Homo nedir, Homo ne demek

Homo hakkında bilgiler

Homo, modern insanı ve yakın atalarını içeren hominid cinsine verilen ad. Bu tür üyelerinin tarihi günümüzden 2,5 milyon yıl öncesine kadar uzanır. Homo sapiens sapiens (modern insan) dışında bütün türleri yok olmuştur. Evrimcilerin saptırıcı açıklamalarına göre bu türler günümüz insanlardan farklıydılar. Halbuki bahsi geçen tüm homo türleri bugünkü insanlar tıpatıp benzerlikler göstermektedir. Bazı evrimci bilim adamları, sırf kafatası veya beyni büyük diye insan olarak bilinen bir canlıyı, farklı türde sayarak, kendi çarpık teorilerine dayanak teşkil etmeye çalışmışlardır. Modern insanın son akrabası olduğu iddia edilen, Homo neanderthalensis olarak da adlandırılan Neandertal insanının yaklaşık 30.000 yıl öncesine kadar yaşadığı bilinmektedir. Neandertal insanı da, aynı günümüz insanları gibiydi, belki biraz daha gelişkin ama günümüzde bile yer yer, uzun boylu, yapılı insanlara rastlayabiliyoruz. Hatta uzak doğu bölgelerinde çok kısa yapıda insanlar mevcuttur. Bu onların farklı bir tür olduğunu değil, insan türü içerisindeki çeşitliliğine işaret eder. Homo floresiensis türünün ise 12.000 yıl öncesine kadar var olduğu zannedilir.

Homo anlamı, tanımı

 

Homo ludens : Oynayan insan anlamına gelir. Bu terimin yorumcusu Hollandalı kültür tarihçisi Yoham Huizinga'dır. Huizinga, kültürün oynayan insanla, oyunla başladığını belirtir. "Oynayan insan" anlamında. Bu terimin yorumcusu Hollandalı kültür ve tarih bilgini Yoham Huinzinga'dır (1872-1945). Önemli yapıtı: "Vom Ursprung des Kultur im Spiel" (-Kültürün oyunda başlaması) 1938

Homo sapiens : 1778 yılında Linne'nin homo sapiens adını verdiği, bugün yeryüzünde yaşayan insan ırklarının hepsini içine alan tür. [Bakınız: insan].

Homoblasti : Bitkilerde, yaprak şekillerinin hayat dönemleri içerisinde değişmeden aynı yapıda olması durumu.

Homodont : Bütün dişleri birbirinin aynı yapılışta olan. Aynı biçimli dişlere sahip olma. Bütün dişleri birbirinin aynı yapılışta olan, karşıt heterodont.

Homogamet : Birleşen ve birbirine benziyen gametlerin herbiri; izogamet.

Homogametik : Benzer eşeyiik gözeleri meydana getiren; XX kromozomlu olan; eş eşey kromozomlarını kapsayan.

Homogametik eşey : Birbirinin aynı olan iki eşey kromozomuna sahip birey (XX ve ZZ). Homogametik eşeyin meydana getirdiği gametler, eşey kromozomu bakımından birbirinin aynıdır (X veya Z gibi). Homogametik seks.

Homogen : Benzer karakterlere sahip olan.

Homoglikan : [Bakınız: glikan]. Homopolisakkarit.

Homogonik yaşam döngüsü : Canlının tüm nesillerinin parazitik veya serbest yaşamlı olduğu yaşam döngüsü.

Homogonik yaşam siklusu : Tüm nesillerin paraziter veya serbest yaşamlı olduğu yaşam siklusu. Bu iki dönem arasında ya çok az veya hiç değişim olmaz.

Homogreft : Allogreft.

Homoiyosmotik : Bazı su hayvanlarının osmotik basınçlarının sabit olması, yani dış ortam ne olursa olsun hipertonik ya da hipotonik durumunu saklayabilmesi.

 

Homoiyozmotik : Bazı su hayvanlarının, dış ortam ne olursa olsun, hipertonik ya da hipotonik ozmotik basınçlarının sabit olması.

Homojen çöktürme : Bir çöktürücü belirtecin analiti içeren çözeltide kimyasal olarak oluşturulması; homojen çözeltiden çöktürme olarak da bilinir.

Homojen denklem : Homojen bir fonksiyonu sıfıra eşit kılmakla elde edilen denklem. İkinci yanı özdeş olarak sıfır olan cebirsel ya da diferansiyel denklem, homojen diferansiyel denklem.

Homojen ekojenite : Ultrasonografide doku veya organın benzer ekojenitede olması.

Homojen fonksiyon : [Bakınız: türdeş fonksiyon].

Homojen sistem : Fiziksel özellikleri her noktasında aynı olan, tek fazlı sistem.

Homojenat : Bir organ ya da dokunun özel olarak çok ince parçalara parçalanması sonucu elde edilen madde. Yapı bakımından bütünlük kazandırılmış madde. Bir organ veya dokunun özel olarak çok ince parçalara parçalanması sonucu elde edilen karışım.

Homojenizasyon : Bir organ ya da dokuyu çok ince parçalara parçalama tekniği. Yapı bakımından bütünlük kazandırma, tümüne aynı yapıyı verme. Homojenleştirme.

Homojenizatör : Homojenleştirici.

Homojenize : Birbirinden ayrı iki maddenin tekdüze getirilmiş biçimi.

Homojenize süt : Sütteki yağ globüllerinin vakumlu ortamda parçalanıp daha küçük ölçekli globüllere dönüştürülmesi sonucu elde edilen ve 7 oC’de 48 saatte gözle görünür krema oluşturmayan süt.

Homojenleşmek : Bağdaşıklaşmak.

Homojenleştirici : Yüksek basınç altında homojenleştirme işlemini yapan cihaz, homojenizatör.

Homojenleştirmek : Bağdaşıklaştırmak.

Homojentisik asit : Alkapton.

Homokodonik amino asit : Üç nükleotidi de aynı olan kodonlann temsil ettiği amino asitlerden herhangi biri; glisin (GGG), prolin (CCC), lizin (AAA) veya fenilalanin (UUU).

Homolaktik fermantasyon : Altı karbonlu glikoz molekülünün anaerob koşullarda iki adet üç karbonlu laktik aside yıkılması, laktik fermantasyon.

Homolog protein : Farklı türlerde benzer amino asit dizisi ve işlevlere sahip proteinler.

Homolog seri : Birbirini izleyen üyeleri arasında -CH2 veya katları kadar farklılık olan organik bileşikler serisi. Örnek olarak, alkanlar, alkenler, alkinler; metanol, etanol, propanol homolog seriler oluşturular.

Homologi : Kökendeşlik. Evrimsel gelişme sırasında aynı kökenden gelen, görevleri ve yapıları aynı ya da farklı olabilen organ ya da yapıları ifade etme. Homoloji.

Homoloji : [Bakınız: homologi].

Homoloterm : Sıcakkanlı.

Homomer : Kısımların eşit sayıda olması.

Homomerik liken : Alg ve mantar hücrelerinin tallus yapısında homojen dağılım gösterdiği tip likenler.

Homomorf : Aynı biçimli.

Homonom : Segmentleri birbirinin aynı yapılışta olan. Bölütleri birbirinin aynı yapılışta olan, karşıt heteronom.

Homonom metamerizm : Vücut bölümlerinin birbirine eş bölmelerden oluşması.

Homoök : Hayatı boyunca aynı konutta yaşayan organizma.

Homoplasti : Organizmalarda analog organların dış görünüşleri bakımından yapısal benzerlikte olması. Farklı organlar ya da organizmalar arasında, aynı atadan gelme yerine benzer yönlerdeki evrim sonucu oluşan şekil ve yapı benzerliği.

Homopolinükleotit : Aynı tip nükleotitten oluşmuş bir polinükleotit.

Homopolisakkarit : Nişasta, selüloz gibi aynı tip monosakkarit monomerlerinden oluşmuş, dallanmış veya tek zincir durumunda olan polisakkarit, homoglikan.

Homopolisakkaritler : Nişasta, selüloz, homoglikan gibi, aynı tip karbohidrat monomerlerinden oluşmuş, dallanmış ya da tek zincir hâlinde olan polisakkaritler.

Homoptera : [Bakınız: eş kanatlılar]. [Bakınız: eş-kanatlılar].

Homorizik kök : Gövdeden meydana gelen yan kökler.

Homoseksüelite : Eşcinsellik.

Homosentrik çevre etiği : En iyinin, en fazla insan için iyi olan olduğunu savunan görüş.

Homoserk : Kuyruk yüzgecinin her 2 lobunun tüm olarak ya da hemen hemen benzer olması, bk heteroserk, difisek.

Homoserk kuyruk yüzgeci : Genellikle bütün kemikli balıklarda (Teleostei) omurganın, ürostil kuyruğun üst lobu içerisinde uzadığı, lobların boylarının az çok birbirine eşit olduğu kuyruk yüzgeci. Genellikle bütün kemikli balıklarda (Teleostei) omurganın ürostil kuyruğun üst lobu içerisinde uzadığı, lobların boylarının az çok birbirine eşit olduğu kuyruk yüzgeci tipi, homoserkal kuyruk yüzgeci.

Homoserkal kuyruk yüzgeci : Homoserk kuyruk yüzgeci.

Homospor : Yosun ve eğreltilerde morfolojik olarak birbirinin aynı olmakla beraber eşey fonksiyonları negatif, pozitif şeklinde olan sporlar. İzospor. Yosun ve eğreltilerde morfolojik olarak birbirinin aynı olmakla birlikte, eşey fonksiyonları negatif, pozitif biçimde olan spor, izospor.

Homotallik : Aynı bitki üzerinde üremiş iki çeşit gametin durumu.

Homotermal : Sıcakkanlı.

Homotetojenik bölünme : Protozoonların silyumlarının uzantılarının mitotik olarak ortadan bölünmesi.

Homotipik sürü : Bir türün birbirine yakın büyüklükteki bireylerinin oluşturduğu topluluk.

Homotopi sınıfı : X topolojik uzayı içinde p noktasından q noktasına bir yol a olmak üzere, a 'ya homotopik olan yolların kümesi.

Homotopik tip : Biri birine homotopik denk olan tüm topolojik uzaylar kümesi.

Homotransplantasyon : Aynı türe ait canlılar arasında yapılan doku aktarımı.

Homotropik enzim : Yalnızca substratıyla etkileşen ve etkinliği substratın bağlanmasıyla değişen allosterik bir enzim.

Homovanilik asit : Katekolaminlerin metabolizması sonucunda açığa çıkan ve oksidatif enzimlerin tespitinde ayraç olarak kullanılan bir metabolit.

Homozigot : Kromozomlarında verilen bir alel çift veya seri bakımından aynı genleri taşıyan birey. Homozigotlar, belli bir özellik bakımından sadece tek tip gamet meydana getirirler ve bu nedenle saf ırktırlar. Belirli bir lokusta bir çift birbirinin aynı allele sahip olma durumu. Aynı genleri taşıyan gametlerin birleşmesiyle meydana gelmiş olan, karakterlerin sabit olduğu, bir organizma.

Yem homojenizasyonu : Karma yemde yem bileşenlerinin orantılı ve homojen olarak dağılımının sağlanması işlemi.

Homojen : Bağdaşık. Bütün terimleri aynı derecede olan (çok terimli).

Homojenleşme : Bağdaşıklaşma.

Homojenleştirme : Bağdaşıklaştırma.

Homojenlik : Bağdaşıklık.

Homolog : Bir başkasının tam olarak yerini tutan.

Homolog kromozom : Biri anadan diğeri babadan gelen ve aynı gen çiftine sahip kromozom.

Homonim : Sesteş.

Homoseksüel : Eş cinsel.

Homoseksüellik : Eş cinsellik.

Homoteti : Merkez olarak alınan bir noktaya göre birer noktasının geometrik yerleri karşılıklı olarak aynı olan iki nokta grubunun durumu.

Homotetik : Aralarında homoteti durumu bulunan.

Diğer dillerde Hominide anlamı nedir?

İngilizce'de Hominide ne demek ? : hominidae