Be up the pole türkçesi Be up the pole nedir

  • Zorda olmak.
  • Zor durumda olmak.
  • Sarhoş olmak.
  • Çakırkeyif olmak.

Be up the pole ingilizcede ne demek, Be up the pole nerede nasıl kullanılır?

Be : Bulunmak. Anlamına gelmek. -dır. Mal olmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Berylliumb (berilyum). -di. Kalmak. Olmak. -dir.

The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Pole : Polonyalı. Leh. Karşıt uç. Kutup. Gönder. Bir mıknatısın, mıknatıslığının toplandığı uçların her biri. bir elektriksel gözenin üşeklerinin, yani dışa erke veren uçlarımın her biri. Zıt karakterli kimse. Sırıkla atlamada kullanılan kamış, kauçuk, metal vb. yapılmış uzun esnek çubuk. Direk. Ucay.

Up the pole : Fıttırmış. Delirmiş. Sarhoş. Üzüntülü. Kafadan kontak. Kaçık. Deli. Izdıraplı. Aklen rahatsız. Aklını kaçırmış.

Be up : Yükselmek. Doğmuş olmak (güneş veya ay). Artmış olmak. Yataktan kalkmış olmak. Yükselmiş olmak (seviyesi veya derecesi). Ayakta olmak. Bilmek. Bitmiş olmak. İyi anlamak. Yatmamış olmak (uykuya).

Be up a gum tree : Başı belada olmak. Zor durumda olmak. Şapa oturmak. Zor bir durumda olmak.

 

Be up a creek : Hapı yemek. Ayvayı yemek.

Be up against : Mücadele etmek. Çatmak.

İngilizce Be up the pole Türkçe anlamı, Be up the pole eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be up the pole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be intoxicated : Mest olmak.

Be in a cleft stick : Çıkmazda olmak. İki arada bir derede kalmak.

Be in a bind : Parasız kalmak. Darda olmak. Başı belada olmak. Sıkıntıda olmak. Başı dertte olmak. Dara düşmek. Sıkışık durumda olmak.

Be at a desperate pass : Durumu vahim olmak.

Fuddle oneself : İçkiyi fazla kaçırmak.

Burn with a low blue flame : Fitil gibi sarhoş olmak. Ateş püskürmek. Barut kesilmek. Bulut gibi sarhoş olmak.

Be in a tight corner : Köşeye sıkışmak.

Have a load on : Küfelik olmak. Zil zurna sarhoş olmak.

Be up the pole synonyms : get loaded, be in a nice pickle, have one over the eight, be behind the eight ball, see double, be up a gum tree, be in a sorry pickle, have a jag on, be in a sad pickle, boose, be on the griddle, be hard pressed, be in the soup, be in trouble, be in a jam, be a bit on, get pissed, be drunk, hit the bottle, get drunk, get liquored up, be loaded, be in deep water, be three sheets to the wind, be in a pickle, be in a hole, be in queer street, blooze.