Çılgın nedir, Çılgın ne demek

Çılgın; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Çılgın" ile ilgili cümleler

  • "Onların bu çılgın aşklarına karşı konulacak engel setlerinin hiç hükmü yoktur." - K. Tahir
  • "Bazı anneler, çocukları olduğunda bir çılgın gibi davranırlar." - A. Kutlu

Fransızca'da Çılgın ne demek?:

fol, folle, fou

Çılgın hakkında bilgiler

C.R.A.Z.Y, (Türkçe: Çılgın) yönetmenliğini Jean-Marc Vallée'nin yaptığı drama ve komedi türündeki 2005 yılı yapımı Kanada filmi. Beaulieu ailesinin 5 oğlundan birisi olan eşcinsel Zachary ve muhafazakâr babası Gervais'nin yıllara uzanan hikayesinin anlatıldığı filmde homofobi konusu irdelenmiştir. Filmin adı beş erkek kardeşin isimlerinin baş harflerinden ve babanın çok sevdiği Patsy Cline'ın klasik şarkısı «Crazy» gelmektedir.

Beaulieu ailesinin dördüncü çocuğu Zachary'dir. Annesi Laurianne, "Noel gecesi" doğan ve saçında beyaz tutam bulunan Zachary'in İsa tarafından kutsanmış bir çocuk olduğunu düşünür. Annesinin korumacı tavrına karşı, hayat Zachary için hiç de kolay değildir. Hiç anlaşamadığı erkek kardeşleri ve oğullarından beklentisi büyük olan babası Zachary'in özgür yaşamı için sorundur. Farklı giyim tarzı ve Tanrı yerine David Bowie'ye dua etmeyi tercih eden Zachary'in esas sorunu içten içe hayran olduğu babasıyladır. Maço bir erkek sayılabilecek «homofobik» babası Zac'in yeterince erkeksi olmadığını düşünmektedir. Zachary gizli bir eşcinseldir ancak iç dünyasında kendisiyle çatışmakta ve aile ve toplum baskıyla birlikte eşcinselliğini kabullenmek istememekte ve bu yönüyle gizli bir homofobiktir.

 

Katıldığı birçok film festivalinde "En İyi Seneryo Ödülü" alan filmin senaristliğini François Boulay ve filmin yönetmenliğini üstelenen Jean-Marc Vallée yapmıştır. Geçlerin yaşantısını ön planda tutarak uyuşturucu kullanımı, sigara kullanımı, ayrımcılık, sosyal ve ahlaki toplumsal baskı ile LGBT'lere yönelik şiddet konuları karakterler çevresinde irdelenmiştir. 1970 ve 1980'lerin Kanada'sında, farklı bireylere karşı hoşgörüsüzlüklerinde irdelendiği "2005 Toronto En İyi Kanada Filmi" ödülü kazanan filmin çekimleri Montreal'de yapılmıştır. Film Quebec'te gişe rekorları kırmıştır.

Fransızca film dünya çapında 50 ülkede DVD formatında satılmıştır.

Çılgın ile ilgili Cümleler

  • Ali senin çılgın olduğunu söyledi.
  • Çılgın olan budur.
  • Ali ve Mary'nin çılgın olduğunu düşündüm.
  • Çılgın!
  • Suzan çılgındır.
  • Çılgın insanlar tanımıyorum.
  • Çılgın bir hafta oldu.
  • Bu çılgın bir dünya.
  • Çılgın görünüyorsun.
  • Bu çılgınca bir fikir.
  • Hanginizin daha çılgın olduğunu bilmiyorum.
  • Çılgın olma.
  • Çılgın silahlı adam beni öldürmekle tehdit etti.
  • O bana çılgınca görünüyor.

Çılgın tanımı, anlamı:

 

Büyük : Büyük abdest. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Niceliği çok olan. Önemli.

Çılgına dönmek : Sevinç, öfke, kızgınlık vb. duygular sonucu aşırı ölçüde heyecanlanmak. kendine hâkim olamamak.

Çılgınca : Aşırı bir biçimde. Deli gibi, delicesine, çılgıncasına.

Çılgıncasına : Çılgınca.

Çılgınlaşma : Çılgınlaşmak işi.

Çılgınlaşmak : Çılgınca davranışlarda bulunmak.

Çılgınlık : Aşırı davranış.

Davranış : Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

Deli : Davranışları aşırı ve taşkın olan (kimse), çılgın. Coşkun, azgın (hayvan, duygu vb.). Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun.

Mecnun : Sevdadan ötürü kendini kaybetmiş. Çılgın, deli.

Olağanüstü : Harikulade. Beklenmedik bir zamanda yapılan, önceden tasarlanmamış olan, fevkalade. Alışılmıştan, benzerlerinden farklı olan, fevkalade.

Yönetmen : Bir televizyon programını hazırlayan görevliler arasında eş güdümü sağlayan, onları belli konularda görevlendiren, yayın malzemelerini değerlendiren ve yayının görsel sorumluluğunu üstlenen kişi. Tiyatro ve sinema oyunlarında oyuncuların rollerini dağıtıp oyunu düzenleyen, metin, yorum, dekor, müzik vb. ögeler arasında birlik sağlamaya çalışan kimse, rejisör. Bir kuruluşu yönetme yetkisi olan kimse, müdür, direktör.

Drama : Dram.

Komedi : Gülmeye neden olan olay veya olaylar. Güldürü. Yalan ve yapmacık söz veya davranış.

Aşırı : Gereğinden fazla olarak, çokça. Ötede, ötesinde. Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Gereğinden fazla, çok.

Çok : Aşırı bir biçimde. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı.

Çılgın güldürü : Amerikan güldürüsünün 1930'lardaki bir çeşidi. Ekonomik bunalımın patlak verdiği ve savaş tehlikesinin gittikçe arttığı çılgın ve anlamsız bir dünyada, mutluluğu, çılgın ve anlamsız davranışlar içinde aramağa çalışan kişileri yansıtır.

Çılgına dönmek : sevinç, öfke, kızgınlık vb. duygular sonucu aşırı ölçüde heyecanlanmak; kendine hâkim olamamak.

Çılgınlaşabilme : Çılgınlaşabilmek işi.

Çılgınlaşabilmek : Çılgınlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Çılgınlık oyunu : Rönesans başlarında eğlence amacı ile yazılmış, insanları çılgınlıkları içinde gösteren, genellikle sürekli bir olay dizisi olmıyan dinsel ve siyasal taşlamaya dayanan oyun. On beşinci ve on altıncı yüzyıllar Fransa'sında eğlence ereği ile yazılmış, kişileri çılgınlıklar içinde gösterilen, çoğu kez ana olayı bulunmayan dinsel, siyasal taşlama oyunu (bk. sotie.)

Diğer dillerde Çılgın anlamı nedir?

İngilizce'de Çılgın ne demek? : adj. crazy, mad, insane, lunatic, raving, wild, berserk, bonkers, crackpot, crazed, delirious, demented, daemonic [Brit.], daemonical [Brit.], demoniac, distracted, foolhardy, frenetic, frenzied, kooky, maniacal, phrenetic, possessed, rip roaring

n. lunatic, nut, crackpot, kook, desperado, ripsnorter

Fransızca'da Çılgın : fou/folle, dément/e, éperdu/e, frénétique, insensé/e, forcené/e [le][la]

Almanca'da Çılgın : n. Verrückte, Geisteskranke, Wahnsinnige, Irre

adj. klapsig, plemplem, toll, wahnsinnig, wahnwitzig

Rusça'da Çılgın : n. безумец (M)

adj. безумный, сумасшедший, помешанный, исступленный