Know how to türkçesi Know how to nedir

Know how to ile ilgili cümleler

English: Ali didn't even know how to write his own name.
Turkish: Ali kendi adını nasıl yazacağını bile bilmiyordu.

English: Ali admitted that he didn't know how to do it.
Turkish: Ali onu nasıl yapacağını bilmediğini itiraf etti.

English: "You don't know how to smoke?" "Of course I know how to smoke!"
Turkish: "Sen sigara içmeyi bilmiyor musun?" "Elbette sigara içmeyi biliyorum!"

English: Ali and Mary both don't know how to drive.
Turkish: Ali ve Mary'nin ikisi de araba kullanmayı bilmez.

English: Ali didn't know how to accept Mary's love and affection.
Turkish: Ali Mary'nin aşkını ve sevgisini nasıl kabul edeceğini bilmiyordu.

Know how to ingilizcede ne demek, Know how to nerede nasıl kullanılır?

Know : Görmek. Yaşamak. Ezberlemek. İlişkisi olmak. Farketmek. Geçirmek. Haberdar olmak. Çekmek. Başından geçmek. Seçmek.

How : Ne denli. Yapma yöntemi. Hangi yolla. Yapma tarzı. Nice. Ne. Nasıl da. Ne kadar. Ne alemde. Ne durumda.

To : Göre. Kala. Karşı. Oranla. İle. Arasında. Kadar. Ye. -mek -mak (mastar). Ya.

Know how to behave : Oturup kalkmasını bilmek. Nasıl davranması gerektiğini bilmek. Görgülü olmak.

Know how : Bir alanda sahip olunan uzmanlık. Know-how. Uzmanlık. Teknik uzmanlık. Bir firmanın üretim teknolojisi veya işletme yönetimiyle ilgili olarak edindiği bilgi ve beceriler bütünü. Yöntem bilgisi. Yolunu bilmek. Teknik bilgi. Bulgu belgesine bağlanamayan teknik bilgiler.

 

Would you tell me how to get to this hotel : .

How to play : Nasıl oynanır.

Unpatented technological know how : Nitelikleri yüzünden belge alınmaya elverişli olmayan ustalıklar. Bulgu belgesiz teknik bilgiler.

How to use help : Yardım kullanımı. Yardım'ı kullanma.

Knows how to take criticism : Eleştiri almayı bilir. Başkalarının onun hakkında yaptıkları “değerlendirmelerden” ders alabilir. Eleştiri kabul edebilir.

İngilizce Know how to Türkçe anlamı, Know how to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Know how to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be up : Yataktan kalkmış olmak. Yatmamış olmak (uykuya). Ayakta olmak. İyi anlamak. Yükselmiş olmak (seviyesi veya derecesi). Yükselmek. Doğmuş olmak (güneş veya ay). Bitmiş olmak. Artmış olmak.

Knowhow : Belli bir alanda ustalık veya yetenek. Bir şeyi nasıl yapılacağını hakkında bilgi sahibi olma. Uzmanlık. Bir alanda sahip olunan uzmanlık.

Be conscious of : Bilincinde olmak. Farkında olmak.

Be wise to : Haberi olmak. Mantıklı olmak.

Acquaints : Bilgi vermek. Tanışmak. Bildirmek. Tanıtmak. Vakıf olmak. Haber vermek. Haberdar etmek.

Know the ropes : İşi bilmek. Yolunu yordamını bilmek. Yol yordam bilmek. Kuralları bilmek. Bir işin yolunu yordamını bilmek. Çaresini bilmek.

Be acquainted : Aşina olmak. Haberi olmak. Tanışmak.

Know how : Yöntem bilgisi. Bir firmanın üretim teknolojisi veya işletme yönetimiyle ilgili olarak edindiği bilgi ve beceriler bütünü. Yolunu bilmek. Teknik bilgi. Bulgu belgesine bağlanamayan teknik bilgiler. Beceri. Bilgi. Know-how.

Be aware : Farkında olmak. Haberi olmak.

Cognise : Kavramak. Tanımak.

Know how to synonyms : cognize, be up to, cognising, acquaint, be cognizant of, be onto, cognises, cognised, be in on.