Frenzy türkçesi Frenzy nedir
- Taşkınlık.
- Kudurganlık.
- Aşırı sevinç.
- Kudurtmak.
- Delilik.
- Çılgın bir hal.
- Coşkunluk.
- Kudurma.
- Karışıklık.
- Kendinden geçme.
- Çıldırtmak.
- Cinnet.
- Aşırılık.
- Öfke.
- Çılgınlık.
- Azgınlık.
Frenzy ile ilgili cümleler
English: There was a problem with the architecture of that company's new computer. They're going through a recall frenzy right now.
Turkish: O şirketin yeni bilgisayar mimarisi ile ilgili bir sorun vardı. Onlar şimdi bir iptal çılgınlığını gözden geçirecekler.
Frenzy ingilizcede ne demek, Frenzy nerede nasıl kullanılır?
Be in a frenzy : Aşırı heyecan içinde olmak. Coşmak. Aşırı sevinç içinde olmak. Kendinden geçmek.
Frenzying : Kudurma. Kendinden geçme. Coşkunluk. Kudurtmak. Çılgınlık. Aşırı sevinç. Cinnet. Çılgın bir hal. Aşırılık. Çıldırtmak.
Frenzied : Taşkın. Öfkeli. Şiddetli. Delice. Çılgınca. Çılgın. Coşkun.
Frenziedly : Ateşi başına vurmuş biçimde.
Frenzies : Karışıklık. Çılgınlık. Aşırılık. Coşkunluk. Öfke. Çılgın bir hal. Çıldırtmak. Kudurtmak. Aşırı sevinç. Kudurma.
French bean : Taze fasulye. Çalı fasulye.
French canadian : Fransız kanadalı. Kanada'da bulunan fransız göçmenlerinin soyundan olan ve anadili fransızca olan kanadalı. Kanada fransızcası.
Frenzily : Çılgınca. Kendinden geçmiş bir şekilde.
French brace : Panoları tutturmak için çerçeve köşelerine konulan destek. Köşe desteği.
French beans : Çalı fasulyesi. Taze fasulye.
İngilizce Frenzy Türkçe anlamı, Frenzy eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Frenzy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Drive wild : Delirtmek. Çileden çıkarmak. Kafayı yedirtmek. Deli etmek.
Rampancy : İfrat. Şaha kalkma. Şahlanma.
Deliriousness : Hezeyan geçirme. Delirmişlik. Çılgına dönmüşlük. Delilikten etkilenmiş olma durumu.
Mania : Tutkulu davranış. Mani. Manyaklık. İptila. Düşkünlük. Merak. Hastalık.
Naughtiness : Haylazlık. Afacanlık. Yaramazlık. Münasebetsizlik. Haşarılık.
Boisterousness : Gürültücülük.
Crotchets : Tuhaf. Deli. Merak. Saçma düşünce. Tuhaf düşünce. Acayip. Garip. Garip düşünce. Garip tutku.
Brouhahas : Karmaşa. Kargaşa. Yaygara. Keşmekeş.
Craziness : Zirzopluk. Çatlaklık. Kaçıklık. Manyaklık. Zıpırlık. Zırtapozluk.
Explosions : İnfilak. Parlama. Tepesi atma. Artış. Ateş alma. Patlama.
Frenzy synonyms : manic disorder, epidemic hysertia, clutter, lash into a fury, bugs, battiness, ebullition, drive mad, abundance, nympholepsy, maddens, wildness, exaltation, furor, befuddlement, drive somebody up the wall, befuddlements, rages, acting crazy, displeasures, dementia, extremism, fieriness, mass hysteria, distraction, brain sickness, deliria, rage, enrages, ebullitions, infuriate, enchants, dissipations.
Frenzy ingilizce tanımı, definition of Frenzy
Frenzy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Frantic. Mad. Madness. Rage. Violent and temporary derangement of the mental faculties. To drive to madness. To affect with frenzy. Any violent agitation of the mind approaching to distraction.

Bu kısımda Frenzy kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Frenzy ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Frenzy anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Frenzy ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.