Tame türkçesi Tame nedir

Tame ile ilgili cümleler

English: This camel is so tame that anyone can ride it.
Turkish: Bu deve herkesin onu sürebileceği kadar uysaldır.

English: Ali caught a wolf and tried to tame it.
Turkish: Ali bir kurt yakaladı ve onu evcilleştirmeye çalıştı.

English: Her dog is not so much faithful as tame.
Turkish: Onun köpeği uysal olduğu kadar çok sadık değildir.

English: A wolf cannot be tamed.
Turkish: Bir kurt evcilleştirilemez.

English: The bear is quite tame and doesn't bite.
Turkish: Ayı tamamen uysal ve ısırmaz.

Tame ingilizcede ne demek, Tame nerede nasıl kullanılır?

As tame as : Kadar evcil.

Become tame : Evcilleşmek.

Tameable : Evcilleştirilebilir. Ehlileştirilebilir. Evcilleştirilebilen.

Tamed : Ehlileştirilmiş. İşlemek. Yumuşatmak. Evcilleştirilmiş. İşlemek (toprak). Ekmek. Ehlileştirmek. Evcilleştirmek. Uslandırmak. Cesaretini kırmak.

Tameless : Evcil olmayan. Vahşi. Uysal olmayan.

Tamest : Evcilleştirmek. Ehli. Evcil. Ekili. İşlemek (toprak). Uysal. Uslandırmak. Yumuşatmak. Tatsız. İşlemek.

Aspartame : Düşük kalorili tatlandırıcı. Aspartam. Fenilalanin ve asparagin asidinden üretilen sentetik düşük kalorili suni tatlandırıcı. Bir çeşit tatlandırıcı.

 

Tamely : Uysalca. Evcil bir şekilde. Manasızca. Uysal bir şekilde. Zararsızca.

Tamerlane : Timurlenk.

Tameness : Uysallık. Evcillik. Söz dinlerlik. Monotonluk. İtaat.

İngilizce Tame Türkçe anlamı, Tame eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tame ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Domesticated : Evine bağlı. Ev işlerini seven. Evcilleştirilen. Evcilleştirilmiş.

Sown : Ekilmiş.

Orderly : Yumuşakbaşlı. Kurallı. Hastane hademesi. Derli toplu. Jüyeli. İntizamlı. Toplu. Tertipli.

Educate : Yetiştirmek. Okutmak. Eğitimden geçirmek. Öğretmek. Mürekkep yalamak. Eğitmek. Öğrenim gördürmek.

Housebreak : Tuvalet alışkanlıkları vb gibi konularda evcil bir hayvanı eğitmek. Soymak. Meskene tecavüz etmek. Yıkmak.

Disciplining : Yola getirmek. Disipline sokmak. Eğitmek. Disiplin. Cezalandırmak. Kontrol altında tutmak. Yetiştirmek. Disiplin sağlamak. Kontrol etmek.

Alter : Değişim geçirmek. Hadım etmek (hayvan). Değiştirmek. Hadım etmek. Değişmek. Kısırlaştırmak. Değişiklik geçirmek. Başkalaştırmak. Başkalaşmak.

Chasten : Basitleştirmek. Islah etmek. Sadeleştirmek. Aklını başına getirmek. Islah etmek için cezalandırmak. Dersini vermek. Yola getirmek.

Accustoms : Hazırlamak.

Boring : Usandırıcı. Tuzsuz. Delik. Sondaj. Boğucu. Bıktırıcı. Can sıkıcı. Bayıcı. Bıktıran.

Tame synonyms : good, chastens, clement, homebreds, tills, reclaims, change, acquiescent, disciplines, domesticate, blocker, attemper, unexciting, cheerless, crudest, blandest, tamest, lenify, acclimatizing, broke in, loosens, farmed, good tempered, tilled, addict, distasteful, commits, acclimatise, discoursed, acclimates, compliant, amiable, acclimatizes.

 

Tame zıt anlamlı kelimeler, Tame kelime anlamı

Exciting : Heyecanlandırıcı. Heyecanlı. Heyecanlandırma. Heyecanlandıran. Coşturucu. Uyarıcı. Tehyiç. Uyaran. Heyecan verici. İlginç.

Stubborn : Serkeş. Dediğim dedik. Çetin. Direngen. İnat. Dirençli. Katır. Vazgeçmeyen. Keçi gibi inatçı. Azimli.

Tame ingilizce tanımı, definition of Tame

Tame kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To taste, as a liquor. To divide. To distribute. To reclaim. To deal out. Domestic. Domesticated. Accustomed to man. As, to tame a wild beast. Reduced from a state of native wildness and shyness. To broach or enter upon. To domesticate. To reduce from a wild to a domestic state. As, a tame deer, a tame bird. To make gentle and familiar.