Exciting türkçesi Exciting nedir

Exciting ile ilgili cümleler

English: Ali can't describe how exciting it was.
Turkish: Ali onun ne kadar heyecan verici olduğunu anlatamaz.

English: I enjoy visiting exciting cities like New York, Chicago, and Boston.
Turkish: New York, Chicago ve Boston gibi heyecan verici şehirleri ziyaret etmekten zevk alıyorum.

English: Everything was exciting to me when I visited Spain for the first time.
Turkish: İspanya'yı ilk ziyaretimde her şey beni heyecanlandırıyordu.

English: He has written a number of exciting detective stories.
Turkish: O, bir dizi heyecanlı dedektif hikâyesi yazdı.

English: He told us a very exciting adventure story.
Turkish: O, bize çok heyecan verici bir macera hikayesi anlattı.

Exciting ingilizcede ne demek, Exciting nerede nasıl kullanılır?

Exciting current : İkaz akımı. Uyarma akımı. Uyarı akımı.

Exciting moment : Bir oyun metninde dengenin bozulduğu an. Dönüm ara. Dönüm. Bir oyun betiğinde dengenin bozulduğu an.

Excitingly : Heyecanlı bir şekilde. Heyecan verici bir tarzda. Telaşlandırarak. Heyecanlandırarak. Tahrik ederek. Galeyana getirerek. Uyararak.

Overexciting : Aşırı heyecanlandırmak. Çok fazla heyecanlanmak. Aşırı coşkulu duruma getirmek. Fazlasıyla heyecan yapmak.

 

Unexciting : Heyecansız. Sıkıcı. Can sıkıcı.

Excitable : Telaşlı. Eksitabl. Heyecanlı. Kolay telaşa kapılır. Uyarılabilir. Kolay heyecanlanan. Uyarılabilme yeteneği olan. Kolay heyecanlanır. Müteheyyiç.

Excitably : Telaşlı bir tarzda. Heyecanlı bir şekilde.

Excitation band : Uyarma bandı.

Excitableness : Kolay heyecana kapılma. Heyecanlılık.

Excitabilities : Telaşlanma. Kolayca uyarılma niteliği. Heyecanlanma. Telaşlı olma. Eksitabilite. Uyarılabilirlik. Kolayca uyarılırlık. Aşırı heyecan. Uyarılganlık. Kolay heyecana kapılma.

İngilizce Exciting Türkçe anlamı, Exciting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exciting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stimulus : Canlandırıcı. Teşvik. Özendirici. Isırgan otu tüyü. Teşvik edici şey. Uyartı. Münebbih. Hücre, doku veya organların etkinliğini etkileme kapasitesine sahip herhangi bir dış değişiklik, durum veya ajan. Bir eğilime yol açan etki. Canlı protoplazmanın çalışmasına etki yapan herhangi bir faktör ya da ortam değişikliği, bir sinirde impuls meydana getiren faktör. stimulus.

Galvanic : Galvanik. Galvaniz. Elektrik çarpmasına benzeyen. Elektrik akımı üreten.

Enthusing : Azmettirmek. Bayılmak. Hayran bırakmak. Ballandıra ballandıra anlatmak. Gayrete gelmek. Hayran kalmak. Coşmak. Gayret verici. Coşturmak.

Carried away : Son derece arzu dolu.

Astir : Uyanmış. Uyanık. Ayakta. Heyecan içinde. Kalkmış. Harekette. Hareket halinde.

Inflammatory : Yangıyla ilgili, yangılı. Tahrik edici. İltihaplı. Tahrik eden. Yangılı. Yangısal. Alevlendirici. Alevlendiren. İnflamatuvar.

 

Thrilling : Çok heyecan verici. Titreyen. Nefes kesici.

Fervor : Sıcaklık. Kızgınlık. Heves. Ateşlilik. Hararet. Bkz.fervour. Hararetlilik. Ateş. Tutku. Şevk.

Crackpot : İlginç tip. Çatlak. Çılgın. Uçuk. Deli. Akılsız. Kaçık.

Sensational : Çok iyi. Heyecan uyandıran. Hissi. Duygusal. Duyumcu. Şaşkınlık yaratıcı. Sansasyonel. Harika. Müthiş.

Exciting synonyms : caffein, stirring, rousing, exhorter, agitated, far out, intoxicative, excitant, ardent, stirrings, ablaze, galvanizing, excitement, exciter, sexy, inflammation, aglow, tickling, galvanising, glamorous, exhilarative, dramatic, antidepressant, alerter, atwitter, antidepressants, excitative, liveliest, engrossing, heady, agog, elating, emotive.

Exciting zıt anlamlı kelimeler, Exciting kelime anlamı

Unexciting : Heyecansız. Sıkıcı. Can sıkıcı.

Uninteresting : İlgi çekmeyen. Yavan. Cansız. Çekici olmayan. İlginç olmayan. Meraksız.

Exciting antonyms : unprovocative, unsexy, unstimulating.

Exciting ingilizce tanımı, definition of Exciting

Exciting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Calling or rousing into action. As, exciting events. Producing excitement. An exciting story.