Hoveler türkçesi Hoveler nedir

  • Kazazedeleri kurtaran tekne.
  • Kazazedeleri kurtaran sandalcı.

Hoveler ingilizcede ne demek, Hoveler nerede nasıl kullanılır?

Shoveler : Kürekleyen. Kürekle atan. Kürekle atan kimse. Kuşlar (aves) sınıfının, kazlar (anseriformes) takımının, ördekgiller (anatidae) familyasından, 48 cm kadar uzunlukta, siyah, beyaz ve kahverengi karışık tüylü, gagası siyah, ayakları kırmızı, türkiye'de kışlayan, avrupa, asya ve kuzey amerika'da sazlık, göl ve bataklıklarda yaşayan, deniz kıyıları ve adalarda da görülebilen göçmen bir tür. Kaşık gaga ördeği. Kaşıkçın. Uzun geniş gagası olan ve kuzey yarıkürede yaşayan tatlısu ördeği. Kaşıkgaga. Kürekçi.

Shovelers : Kürekle atan. Kaşıkgaga. Kürekle atan kimse. Kürekle kazan veya birşeyleri kürekle atan kimse. Kaşıkçın. Genişgagalı ördek. Tatlı suda yaşayan bir tür ördek. Kürekleyen. Uzun geniş gagası olan ve kuzey yarıkürede yaşayan tatlısu ördeği. Kürekçi.

Shoveled : Kürekle atılmış. Kürekle atmak. Kürenmiş. Kürekle boşaltmak. Kürümek.

Hovel : Ağıl. Baraka (tahta). Harap ev. Derme çatma ev. Virane. Mezbele. Salaş. Ahır gibi ev. Küçük kulübe. Kulübe.

Hoveling : Ağıl. Harap ev. Baraka (tahta). Ahır gibi ev. Derme çatma ev. Mezbele. Küçük kulübe. Virane. Açık ağıl. Salaş.

 

Shovel : Küreklemek. Kürekle boşaltmak. Faraş. Kürekle atmak. Kürümek. Bir kürek dolusu miktar. Kürekle temizlemek. Küremek. Kürek.

Shovel up : Küremek.

Shovel in : Büyük para kazanmak. Yolunu bulmak. Parayı bulmak. Avanta kazanmak.

Shovel loader : Kürekli yükleyici. Kürekti yükleyici.

Pail and shovel : Kova ve kürek.

İngilizce Hoveler Türkçe anlamı, Hoveler eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hoveler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Still : Yatıştırmak. Sakinleşmek. Durgun. Yine de. Yatışmak. Dindirmek (fırtına vb'ni). Susturmak. Hareketsiz. Hala. Durdurmak.

Withal : De (dahi anlamında). Da. De. İle. Mamafih. Üstelik. Bununla beraber. Ayrıca.

Even so : Öyle olmasına rağmen. Öyle olmasına karşın. Olsa bile. Böyle olsa bile. Bütün bunlara rağmen. Yine de. Öyle olsa bile. Buna rağmen. Öyle olsa da. Gene.

All the same : Gelgelelim. Buna karşın. Farketmez. Yine de. Hepsi aynı. Fark yok. Ne olursa olsun. Hepsi bir. Bununla birlikte.

Notwithstanding : Bununla beraber. Yine de. Gerçi. Buna rağmen. -e rağmen. Olduğu halde. Bütün bunlara rağmen. -e karşın. Karşın. Rağmen.

Nevertheless : Hal böyleyken. Olmasına rağmen. Gene. Bütün bunlara rağmen. Mamafih. Ama yine de. Bununla birlikte. Yine de. Bununla beraber. Buna rağmen.

Yet : Henüz. Aynı zamanda. Yine. Şu ana kadar. Hoş. Şu tapta. Gerçi. Sonunda. Fakat. Şu anda.

Nonetheless : Bununla beraber. Bkz.nevertheless. Her şeye rağmen. Bununla birlikte. Yine de. Her şeye karşın.

Hoveler zıt anlamlı kelimeler, Hoveler kelime anlamı

Whisper : Fıs fıs konuşmak. Fısfıs. Fısıltı ile konuşmak. Fısıltı. Kulağına söylemek. Dedikodu yapmak. İma. Fısıldaşmak. Hışırdamak. Fısıldamak.

 

Fall : Karanlık bastırmak. Hastalanmak. Yıkılma. Oturmak (laf). Yaralanmak. Çöküş. Başlamak. Düşmek. Dalmak. Ucuzlamak.

Hoveler ingilizce tanımı, definition of Hoveler

Hoveler kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who assists in saving life and property from a wreck. A coast boatman.