Hothouse türkçesi Hothouse nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Ser.
  • Sera.
  • Limonluk.
  • Çamlık.
  • Sıcak sera.
  • İklim ve diğer dış etkilerin olumsuzluklarının kaldırılması veya azaltılması için cam, naylon veya benzeri malzeme kullanılarak oluşturulan tarımsal üretim alanı.

Hothouse ingilizcede ne demek, Hothouse nerede nasıl kullanılır?

Hothouse production : Seralarda gerçekleştirilen tarımsal üretim. Sera üretimi.

Hothouses : Sıcak sera. Ser. Çamlık. Limonluk. Sera.

Hothead : Çabuk kızan kimse. Asabi kimse. Düşünmeden hareket eden kimse. Boku cinli. Sinirli tip. Aceleci. Deli fişek. Öfkeli kimse.

Hotheaded : Öfkeli. Fevri. Aceleci. Aşırı fevri. Çok heyecanlı. Hiddetli.

Hotheadedly : Öfkeli bir şekilde. Çok heyecanlı bir şekilde. Öfkeli bir biçimde. Aceleci bir biçimde. Aşırı fevri bir biçimde. Aceleci bir şekilde. Hiddetlice. Aşırı fevri bir şekilde.

Psychotherapists : Psikoterapistler.

Hotheads : Asabi kimse. Sinirli tip. Öfkeli kimse. Çabuk kızan kimse. Deli fişek. Boku cinli. Aceleci.

Psychotherapies : Psikoterapi. Psikolojik tedavi. Ruhsal tedavi. Psikomatik. Psiko-terapi.

Psychotherapeutic : Psikoterapik.

Psychotherapeutics : Psikoterapi.

İngilizce Hothouse Türkçe anlamı, Hothouse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hothouse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Smooth endoplasmic reticulum : Granülsüz endoplazmik retikulum. Düz endoplazmik retikulum. Der.

Pineries : Çam ormanı. Ananas bahçesi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Greenhouses : Seralar. Uçağın plastik siperle örtülü kısmı.

Forcing frame : Yastık. Camekanlı fidelik.

Stove : Fırın. Fırın (üstü ocak altı fırın olan mutfak aleti). Ocak. Etüv. Sobada ısıtmak. Tütsülemek. Soba. Bir odanın ısıtılmasında kullanılan, içinde gaz, sıvı ya da katı yakıt yanan aygıt.

Conservatories : Konservatuvar. Konservatuar.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Hothouse synonyms : indoor garden, piny, hothouses, cold frame, greenery, pinier, forcing bed, glass house, glasshouses, lemon squeezer, greenhouse, greeneries, abolition of forced labour convention, orangeries, piney, conservatory, pinery, forcing house, piniest, abnormal budget expenditures, garden frame, a shift in individual demand, a change in supply, a shift in supply, a pass through certificate, orangery, a group shares, abnormal budget, a change in individual demand, ability rent, a change in demand, nursery, glasshouse.

Hothouse ingilizce tanımı, definition of Hothouse

Hothouse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A house kept warm to shelter tender plants and shrubs from the cold air. A place in which the plants of warmer climates may be reared, and fruits ripened.