How to play türkçesi How to play nedir

  • Nasıl oynanır.

How to play ile ilgili cümleler

English: Ali asked Mary if she knew how to play that song on the flute.
Turkish: Ali Mary'ye o şarkının flütle nasıl çalındığını bilip bilmediğini sordu.

English: Ali asked me if I knew how to play the clarinet.
Turkish: Ali bana klarnet çalmayı bilip bilmediğimi sordu.

English: Ali doesn't know how to play golf.
Turkish: Ali nasıl golf oynayacağını bilmiyor.

English: Ali doesn't know how to play the bass guitar.
Turkish: Ali nasıl bas gitar çalacağını bilmiyor.

English: Ali doesn't know how to play poker.
Turkish: Ali nasıl poker oynayacağını bilmiyor.

How to play ingilizcede ne demek, How to play nerede nasıl kullanılır?

How : Hangi yolla. Ne alemde. Yapma tarzı. Nereden. Ne durumda. Nasıl da. Ne. Nice. Ne denli. Yapma yöntemi.

To : -e kadar. E. -mek -mak (mastar). Karşı. Ya. E doğru. Kala. İle. İla. Oranla.

Play : Rol almak. Oynama üzere yazılmış tiyatro yapıtı. Sözsüz ve müzikli ya da müziksiz (raks, pandomim ve benzeri), sözlü ve müzikli (tiyatro, opera, operet ve benzeri) olup sahnelerde oynanabilen ürünler. Oynamak. Canlandırmak (tiyatro terimi). Numarası yapmak. Çalmak. Piyes. Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek. Uzak bir amacı ya da ileriye dönük bir memnunluk duygusu ile ilişkisi olmayan, amacı özünde bulunan zevk verici herhangi bir etkinlik.

 

How to use help : Yardım kullanımı. Yardım'ı kullanma.

Know how to : Bilmek. Usulünü bilmek.

Know how to behave : Görgülü olmak. Oturup kalkmasını bilmek. Nasıl davranması gerektiğini bilmek.

Would you tell me how to get to this hotel : .

Knows how to take criticism : Eleştiri almayı bilir. Eleştiri kabul edebilir. Başkalarının onun hakkında yaptıkları “değerlendirmelerden” ders alabilir.