Frenzied türkçesi Frenzied nedir

Frenzied ingilizcede ne demek, Frenzied nerede nasıl kullanılır?

Frenziedly : Ateşi başına vurmuş biçimde.

Frenzies : Çıldırtmak. Karışıklık. Aşırı sevinç. Çılgın bir hal. Coşkunluk. Taşkınlık. Öfke. Aşırılık. Kudurtmak. Kendinden geçme.

Frenzily : Kendinden geçmiş bir şekilde. Çılgınca.

Frenzy : Kendinden geçme. Kudurtmak. Kudurma. Aşırı sevinç. Karışıklık. Çılgınlık. Kudurganlık. Coşkunluk. Delilik. Çıldırtmak.

Frenzying : Aşırılık. Kendinden geçme. Kudurma. Aşırı sevinç. Çılgınlık. Kudurtmak. Çıldırtmak. Çılgın bir hal. Coşkunluk. Cinnet.

French bean : Taze fasulye. Çalı fasulye.

French brace : Köşe desteği. Panoları tutturmak için çerçeve köşelerine konulan destek.

French brandy : Konyak.

French : Bir kişiye oral seks yapmak. Fransızca ile ilgili. Fransa ile ilgili. Sebzeleri veya eti pişirmek için ince ince dilimlemek. Etten kemiği ayırmak. Fransızca. Fransız. Fransız öpücüğü vermek. Fransızlar.

French canadian : Kanada fransızcası. Kanada'da bulunan fransız göçmenlerinin soyundan olan ve anadili fransızca olan kanadalı. Fransız kanadalı.

İngilizce Frenzied Türkçe anlamı, Frenzied eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frenzied ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Acutest : Dar. Akut. Sivri. Aşırı. Zeki. Keskin. İlerlemiş. Açıkgöz. Dar (açı).

Exuberant : Bol. Çok. Hışır. Canlı. Hayat dolu. Verimli. Bereketli. Çok canlı ve neşeli.

Bitter : Üzücü. Keskin. Acı (tat). Yakıcı. Acılı. Kinin ve diğer bazı alkoloitlerle kafein gibi değişik maddelerin, suda seyreltilmiş çözeltilerinin oluşturduğu tat veya bu tadı veren saf veya karışık maddelerin duyusal özelliği. Bitter (çikolata). Keskinlik. Acılık.

Frenetic : Çok heyecanlı. Telaşlı. Hummalı. Çılgın (bir olay). Azgın.

Cataracts : Perde. Cavlan. Şelale. Sel. Yüksekliği az olan. Çağlayan. Çavlan. Katarakt. Aksu.

Dyspeptics : Kızgın. Sindirim güçlüğü ile ilgili. Hazımsızlıkla ilgili. Hazımsızlık çeken. Hazımsızlık çeken kimse. Dispeptik.

Foolhardily : Düşünmeden. Cesurca. Düşüncesizce. Korkusuzca. Gözü kara bir şekilde. Umursamazca.

Desperately : Tam. Son derece. Ümitsizce. Can havliyle. Vahim. Aşırı. Umutsuzca. Çaresizce. Can havli ile.

Angrier : Hırslı. Hiddetli. Fırtınalı. Kızmış. Kızarmış. Kızgın. Daha sinirli. İltihaplı. Sinirli.

Delirious : Çılgın gibi. Deli. Sayıklamalı. Çılgına dönmüş. Heyecanlı. Hezeyan geçiren. Azgın.

Frenzied synonyms : angriest, exasperated, berserks, fierce, buggy, dyspeptic, brutal, bristly, bristliest, enthusiastic, deliriously, cockle, crackpots, bonkers, beside oneself, dementedly, freshets, expansive, brainsick, wild, barking, blistering, enraged, bananas, crazily, flooding, phrenetic, frenetics, frantical, astringents, avid, frantically, cockamamie.

Frenzied zıt anlamlı kelimeler, Frenzied kelime anlamı

Tame : Uslandırmak. Ekili. Ehli. Yavan. Dize getirmek. Uslu. Tatsız. Yumuşak başlı. Evcil. Uysallaştırmak.

Frenzied antonyms : unagitated.

Frenzied ingilizce tanımı, definition of Frenzied

Frenzied kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Frantic. Affected with frenzy. Maddened.