Blustering türkçesi Blustering nedir

Blustering ingilizcede ne demek, Blustering nerede nasıl kullanılır?

Blustering fellow : Farfara. Küstah kimse.

Blusteringly : Tehdit ederek. Rüzgarlı bir şekilde.

Bluster : Tehditler savurmak. Yaygara. Küstahça konuşmak. Şiddetle esmek (rüzgar). Sert esmek. Boş tehdit. Kabadayılık taslamak. Kabadayılık etmek. Yüksekten atma. Zart zurt etmek.

Blustered : Zart zurt etmek. Tehditler savurmak. Yüksekten atmak. Küstahça konuşmak. Bağıra çağıra konuşmak. Kabadayılık taslamak. Fırtına gibi esmek. Sert esmek. Fırtına gibi esmek (argo terim). Şiddetle esmek (rüzgar).

Blusterer : Kabadayı.

Blusters : Kabadayılık etmek. Boş tehdit. Bağıra çağıra konuşmak. Kabadayılık taslamak. Yüksekten atma. Fırtına gibi esmek. Küstahça konuşmak. Yaygara. Tehditler savurmak. Sert esmek.

Blustery : Rüzgarlı. Sert bir şekilde esme. Kasırgalı. Esen. Gürleyen. Sert rüzgarlı. Rüzgarlı (hava). Tehditkar.

Blusterers : Kabadayı.

Blusterous : Fiyakalı. Sert bir şekilde esme. Yüksek ve haşin bir şekilde esme. Gürültülü. Hava atan. Yüksek sesli. Övünen. Böbürlenen. Kasırgalı.

 

İngilizce Blustering Türkçe anlamı, Blustering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blustering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boisterous : Gürültülü. Sert. Şamatalı. Yaygaracı. Fırtınalı. Sert (hava).

Stormy : Heyecanlı. Kavgalı. Çekişmeli. Sinirli. Sağanak yağışlı. Asi. Gürültülü. Fırtınalı.

Acuter : İlerlemiş. Güçlü. Akut. Dar (açı). Keskin. Açıkgöz. Ağır. Zeki. Dar.

Blustery : Tehditkar. Gürleyen. Rüzgarlı (hava). Esen. Sert bir şekilde esme. Kasırgalı. Sert rüzgarlı.

Noisemaker : Borazan ve benzeri şey. Gürültücü kimse. Toplulukta çok konuşan kimse. Gürültü yapan kimse. Gürültü yapan veya çıkaran. Merasimlerde gürültü çıkaran zil.

Gustier : Sert. Fırtınalı.

Noisiest : Patırtılı. Farfara. Velveleci. Göze batan. Yaygaracı. Rahatsız edici. Gürültülü. Sesli.

Brutal : Zalim. Nezaketsiz. Gaddar. Yontulmamış. Kaba. Acımasız. Sert. Hayvanca. Vahşi.

Impend : Asılı olmak. Sarkmak. Yakın olmak. Tehdit oluşturmak.

Bleakest : Rüzgara açık. Soğuk. Çıplak. Kasvetli. Rüzgara maruz. Kötü. Üzgün. Sevimsiz. Kara.

Blustering synonyms : bittering, ripsnorter, burnings, intimidate, blowiest, noisier, overhang, delirious, overhangs, cataracts, exuberant, blistering, jangler, astringent, blowier, uproarious, excessive, bitterer, breezier, intimidates, ebullient, riotous, rackety, impends, anfractuous, bitter, blasty, floods, bleaks, acutest, acutes, expansive, flooding.

Blustering zıt anlamlı kelimeler, Blustering kelime anlamı

Calm : Sakin. Soğuk. Serinkanlı. Ağırbaşlı. Endişesiz. Huzurlu. Esintisiz. Gürültüsüz. Durgun. Teskin etmek.

Blustering ingilizce tanımı, definition of Blustering

Blustering kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Exhibiting noisy violence, as the wind. Stormy. Tumultuous.