Huller türkçesi Huller nedir

  • Kabuğunu soyan kimse veya şey.
  • Kabuk soyma makinesi.
  • Kabuğunu çekirdeğinden soyan alet.

Huller ingilizcede ne demek, Huller nerede nasıl kullanılır?

Hullers : Kabuğunu çekirdeğinden soyan alet. Kabuğunu soyan kimse veya şey. Kabuk soyma makinesi.

Hulled : Kabuğundan edilmiş. Kabuğu soyulmuş. Kabuksuz.

Dehulled barley by product : Soyulmuş (çıplak) arpa elde etme işlemi sırasında meydana gelen yan ürünler. Soyulmuş arpa yan ürünleri.

Dehulled matter : Sert kabuklu meyvelerin, tanelerin ve/veya tohumların, kabuk, kavuz ve kapçık gibi dış kısımlarından ayrılmış durumları. Kabuğu soyulmuş madde.

Dehulled soy exraction cake : Kabuğu soyulmuş soyanın yağının çoğu çözücü özütleme işlemiyle alınmasından sonra kalan pulcukların öğütülmesiyle elde edilen % 3'den fazla ham selüloz içermemesi gereken ürün. Soyulmuş soya ekstraksiyon küspesi.

Hull policy : Kasko poliçesi.

Hull : Gövde. Kabuk. Geminin teknesini vurmak. Türlü işlerde kullanılan ağaçtan uzun ve geniş kap. Kabuk (ceviz veya fıstık veya bezelye vb). Çerez kabuğu. Kabuğunu ayıklamak (içini çıkarmak için ceviz veya fıstık veya bezelye vb'nin). Kabuğunu çıkarmak. Kabuğunu ya da çanağını çıkarmak. Gemi omurgası.

Hullo : Merhaba. Yahu. Vay be. Maşallah. Alo. Bkz.hello.

 

Peanut hull : Yer fıstığı zarı. Yer fıstığı işlemesinde elde edilen, kırık iç fıstık içerebilen, iç yer fıstığının dışını örten zardan oluşan bir ürün.

Convex hull : Dışbükey zarf. Dışbükey örtü.

İngilizce Huller Türkçe anlamı, Huller eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Huller ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Candle holder : Mumluk. Şamdan.

Cartridge : Pikap. Film kutusu (fotoğrafçılık terim). Zarf. Kutucuk. Hartuç. Kartuş. Fişek. Kovan. Kutu.

Peg : Belirlemek. Dondurmak (ücret veya fiyat). Mandallamak. Kanca. Ağaç çiviyle çivilemek. Saptamak. Ağaç çivi ile çakmak. Kazık çakarak sabitlemek. Sabit tutmak (fiyat veya ücret vb'ni). Çivilemek.

Pin : Yüklemek (suç). Sıkıştırmak. Mandal. Topluiğne ile tutturmak. Saplama. İliştirmek. Kıpırdayamaz hale sokmak. Dip gömleği üzerinde bulunan ve duyun (lamba taşıyıcının) ve özellikle süngü duyların içindeki kertiğe giren ufak metal çıkıntı. bk. süngü dip. Toplu iğne. Kapmak.

Dumdum : Dumdum kurşunu.

Keyboard : Org. Tuş. Bir yazı makinesinin, uzakyazıcının, gösterici ucun ya da delgi makinesi gibi bir veri giriş donanımının; işletmen ya da kullanıcının parmaklarıyla dokunaklara basarak verileri damga damga belirtebileceği biçimde düzenlenmiş yeterli sayıda anahtardan oluşan kesimi. Klavye. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Tuş takımı. Bilgisayara veri girmek. Klavye ile bilgisayara aktarmak. Tuşlar dizisi.

Tholepin : Kürek ıskarmozu.

Cigarette holder : Ağızlık. Emzik. Sigara ağızlığı.

Rowlock : Iskarmoz. Kılıcına tuğla. Yarımay. İskarmoz. Yüzeyine yatırılmış tuğla. Kürek ıskarmozu. Kürek lumbarı.

 

Huller synonyms : rubber bullet, rifle ball, holding device, full metal jacket, paring machine, hullers, slug, debarking machine, oarlock, thole, dumdum bullet, zarf, candlestick, missile, projectile.

Huller zıt anlamlı kelimeler, Huller kelime anlamı

Good natured : Yumuşak. İyi huylu. Babacan. Yardımsever. Hoşgörülü.

Interested : Meraklı. Çıkar gözeten. İlgili.

Huller ingilizce tanımı, definition of Huller

Huller kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Especially, an agricultural machine for removing the hulls from grain. One who, or that which, hulls. A hulling machine.