Delirious türkçesi Delirious nedir

Delirious ile ilgili cümleler

English: Ali was delirious.
Turkish: Ali çılgındı.

English: You were delirious.
Turkish: Çılgındın.

English: Ali was deliriously happy.
Turkish: Ali delicesine mutluydu.

English: Is Ali delirious?
Turkish: Ali çılgın mı?

Delirious ingilizcede ne demek, Delirious nerede nasıl kullanılır?

Be delirious : Sayıklamak.

Deliriously : Sayıklayan şekilde. Delice. Delirmiş bir biçimde. Çılgına dönmüş bir şekilde. Gözü dönmüş bir şekilde. Çılgına dönmüş gibi. Sayıklayarak. Coşkulu bir şekilde. Çılgınca.

Deliriousness : Hezeyan geçirme. Çılgına dönmüşlük. Çılgınlık. Delirmişlik. Delilik. Delilikten etkilenmiş olma durumu.

Deliria : Hezeyan. Çılgınlık. Sayıklama.

Deliriant : Hezeyanla (geçici akli dengesizlikle) ilgili. Hezeyan yaratıcı. Hezeyana neden olan. Hezeyan yaratan. Hezeyana özgü.

Deliriums : Deliryum. Bilincin ve algının kaybolması hali. Çılgınlık. Dalgınlık hali. Sayıklama. Coşma. Hezeyan. Azma.

Delirium tremens : Titremeli hezeyan. Titreme hezeyanı. Dts. Deliryum tremens. Alkol krizi. Alkol zehirlenmesi sonrası yaşanan titreme hezeyanı.

 

Delirium : Coşma. Hezeyan. Sayıklama. Dalgınlık hali. Bilincin ve algının kaybolması hali. Azma. Deliryum. Çılgınlık.

Exhaustion delirium : Tükeniş hezeyanı.

Delirium period : Deliryum dönemi. Bilinç kaybı dönemi. Uyarı dönemi. Özellikle solunum anestezisinde aşırı hareketlerle belirgin ıı. devre, deliryum dönemi.

İngilizce Delirious Türkçe anlamı, Delirious eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Delirious ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mad : Öfkeli. Mismis. Kızgın. Çatlak. Düşkün. Kaçık. Kırık. Delice.

Effervescent : Köpüren. Köpüklü. Kabaran. Galeyana gelmiş. Kabartan. Enerjik. Efervesan.

Atwitter : Şen şakrak. Neşeli. Cıvıl cıvıl.

Bedlamite : Akıl hastası.

As mad as a hatter : Zırdeli. Kaçık. Küplere binmiş.

Blustering : Sert (esme). Şiddetli. Gürültücü. Tehditle. Şamatacı. Yüksek ve haşin bir şekilde esme. Sert bir şekilde esme (blustering winds {sert rüzgarlar} gibi). Tehdit etmek. Rüzgarlı.

Frenzied : Şiddetli. Çılgınca. Delice. Öfkeli.

Hallucinating : Gördüğünü sanmak. Halisünasyon görmek.

Adrenalised : Enerji dolu. Uyandırılmış. Coşkulu. Uyarılmış. Tahrik edilmiş (ayrıca adrenalized).

Sick : Kusmak. Bıkkın. Bulanmış. Keyifsiz. Midesi bulanmış. Özlemiş. Kusarak çıkarmak. Mide bulandırıcı. İğrenç. Usanmış.

Delirious synonyms : elated, effervescence, ferocious, enthusiastic, aroused, ebullient, aficionado, freshets, bananas, exuberant, brain sick, aglow, floods, licentious, horny, battier, breathtaking, battiest, boiling over, crackpots, emotionalistic, in a mad rush, carried away, lecher, wanderings, excessive, frenetic, action packed, emotional, fiercest, lightheaded, distraught, disorderly.

 

Delirious zıt anlamlı kelimeler, Delirious kelime anlamı

Tame : Uysallaştırmak. Uslandırmak. Alıştırmak. Yavan. Uslu. Ekili. Yumuşak başlı. Terbiye etmek. Ehlileştirmek. Evcilleştirmek.

Well : Pınar. Kuyu. Bk. sahne altı. Petrol kuyusu. Yerinde. İyi. Yeraltı suyundan yararlanmak üzere insan eliyle açılmış, genellikle çember biçiminde, az çok derin çukur. Fışkırmak. Sahne altı üçüncü bodrum.

Delirious ingilizce tanımı, definition of Delirious

Delirious kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a delirious patient. Wild. Light- headed. Having a delirium. Wandering in mind. Delirious fancies. Raving. Insane.