Up the pole türkçesi Up the pole nedir
- Kaçık.
- Delirmiş.
- Sarhoş.
- Fıttırmış.
- Aklını kaçırmış.
- Deli.
- Kafadan kontak.
- Üzüntülü.
- Aklen rahatsız.
- Izdıraplı.
Up the pole ingilizcede ne demek, Up the pole nerede nasıl kullanılır?
The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).
Pole : Sırıkla desteklemek. Gönder. Ucay. Ok. Karşıt uç. Bir tutum ölçeğinde tam yandaş ve tam karşıt tutumların ölçek konumu ya da bir tutum sürekliliğinin iki ucu. Direk. Beş metrelik uzunluk. Kıvıl ya da kıvılmıknatıs alan yaratan dingin, devinen yük dağılımı türlerinden her biri. bk. çiftucay, dörtucay. Bayrak direği.
Be up the pole : Sarhoş olmak. Çakırkeyif olmak. Zorda olmak. Zor durumda olmak.
Up the creek : Başı dertte veya belada. Kelek. Berbat. Boktan. Zor durumda.
Up the hill : Tepede.
Bark up the wrong tree : Yanlış kapıyı çalmak. Yanlış kişiyi suçlamak. Yanlış kapı çalmak. Yanlış taşın altına bakmak.
Up the spout : Boşa gitmiş. Bozuk para gibi harcanmış. Kaybolmuş. Perişan. Karnı burnunda. Mahvolmuş. Rehinde. Harap olmuş. Hamile. Heba olmuş.
Bring up the subject : Konuyu açmak. Açmak.
Bringing up the rear : Arkada olma. Sonda olma. Son noktada veya yerde olma.
Beef up the force : Gücü arttırmak. Kuvveti arttırmak.
İngilizce Up the pole Türkçe anlamı, Up the pole eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Up the pole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Off his rocker : Çılgın. Kafayı yemiş. Çatlak.
Blitzed : Körkütük sarhoş. Kafası güzel veya iyi. Zilzurna sarhoş. Hava saldırısıyla yıkmak.
Doleful : Mahzun. Kasvetli. Sıkıntılı. Keyifsiz. Efkarlı. Hüzünlü. Acılı. Kederli. Üzgün.
Screwball : Kafasız. Garip adam. Havaya kavis yapan top (baseball terimi). Acayip. Acayip tip. Garip kimse. Tuhaf tip. Üşütük. Kuş beyinli.
Battiest : Üşütük (argo terim). Popo. Üşütük. Çatlak. Kıç. Bir tahtası eksik.
Cracked : Üşütük. Çatlak. Pütür pütür. Kırık. Keçileri kaçırmış. Çatlamış. Çatlak (yeryüzü vb). Hasta.
Balmier : Hoş kokulu. Sıcacık ve hoş. Ilık. Yumuşak ve ılık (hava). Sakin. Şeker gibi. Rayihalı. Huzur veren. (hava) yumuşak.
Distressing : Acıklı. Üzüntü verici. Üzücü. Acı veren. Istırap verici. Tedirgin edici.
Bedlamite : Akıl hastası.
Besotted : Aptallaşmış. Sersemleşmiş. Sersem. Sarhoş olmuş. Abayı yakmış. Sersemlemiş. Kendini kaybetmiş. Abayı yakmış (argo terim). Aptal.
Up the pole synonyms : hard pressed, bombed, beery, barking, brain sick, pixilated, in the blues, bonkers, brainsick, blathered, dolefuller, as mad as a hatter, alky, downcasts, aficionado, maddened, a button short, balmy, bananas, boozer, battier, crackers, certifiable, batty, bacchic, anguished, downcast, bacchants, bats, distressful, distressed, darkest, daft.

Bu kısımda Up the pole kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Up the pole ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Up the pole anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Up the pole ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.