Homogametic sex türkçesi Homogametic sex nedir

  • Eş gametli cinsiyet.
  • Tek gametli cinsiyet.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Homogametik eşey.
  • Birbirinin aynı olan iki eşey kromozomuna sahip birey (xx ve zz). homogametik eşeyin meydana getirdiği gametler, eşey kromozomu bakımından birbirinin aynıdır (x veya z gibi). homogametik seks.

Homogametic sex ingilizcede ne demek, Homogametic sex nerede nasıl kullanılır?

Sex : Cins. Biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Cinsiyet. Cinslik. Eşey. Sevişme. Bitki ya da hayvanlarda dişi ya da erkek olarak adlandırılmasını sağlayan görev, yapı ve karakter topluluğu. cins. Cinsel. Dişi ile erkeği birbirinden ayrımlı kılan fiziksel özellikler. Seks.

Anal sex : Anal seks. Ters ilişki.

Commercial sex : Cinsellik tecimi. Özellikle yığın iletişim araçları yoluyla, özel kazanç sağlamak için insanların cinsel içgüdülerinin kötüye kullanılması.

Desex : Cinsel öğelerini ortadan kaldırmak. Kısırlaştırmak. Cinsiyetini veya cinsel cazibesini yok etmek. Hadım etmek.

Essex : Maryland'te bir kasaba (abd). Güneydoğu ingiltere'de bir bölge. New york eyaletinde yerleşim yeri. İowa eyaletinde şehir. Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Missouri eyaletinde şehir. Vermont'ta bir kasaba (abd). Massachusetts'de bir kasaba (abd). İngiltere'de bölge. Connecticut eyaletinde şehir.

 

Extramarital sex : Evlilik dışı cinsel ilişki.

İngilizce Homogametic sex Türkçe anlamı, Homogametic sex eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Homogametic sex ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

 

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Yer domuzu.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Acacia : Arap zamkı. Salkım ağacı. Mimoza. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Homogametic sex synonyms : abambulacral area, a chromosome, a protein, abacus bodies, abiotic environment, a cells.