Dews türkçesi Dews nedir
- Nem.
- Jale.
- Yoğun rutubet damlacıkları.
- Tazelik.
- Islatmak.
- Gençlik.
- Çiy.
- Çiy damlaları.
- Çiylenme.
- Şebnem.
- Damlacık.
Dews ingilizcede ne demek, Dews nerede nasıl kullanılır?
Bedews : Nemlendirmek. Çiy ile nemlendirmek. Çiy taneleriyle ıslatmak.
Honeydews : Balsıra. Şamama. Yaprak özsuyu. Böceklerin şekerli atıkları. Basura. Tatlı ve sulu kavun. Tatlı tütün. Tatlı özsu.
Mildews : Küflendirmek. Pas. Küf. Küflenmek. Mildiyu.
Powdery mildews : Külleme. Külleme mantarları. Çok geniş bir bitki topluluğu üstünde küileme etkeni olarak gelişen asklımantarlar familyası.
Sundews : Böcek yiyen. Güneş gülü.
Dew fall : Akşam.
Dew line : Uzaktan erken uyarı hattı.
Dew point : Çiy sıcaklığı. Havadaki nemin cisimler üzerinde yoğuşması için uygun sıcaklık derecesi. Çiy oluşma derecesi. Yoğunlaşma noktası. Yoğuşma noktası. Yoğunlaşma çekidi. Havadaki su buharı basıncının, doygun buhar basıncına eşit olduğu noktadaki havayuvar sıcaklığı. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Çiylenme noktası. Çiy noktası.
Dew claw : Köpeğin arka tırnağı.
Dew point analyser : Çiy sıcaklığı çözümleci. Çiy noktası analizörü.
İngilizce Dews Türkçe anlamı, Dews eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dews ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Douse : Suya sokmak. Batırmak. Söndürmek. Daldırmak. Suya daldırmak. Lumbarı kapamak. Üzerine su serpmek. Sulamak. Dulamak.
Verdure : Otlar. Yeşillik. Çayır. Bahar.
Dowse : Suya sokmak. Çatal çubuk ile su mineral kaynağı araştırmak. Yelkeni indirmek. Çubukla maden aramak. Çubukla yeraltı suyu aramak. Su serpmek. Mayna etmek. Bkz.douse. Sulamak. Çubukla su aramak.
Dew drops : Çiy damlacığı.
Damped : Sönümlü. Hararetini azaltmak. Köreltmek. Gücünü azaltmak. Nemlendirmek. Söndürmek. Sindirmek.
Latest : Son çıkan. En geç. En yeni. En son. Son. Yeni.
Agelessness : Zaman ötesi olma. Yaşlanmamazlık. Eskimezlik. Ölümsüzlük. Eskimemezlik. Asla yaşlanmamazlık.
Dampens : Söndürmek. Azaltmak (titreşimi). Kaçırmak. Tadını kaçırmak. Nemlendirmek. Islanmak. Kırmak. Gölge düşürmek. Köreltmek.
Juvenilities : Çocukluk. Çocukça davranış. Çocuklar. Gençler.
Bedraggling : Islatmak (etek). Çamurlamak.
Dews synonyms : soft news, good word, business news, hard news, verdancies, sweetness, juvenility, dag, douses, absorbent, bedraggle, gutta, may, information, humidity, dew, greenness, newness, verdures, report, adolescence, write up, droplet, hygro, info, word, drib, crispiness, maying, reportage, humid, youth, juvenile.
Dews zıt anlamlı kelimeler, Dews kelime anlamı
Dry : Kakırdamak. Susamış. Susuz. Kuru. Yavan. Sütten kesilmek. Kavurmak. Sütü kesilmek. Çorak. Kurak, tuzlu, tarıma elverişsiz topraklarla ilgili nitelik.
Dews antonyms : uninterestingness.

Bu kısımda Dews kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dews ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dews anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dews ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.