Humidities türkçesi Humidities nedir

Humidities ingilizcede ne demek, Humidities nerede nasıl kullanılır?

Humidity : Nem oranı. Havadaki nem. Rutubetlilik. Hava ya da başka bir ortam içinde su buğusu bulunma hali. Filmlerin korunmasında önemli bir etken olan havadaki su buğusu niceliğinin ölçüsü. Rutubet. Uzay, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Nem. Nemlilik. Havadaki su buharının niceliği.

Humidity of air : Hava yaşlığı.

Absolute humidity : Birim oylum ya da ağırlıktaki su buharı-hava karışımında bulunan su buharının ağırlığı. Bir metre küp hava içinde bulunan su buğusu niceliği. Salt nem. Coğrafya, fizik, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Havanın abzorbe edebileceği maksimum su buharı miktarı. Sait nem. Mutlak rutubet. Saltnem. Saltnemlilik. Herhangi bir sıcaklık derecesinde havanın bir m3’ünde bulunan su buharı miktarı.

Air humidity : Tenek nemi.

Ambient air humidity : Ortam havası nemi. Çevre havası nemi.

Humidifier drugs : Nemlendirici ilaçlar. Yumuşatıcı laksatifler grubundan anyonik deterjan niteliğinde olan ilaçlar.

Humidified : Nemlendirmek. Nemlendirilmiş. Nemlendirilen.

Humidifiers : Rutubetlendirici. Nem aygıtı. Nemlendirici.

Constant degree of humidity : Sabit nemlilik derecesi.

 

Relative humidity : Relatif nemlilik. Belirli bir sıcaklıktaki su buharı miktarının, yine aynı sıcaklıktaki 1 m3 havayı doyuracak su buharı miktarına oranı, rölatif rutubet, nispi nem. Nispi rutubet. Relatif nem. Rölatif rutubet. Belli sıcaklık ve oylumdaki su buharı kütlesinin, aynı sıcaklık ve oylumdaki doygun su buharı kütlesine oranı. havayuvarda, belli bir sıcaklıktaki su buharı basıncının, aynı sıcaklıktaki doygun su buharı basıncına oranı. Nispi nem. Belirli bir sıcaklıkta havada bulunabilen en çok su niceliğinin oranı. (bir film, çok nemli yerlerde bulunduğu vakit duyarkatında, tabanında ayrışma ortaya çıktığı gibi, nemsiz (kuru) havada da büzülmeye uğrar. film koruması için en uygun bağılnem % 46-60 arasıdır). Belli sıcaklık ve hacimdeki su buharı kütlesinin, aynı sıcaklık ve hacimdeki doygun su buharı kütlesine oranı, nispi nem. Bağıl nem.

İngilizce Humidities Türkçe anlamı, Humidities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Humidities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mugginess : Sıcaklık. Sıcak ve boğucu olma. Sıcak ve rutubetlilik. Bunaltı.

Dewed : Şebnem. Gençlik. Tazelik. Damlacık. Islatmak. Çiy. Jale. Çiylenme.

Musicology : Karşılaştırma ve tarihsel yöntemler yardımıyla müzikle ilgili sorunları çözmeye çalışan bilim dalı. bk. halk müziği. Müzik konularını, fizik, ruhbilimi, insanbilim, budunbilim gibi bilimlere özgü bulgu ve tekniklerden yararlanarak bilimsel yöntemlerle inceleyen bilim. Müzikoloji. Müzikbilim.

Beaux arts : Güzel sanatlar. Güzel sanatlar (resim, heykeltıraşlık vs).

 

Occidentalism : Oksidentalizm. Batıcılık.

Hygro : Higro. Nemli.

Dews : Yoğun rutubet damlacıkları. Damlacık. Islatmak. Çiy. Şebnem. Çiylenme. Gençlik. Tazelik. Çiy damlaları.

Subject : Bir oyunun en kestirme biçimde anlatılabilecek baş olgusu. Üzerinde, deney, araştırma, ölçme, sayısal işlem ve değerlendirme yapılan kimse ya da şey. Asal düşünce. Subjekt. Uyruk. Bir bilginin konusunu bilen ya da bir yargıda yüklemde bulunan öğe. Bir konunun, bir düşünceyi belirtmek için işlenmesiyle ortaya çıkan düşünce. bir oyunda asal düşünce yanısıra, o düşünceyi destekleyici, renklendirici ya da anlamlandırıcı yan düşünceler yer alır. Bir deneylemede deneysel değişkenin etkileri altında bırakılarak değişmeleri gözlenen ya da deneye vurulan edilgen birey ya da canlı. bk. katılmacı denek. Çektirmek. Yüklemin gösterdiği kılış ile doğrudan ilgili olan kişi ya da şeye verilen ad; bir oluş ve kılışın gerçekleşmesini sağlayan kimse veya şey: eskiler, baharı ya tabiatta yahud tecrid halinde, tek manzarasında severlerdi (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 114). oda karşıma düşen duvardaki hücreye konmuş büyükçe bir gaz lambasıyla aydınlanıyordu a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları, s. 90). bu tahammül edilemez bir ömürdü… (r. h. karay, memleket hikayeleri, s. 34). agah bey, içti; biraz buruk, lakin baygın kokulu, tuhaf lezzetli, hoş bir içkiydi (r. h. karay, göst. e., s. 35). ben anadolu'ya gitmezden önce manevi kuvvet denilen şeyin millet mücadelelerinde büyük bir rol oynadığına ve bunun ruhtan gelen bir yüreklilikle oluştuğuna inandım (y. k. karaosmanoğlu, ergenekon, s. 114). odada, galiba, teyzesi yatıyor. (p. safa, şimşek, s. 210). hakikatte bütün istanbul garip bir sinirlilik içinde idi (a. h. tanpınar, sahnenin dışındakiler, s. 276). o, zamanın sahibi idi (a. h. tanpınar, saatleri ayarlama enstitüsü, s. 37). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, yalnızlar, s. 216). melek, hastanın başucuna götürüldüğü zaman, bu burnu uzamış, gözleri çukura kaçmış adamla alakasını anlayamamıştı (s. f. abasıyanık, bütün eserleri 3: medarı maişet motoru, s. 170). yol ayrımına, yolu olan gelir! (k. tahir, yol ayrımı, s. 310). insan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar (y.kemal bayatlı, kendi gök kubbemiz, s. 91) vb.

Linguistics : İnsanın konuşma yetisi ile yeryüzündeki dilleri ses, biçim, anlam ve sözdizimi bakımından genel ya da karşılaştırmalı olarak inceleyen bilim. Dilbilimi. Lengüistik. Dilbilim. Dil bilimi. Dil bilim.

Humidities synonyms : performing arts, humanistic discipline, subject field, oriental studies, stemmatology, romantic movement, stemmatics, classicalism, literary study, humidness, trivium, humidifies, quadrivium, liberal arts, moisture, library science, subject area, field of study, orientalism, damps, clamminess, field, chronology, humidify, dewiness, rawness, bailiwick, discipline, dewing, dampness, arts, moistness, romanticism.

Humidities zıt anlamlı kelimeler, Humidities kelime anlamı

Romanticism : Coşumculuk. Romantik ortam. Duygusallık. Çoşumculuk. Romantizm.

Classicism : Klasikçilik. Klasik biçime uyma. Klasisizim. Klasik öğrenim. Klasizm. Klasisizm. Klasik öğrenimi savunma.