Çılgınca nedir, Çılgınca ne demek

Çılgınca; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zarf olarak kullanılır.

  • Deli gibi, delicesine, çılgıncasına.
  • Aşırı bir biçimde

"Çılgınca" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Mademki Salvotore'yi o derece kıskandım, demek ki kendisine çılgınca âşıktım." - R. H. Karay
  • "Şimdi de çılgınca gülmek istiyorum." - A. Ağaoğlu

Çılgınca anlamı, tanımı:

Çılgın : Aşırı davranışlarda bulunan, deli, mecnun. Çok büyük, aşırı, olağanüstü.

Çılgıncasına : Çılgınca.

Deli : Davranışları aşırı ve taşkın olan (kimse), çılgın. Coşkun, azgın (hayvan, duygu vb.). Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun.

Biçim : Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Biçme işi. Tarz. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.

Gibi : -e yakışır biçimde. İmişçesine, benzer biçimde. -e benzer. O anda, tam o sırada, hemen arkasından.

Delicesine : Aşırı bir biçimde, delice.

Aşırı : Gereğinden fazla, çok. Gereğinden fazla olarak, çokça. Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Ötede, ötesinde. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem.

 

Bir : Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Eş, aynı, bir boyda. Aynı, benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Tek. Sadece. Sayıların ilki. Bir kez. Beraber. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek.

Çılgınca ile ilgili Cümleler

  • Çılgınca bir şey yapalım.
  • Çılgınca bir şey yapmayın.
  • Ali hava kararmadan önce çiti boyamayı bitirmek için çılgınca bir girişim yaptı.
  • Şimdiye kadar yaptığın en çılgınca şey nedir?
  • O bana çılgınca görünüyor.
  • Bu çılgınca bir fikir.
  • Çılgınca görünüyor.
  • Öyle çılgınca bir şey yaparsan, sana gülerler.
  • Bu şimdiye kadar duyduğum en çılgınca şey.
  • Oh, bu çılgınca.
  • Çılgınca gelebilir ama sanırım geri dönüp tekrar yapmak istiyorum.

Diğer dillerde Çılgınca anlamı nedir?

İngilizce'de Çılgınca ne demek? : adj. like mad, wild, frantic, far out, frenetic, frenzied, tearing

adv. wild

Fransızca'da Çılgınca : follement, démentiel/le, éperdument, frénétiquement, passionnément

Almanca'da Çılgınca : adj. frenetisch

adv. verrückt, irrsinnig, unsinnig, unbesonnen, hirnverbrannt, sinnlos, unvernünftig, töricht, toll

Rusça'da Çılgınca : adj. бешеный

adv. безумно