Taşkın-çökümlü çıldırı : Kişinin aşırı sevinç, konuşkanlık, hareketlilik ve bazen saldırganlık durumu ile güvensizlik, derin üzüntü ve kendini yok etme dilekleri arasında düzgün aralıklarla gidip geldiği bir çıldırı.

Taşkınel : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Coşkulu, coşkun kimse.

Taşkıner : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Coşkulu, coşkun kimse.

Taşkınımsı : Görünürde sonunda fazla bir hecesi bulunan, gerçekte ise bu hece arkadan gelen dizenin baş hecesiyle birleşerek söylendiği için fazlalığı kalmıyan dize.

Taşkınlar : Şanlıurfa ilinde, Şehitnusretbey nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Taşkınlık hastalığı : Kişinin sevinç, güven ve her tür devimsel etkinliklerinin düzgülü olmayan bir biçimde arttığı ruh hastalığı.

Taşkınpaşa : Nevşehir ilinde, Ürgüp belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Diğer dillerde Taşkın anlamı nedir?

İngilizce'de Taşkın ne demek? : adj. overflowing, excessive, boisterous, ebullient, effusive, expansive, exuberant, gushing, intemperate, rambunctious, rumbustious, volcanic

adv. disorderly

n. flood

Fransızca'da Taşkın : débordant/e, agité/ée, excessif/ive, désordonné/e, exalté/e, pétulant/e, enthousiaste

Almanca'da Taşkın : n. Überflutung

adj. exaltiert, furios

Rusça'da Taşkın : n. разлив (M), потоп (M), половодье (N), паводок (M)

adj. разливающийся, бурный, буйный, бешеный, азартный, темпераментный, необузданный