Blustery türkçesi Blustery nedir

Blustery ingilizcede ne demek, Blustery nerede nasıl kullanılır?

Bluster : Yüksekten atma. Fırtına gibi esmek. Yaygara. Sert esmek. Kabadayılık etmek. Bağıra çağıra konuşmak. Küstahça konuşmak. Kabadayılık taslamak. Zart zurt etmek. Boş tehdit.

Blustered : Bağıra çağıra konuşmak. Şiddetle esmek (rüzgar). Yüksekten atmak. Zart zurt etmek. Fırtına gibi esmek. Kabadayılık etmek. Küstahça konuşmak. Fırtına gibi esmek (argo terim). Kabadayılık taslamak. Sert esmek.

Blusterer : Kabadayı.

Blusterers : Kabadayı.

Blustering : Sert bir şekilde esme (blustering winds {sert rüzgarlar} gibi). Rüzgarlı. Gürültücü. Taşkın. Yüksek ve haşin bir şekilde esme. Tehditle. Şamatacı. Sert (esme). Şiddetli. Tehdit etmek.

Blusterous : Sert bir şekilde esme. Yüksek ve haşin bir şekilde esme. Yüksek sesli. Övünen. Kasırgalı. Hava atan. Fiyakalı. Gürültülü. Böbürlenen.

Blushes : Yüzü kızarmak. Kızarmak. Utanmak. Kırmızılaşmak.

Blushers : Allık. Yüzü kızaran.

Blustering fellow : Farfara. Küstah kimse.

Blusters : Küstahça konuşmak. Fırtına gibi esmek. Yüksekten atmak. Boş tehdit. Yaygara. Zart zurt etmek. Kabadayılık etmek. Şiddetle esmek (rüzgar). Sert esmek. Kabadayılık taslamak.

 

İngilizce Blustery Türkçe anlamı, Blustery eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blustery ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bleak : Nahoş. Kara. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, sazangiller (cyprinidae) familyasından, 12 cm kadar uzunlukta, pullarını örten gümüşlü bir pigmentin yapay inci olarak kullanıldığı, avrupa ve anadolu ırmaklarında yaşayan bir balık türü. akbalık. Kasvetli. Sazangiller familyasından, şerit arakonakçısı bir balık türü; akbalık. Rüzgara açık. İnci balığı. Üzgün.

Rumbling : Fıçıda parlatma. Gümbürdeme. Guruldama. Gürleme.

Fulminatory : Ateş püsküren. Terör estiren. Dehşet şaçan.

Blustering : Gürültücü. Sert (esme). Taşkın. Tehditle. Şamatacı. Tehdit etmek. Yüksek ve haşin bir şekilde esme. Şiddetli. Sert bir şekilde esme (blustering winds {sert rüzgarlar} gibi).

Breezy : Şen şakrak. Neşeli. Şen. Meltemli. Havalı. Havadar. Cıvıl cıvıl. Canlı. Teklifsiz. Hareketli.

Domineering : Otoriteli. Otoriter. Despotça davranan. Hükmeden. Dediğim dedik. Zorbalık eden. Baskı yapan. Baskıcı. Zorba.

Gnarling : Homurdanmak. Yumru. Söylenmek. Yumruluk. Burmak. Mırıldanmak. Homurdanan. Söylenen. Budak.

Threatful : Dehşet verici. Korkutucu. Tehlikeli.

Blasty : Patlamalardan etkilenmiş. Fırtınalı.

Gustful : Leziz. Şiddetli (fırtına vb). Fırtınalı.

Blustery synonyms : breeziest, blusterous, bullying, thundering, minatory, sinister, bleaks, blowy, healthy, thunderous, stormy, bleaker, comminatory, anfractuous, sinistrous, breezier, bleakest, blowier, threatening, booming, minacious, rumblings, roaring, fulminant, blowing, menacing, forbidding, gustier, blowiest, besetting.

 

Blustery zıt anlamlı kelimeler, Blustery kelime anlamı

Calm : Soğuk. Soğukkanlı. Gürültüsüz. Sakinlik. Yatıştırmak. Dinmek (fırtına). Serinkanlı. Esintisiz. Dingin. Endişesiz.

Submissive : Ağızsız. Uysal. Alçakgönüllü. Ram. Eslek. Teslimiyetçi. Boyun eğen. İtaatkar. İtaatli.