Hydrone türkçesi Hydrone nedir

Hydrone ingilizcede ne demek, Hydrone nerede nasıl kullanılır?

Hydronephrosis : Böbrek pelvisinin ve kalikslerin idrar birikmesi nedeniyle genişlemesiyle böbreğin ilerleyici atrofisi, kistik genişlemesi ve tıkanmayla belirgin patolojik değişim. idrar yollarındaki tıkanmaya rağmen, glomerüler filtrasyonun sürekli olarak devam etmesinden kaynaklanır. Hidronefroz. Hidronefrozis. Böbrekte idrar toplayıcı sistemde genişleme.

Capsular hydronephrosis : Perinefrik yalancı kist. Kapsüler hidronefrozis.

Quinhydrone : Kinhidron. Kuinhidron.

Hydronium : Hidronyum. H3o+; tüm asitlerde bulunduğu varsayılan, suyla birleşmiş hidrojen yükünü. (oksonyum ve hidroksonyum adı ile de bilinir.).

Hydronium ion : Bir molekül su almış hidrojen iyonu (h3o). Bir su molekülünün diğer bir su molekülünden bir proton alması sonucu oluşan iyon, h3o+. Hidronyum iyonu.

Hydro extract : Santrifüjlemek. Suyunu almak.

Hydroaromatic : Hidroaromatik.

Hydroblasting : Su fışkırtma.

Hydroacoustic : Hidroakustik.

Hydroamnios : Amniyon hidropsu. Hidroamniyoz.

İngilizce Hydrone Türkçe anlamı, Hydrone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hydrone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chemical element : Kimyasal öge. Bütün özdeciklerin, kimyasal bileşiklerin yapıtaşı olan değişik öğecik türlerinden biri; tek bir öğecik türünden oluşan özdek. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kimyasal bileşiklerin esas yapı taşları. Kimyasal element. Kimyasal öğe.

 

Binary compound : İkili bileşik. İkili bileşikler.

H : Renksiz kokusuz gaz (bilinen elementlerin en hafifi). Henrinin simgesi. Eroin. Hidrojenin simgesi. İngiliz alfabesinin sekizinci harfi honor.

Element : Rükün. Bir dalgalığı oluşturan parçalardan her biri. Bir bileşiği oluşturan daha yalın kesimlerden her birine yerilen genel ad. Birincil parçalardan herhangi biri veya bir şeyin ögeleri. aynı cins atomlardan yapılmış ve daha basit maddelere parçalanamayan basit bir madde. Bir halkbilim olay ya da ürününün en küçük birimi, bk. örge, anakonu, örge tümgesi, örnek. Cevher. Küçük bir miktar. Esas. Bir parça. Eleman.

Water : Suluboya. Ağız sulanmak. Yaşarmak. Kedi köpek vb'ne su vermek. H2o; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Sulanmak. Su vermek. Hafifletmek. Sulamak.

Tritium : Trityum. Atom ağırlığı üç olan hidrojen izotopu (kimya). Atom numarası 1, atom ağırlığı 3,0171 olan hidrojen izotopu (t).

Sodium hydride : Sodyum hidrat. Sodyum hidrür.

Calcium hydride : Kalsiyum hidrür. Kalsiyum hidrid.

Gas : Bir özdeğin moleküllerinin özgürce ötelenme devinimi yapabildikleri, sınır yüzeyi olmayan evre. Hava civa. Özdecikleri ya da öğecikleri erkince devinebilen ve bulunduğu oylumu tam olarak dolduran özdek halleri. Grizu. Matrak şey. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Laklak etmek. Gazla zehirlemek. Gazlamak. Benzin.

 

Hydrone synonyms : hydrolith, hydrazoic acid, hn, hydrogen azide, azoimide, h2o, atomic number 1.

Hydrone zıt anlamlı kelimeler, Hydrone kelime anlamı

Anhydrous : Örüt yapısındaki tüm suyunu yitirmiş özdek. Susuz. Anhidröz. Anhidrit. Anhidrik. Suyu uzaklaştırılmış.

Stay : ...olarak kalmak. Sürdürüp tamamlamak. İkamet etmek. Bastırmak. Kalma süresi. Oyalanmak. Geciktirmek. Bırakmamak. Bastırmak (açlığı). Ertelemek.