Hyoid bone türkçesi Hyoid bone nedir

  • Dil kemiği.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Şakak kemiğine asılmış olan yay biçiminde bir kemik. hiyoit kemiği.
  • Hiyoit kemiği.

Hyoid bone ingilizcede ne demek, Hyoid bone nerede nasıl kullanılır?

Hyoid : Dil kemiği. Hiyoid. Hiyoid kemiği.

Bone : Kemik fosfatı. Üstühan. Kılçığını ayırmak. Kemiklerini ayırmak. İskeleti oluşturan, içinde kollagen teller ve kalsiyum tuzları bulunan, süngerimsi kemik ve sert kemik olmak üzere iki tipi olan, kasların bağlanmasıyla hareketi sağlayan, uzun, kısa ya da değişik boylarda olabilen, sertleşmiş bir özelleşmiş bağ dokusu tipi. Sünük. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kılçık. Tartışma konusu. Kemikler.

Hyoid arc : Dil yayı. Hiyoit yayı. Balıklarda solungaç yaylarının en önde olanı. hiyoit yayı.

Hyoid arch : Dil yayı. Balıklarda solungaç yaylarının en önde olanı, hiyoit yayı. Hiyoit kemer. Balıklarda solungaç kemerleriyle çeneler arasında yer alan kemer.

Hyoideus : Hiyoideus. Dil kemiği gibi. "u" harfi gibi olan.

Aitchbone : Sığır budu.

İngilizce Hyoid bone Türkçe anlamı, Hyoid bone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hyoid bone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

 

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Hyoid : Hiyoid. Hiyoid kemiği.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Acacia : Akasya sakızı. Akasya. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Arap zamkı.

 

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Borudişli. Yer domuzu.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Hyoid bone synonyms : abiotic environment, a protein, abambulacral area, abramis zone, abo blood groups system, a cells, abductor muscle.